Barselona’dan Tokyo’ya - womenist.net 

Barselona’dan Tokyo’ya

Ben 2 senedir Barselona’da yaşıyorum. Burada benim çok sevdiğim bir film direktörü var: Isabel Coixet. Şu anda yönetmenliğini yaptığı 7 filmde insan ilişkilerindeki problemleri anlatmaya çalıştı; özellikle de iletişim ve söylenen ya da söylenmeyen sözcüklerin ağırlığını… Filmlerinden biri olan ‘kelimelerin gizemli dünyası’ suskunluğun ardındaki problemleri konu ediyor. Onun filmlerini sadece konularından dolayı değil görsel kuvvetliliğinden dolayı da çok seviyorum. Aslında kariyerine reklam filmleri yöneterek başladı, bu yol onu daha sonra uzun metrajlı filmlere götürdü. Bana Coixet’in filmlerini seyretmek hep keyif veriyor.

None Şu anda Barselona’da gösterimdeki filmi, ‘Tokyo Seslerinin Haritası’; Rinko Kikuchi tarafından yorumlanan Ryu isminde bir seri katil ile İspanyol Sergi López’in canlandırdığı David isimli bir kurbanın Tokyo’da bir şarap dükkanında geçen hikayesini konu alıyor. Karşılaştıklarında aralarında bir çekim başlıyor bu yüzden de Ryu bir türlü David’i öldüremiyor. Bu tutkulu aşkın yanı sıra Tokyo’da balık pazarından mezarlıklara kadar müzik eşliğinde bir şehir turuda sizi filmi seyrederken içine alıyor.Coixet bu filmi çekmeye Tokyo’ya yaptığı gezilerden biri sırasında karar vermiş. Balık pazarında gördüğü bir kadının resmini çekmek ister, kadın bunu reddedince kadının belki de gizli ikinci bir hayatı olduğunu düşünüp buna göre bir senaryo yazar. Filmde de Ryu bir balık pazarında çalışmaktadır. David ile tanışana dek duygularını kimse ile paylaşmaz. David onun duygularını yeniden uyandıran bir karakterdir.Bu bir aşk hikayesi değil, ancak bir çekimin hikayesi. Ryu gibi biri ile ilk karşılaştığımızda ondan hoşlanabiliriz. İlk kez göz göze geldiğimizde ya da ilk kez birbirimize gülümsediğimizde ya da birbirimizin hislerine dokunduğumuzda, ciltlerimizin yumuşaklığını keşfettiğimizde bu aramızdaki ilk çekimdir. Bu insanoğlunun yaşayacağı en önemli tecrübedir. Coixet bunu çok iyi anlamış ve filmlerinde de bunu çok iyi hissettiren bir yönetmen.Aynı zamanda o bize birbirimizden aslında çok da farklı olmadığımızı, etnik, kültürel, politik farkların bizim yarattıklarımız olduğunu anlatıyor. O yüzden de emin olabiliriz ki, şu anda ister İstanbul’da olalım ister Barselona’da  yada  Buenos Aires yada Karaçi’de, birisi, birine aşkını ilan ediyor, biri geceyi arabasında geçiriyor, biri sabah işinden kovuluyor yada birine aşık oluyor. İnsanoğlunda bazı hareketler yada olaylar var ki nerede yaşarsanız yaşayın bunları yaşarsınız. En gerçek olan ise aşkın dünyayı döndürebildiği… Her türlü aşk; maddesel, romantik, ebeveyn olarak yada arkadaşça tüm bu hisler dünyayı hareket ettiren en büyük güç.Bill Voila; meşhur video sanatçısı, bir ödül almak için Barselona’ya geldiğinde ki konuşmasını dinleme şansım oldu. Beni çok etkileyen iki şey söyledi. Biri bu dünyadan göçerken bıraktığımız tek şey yaptığımız iyilikler. Bir annenin çocuğunu yağmurdan korumaya çalışması ya da bizi sevenlerden aldığımız enerji, bu evrende görünmez bir güç olarak sonsuza dek kalacaktır. Diğeri de insanoğlunun gelişmiş duyu gücü etrafımızda olanları anlamaya yardımcı olacaktır. Ölürken en son kaybettiğimiz duyu duyma hissi imiş. Görmeyi kaybedip ardından tat koku ve nefesi kaybederiz. Ancak ölüm sonrasında bile 3 gün hala duyu organımız işlevini yapıyor. Eğer bir Tibet cenazesi görürseniz Tibet’li papazların ölünün yanında 3 gün boyunca dua ettiklerine şahit olursunuz. Aslında bu tam dua değil, ölüm ve hayat arasındaki yolda onlara rehberlik eden sözcüklerle eşlik ederler.Yani iki şey bizi nerede ya da kim olursak olalım birbirimize benzetir… Aşk ve ölüm. İşte bu iki şeyden bahsediyor, “Tokyo’da Seslerin Haritası” filminde Coixet... Yani Bir İspanyol kız aynı bir Japon kız gibi aşık olur eğer globalizasyonun iyi bir tarafı varsa o da bu tür duyguların daha çabuk hareket edebilmesi ve seyahat kolaylığı sayesinde birçok farklı insanla tanışabilmemiz, mutluluğumuzu veya hüznümüzü paylaşabilmemizdir.Rengarenk aşklara selam olsun!!!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!