18 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Moda önceki sayfaya geri dön
Diana Jaramillo     |     diana@womenist.net

Eve dönüş

Ben hayatımın değişik dönemlerinde ana vatanım dışında yaşama şansı elde eden, birçok farklı ülkeye EVİM diyebilen şanslı insanlardanım. Ev nedir? Ev nerededir? Bu soru seyahat etmeye başlamadan ve yurtdışında yaşamadan evvel kendime sorup durduğum bir soruydu.
Evde olmak ne demek? Ev kavramı, globalize olan dünyada, doğduğun ve yetiştiğin yer anlamına mı gelir? Doğup büyüdüğümüz yerlerin, köklerin beyin haritamızda bir yer edindiği kesin ancak burası sizin “eviniz” demek değil. Bazen etrafımdakiler bana “evini özlüyor musun?” diye soruyorlar. Bu konuda çok derine inmemek adına “bazen” diyerek geçiştiriyorum, ancak ev; doğduğun ve büyüdüğün yer mi demek gerçekten?Buradan itibaren size Burcu Kutluk’u tanıştırmak istiyorum, bir müddet yurtdışında yaşadıktan sonra İstanbul’a “eve geri dönüş” adını verdiği birbirinden güzel ipek Hint kumaşlarından yapılan kıyafet ve işlemelerle hazırladığı koleksiyonu ile birlikte geri döndü. Onunla bu güzel koleksiyonun arkasındaki “ev nediri” konuştuk. Kimlikler daha büyük evleri keşfettiğimizde nasıl da yok oluyorlar; ülkeler, kültürler, diller arasındaki geçişleri tartıştık.Ben Burcu ile birkaç sene evvel Levent civarında bir grup öğrenciye ders verirken tanıştım. Gruptaki öğrencilerden biri olan Burcu ile yoga hareketlerini yaparken gösterdiği çaba sayesinde daha yakınlaştık. O zaman modellik yapan, Fransızca ve İngilizceyi çok iyi konuşan, at binen, diğerlerinden çok farklı olan tüm dünyayı keşfetme kapasitesi olan bu kızı daha iyi tanımaya başladım. Her seferinde bu hoş kadının yeni bir farklılığını, dünyayı keşfetmedeki başarısını görüyordum. Bir gün ortadan kayboldu, stüdyosu kapandı; ben şehirdeki macerama devam ettim. Birkaç sene sonra, beraber yaptığımız yoga derslerini hatırlayınca bana Hindistan’dan bir mail attı. Ondan haber almak beni çok sevindirdi.Ve şu anda Taksim’de birbirimize anlatacak bir dolu birikmiş hikâye ile karşı karşıyayız. Daha bir saat önce oturduğumuz yerde IMF karşıtı göstericiler ve polis arasında olaylar olmuş, her şey normale dönmüştü. Oturanlar, sonbaharın son güneşli günlerinden birinin keyfini, sigara, kahve veya çayla sanki biraz önce hiçbir şey olmamış gibi çıkarıyordu. Burası herşeyin her zaman her şekilde öngörüsüzce olabileceği bir şehir; İstanbul.

Ben Burcu’yu eskisinden daha güzel, doğal ve özgür gördüm o gün..

Hadi söyle bana görüşmediğimiz onca yıl neler oldu?
Seninle tanıştığımızda; kendim, gelecekte yapmak istediklerim ve amacım hakkında kendimi iyi hissetmediğim bir dönemdi. Ve bir gün telefonumu kapayıp gitmeye karar verdim. Telefonu kapatmak! Bu oldukça radikal bir karar. Yani söylemek istediğim daha önce işimle ilgili verdiğim bazı sözlerimi yerine getirdim ve Çanakkale’ye yoga yapmaya gittim. Orada doğanın keyfine vardım sonra Brüksel’e gidip yoga seanslarıma devam ederken fotoğrafçılık dersleri aldım. Hayat orada çok kurallı, güzel ve huzurlu idi ancak benim için tadı eksikti. Böylece Hindistan’a gittim.Burcu’nun “Lakshimi” markası kartvizitinde; “erken bir muson yağmurlu Mumbai gününde kendimi oranın renkli sokaklarında buldum… Kendimi bir tren istasyonunda yerde oturmuş yüzlerce insanın arasında nefes almaya çalışırken buldum… Uzaktan, bir bankta uyuyan genç güzel bir kız gördüm… Onca sesin gürültünün arasında çok huzurlu, çok umursamazdı… Açık sarı bir sari giymiş, dupattası başının üstünde yavaşça uçuşuyordu. İçten bir gülümseme ile rüya görüyordu, onun hayali kafama kazındı ve beni bu yere bağladı, o günden beri dünya güzeli kadınları, muhteşem sarileri içinde bazen yollarda  bazen en karanlık sokaklarda gördüm, bazen de şık arabalarda, şık evlere giderken... Onlar tanrısal bir enerji ile uyum içinde...Gururlu, kadınca ve masum…..”

Burcu ile röportajımda beni en etkileyen; Hindistan onun için sadece ruhsal gelişiminde bir yolculuk olduğu kadar, iş ve kendi markasını yaratma konusunda da yardımcı olmuş. Bu yolculukta kendi içindeki karanlık ve aydınlık arasında birçok sürprizle karşılaşarak aydınlığı bulmuş.

Tren istasyonundaki bu kız senin Hindistan’daki gelişiminde nasıl bir rol oynadı?
Ben Poona’ya Osho’nun Aşramına gittim. Bu çok kuvvetli bir yol. Ben de Osho çalışmaları yaptığımdan ne muhteşem olduğunu, maskelerimizi nasıl çıkardığımızı, uzun bir yolculukta utancın arkasına geçtiğini; fiziksel, ruhsal ve akılsal çok güzel bir yolculuk olduğunu ve kendini keşfetmekte; özgürlüğe kavuşmakta nasıl bir yol olduğunu biliyorum.Aynen ben de Osho’da, aşramda kendi diğer yüzümü keşfettim diğer beni. İstanbul’da taşıdığım tüm o kimlikler yok oldu ve kendi başka bir yüzümü tanıdım. Bunun yanı sıra beraber gerçeğe gidebileceğin Sat Sang adlı bir derin düşünme tarzında ustalaştım. Dolana’dan ders aldım. Bihar Yoga okuluna da devam ettim.

Peki, Lakshimi markası ve eve dönüş koleksiyonu nasıl oluştu?
Goa’da evimi buldum. Burası güney Hindistan’da bir kasaba... Yerleri terakota kaplı, oldukça basit, rahat, ağaçlık bir yerde bir evim oldu. Burada sâri giymeye başladım. Nem ve sıcaklık yüzünden bu en rahat ettiğim giyimdi, böylece ipek ve işleme ile ilgilenmeye başladım. Yavaş yavaş bir koleksiyon oluşmaya başladı. Başlarda ticari bir şey değildi, sadece kendim içindi. Ancak 20 parça olmuştu bile. İstanbul’a geldiğimde yakın arkadaşım Ümit Ünal’a koleksiyonumu gösterdim. Beni bu konuda çok teşvik ederek güç verdi. Parçalarımın neredeyse hepsi yüzde yüz ipek, el yapımı ve tek. Bunlar evlerden, kasabalardan tek tek toplanmış hikayesi olan eski sâriler…

Şimdi de İstanbul’dan bahsedelim. Burada kalacak mısın?
Şu anda buradayım. Ümit Ünal’ın atölyesi Doors’da çalışıyorum, ben konuk tasarımcıyım... Onunla buradayım, burada ayrıca modellik ve aktristlikle ilgili başka çalışmalarım da var. Ancak İstanbul, Hindistan ve başka şehirler arasında gidip geleceğim kesin.

Senin için Hindistan’ın tadı ne?
Başlarda çok ağız sulandırıcı, şimdilerde sınırsızlık...

İstanbul’un tadı ne?
Yüksek enerji, wannado ve kaos... Hindistan’dan çok farklı.

Evin neresi?
Her yer.

Namaste Namaste

Burcu Kutluk ile iletişim kurmak isterseniz: burcukutluk@yahoo.com.

Etiketler:
Ev
Ev kavramı
Burcu Kutluk
eve geri dönüş
yurtdışı




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Penti 2012 ilkbahar yaz iç çamaşır ve ev giyimi koleksiyonu

Hollywood’un ünlü erkekleri podyumda!

Bu filmler moda yarattı

Yeni yıl akşamının en muhteşem kadını siz olacaksınız!

Dizi oyuncularının şıklığı Stefanel’den!

80’ler, yepyeni bir solukla geri gelirse... İzi birlikte sürelim
  Moda- Diğer makaleler Bütün makaleler
Dilek Hanif 2012 Yaz Hazır Giyim Koleksiyonu
  Dilek Hanif, 70’li yılların kadınının zarifliğini özgün yorumuyla koleksiyonuna yansıtırken, koleksiyonda kullanılan canlı renkler modaseverlerin içini ısıtıyor.
   
Gecenin yıldızı olmaya hazır mısınız?
  Sizin için hazırladığımız birbirinden özel kombinlerle, katılacağınız davetlerde kimse gözünü sizden alamayacak, herkes sizi ve güzelliğinizi konuşacak!
   
Kyo My Friend 2012 yaz koleksiyonu
  Güneşin parlamaya başladığı bugünlerde Kyo My Friend’in birbirinden farklı yüzlerce modeliyle yazın özgür ruhunu içinizde hissedeceksiniz!
   
La Perla; Dünden bugüne kadınların vazgeçilmezi
  Küçük bir atölyeden başlayıp alanında devleşen La Perla, 2012 ilkbahar yaz koleksiyonu ve Woody Allen’ın son filmindeki tasarımlarıyla yine kadınların aklını başından aldı!
   
“H&M for Water” geliyor!
  H&M doğadan aldığı ilhamla, büyük bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin