18 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön
Pırıl Güleşçi Arıkonmaz     |    

Şakir Gökçebağ

Son yıllarda “Cuttemporary art” adlı bir seri üzerinde çalışıyor. Bu dizi çalışmada, gündelik hayatımızda sanata dönüşebileceğini hayal edemeyeceğimiz malzemelerin, zekice ama bir o kadar da yalın ve samimi dönüşümlerine şahit oluyoruz.


Hamburg - İstanbul gelgitleri arasında kurguladığı ironi yüklü taptaze çalışmalarında, fotoğrafı bir anlatım aracı olarak enstalasyonlarına dahil ediyor. Meyveler, sebzeler doğranıyor, sıralanıyor, üst üste geliyor ve fotoğraflanıyor. Oluşan geometrik şekillerin yarattığı illüzyon izleyiciyi ilk bakışta algılanabilenin çok ötesine, farklı bir boyuta taşıyabiliyor. Sanatçının sunduğu bu meyve ve sebzeler sanki günümüz sanatı natürmortları olarak karşımızda duruyor.

90’lı yıllarda enstalasyon henüz Türkiye sanat ortamı için yabancı bir olguydu. Ama sen bugünkü çalışmalarının ipuçlarını aslında daha o dönemden veriyordun. Sanat hayatının başlangıç yıllarından biraz bahseder misin?
Benim sanat başlangıcım resim ve özgün baskı resim ile olmuştur. 2000 öncesi çok sayıda kişisel sergi yaptım. O dönem çalışmalarım yer yer figüratif, yer yer de abstrakt ekspresyonizm temeline dayanır. Yoğunluk, tuval üzerine akrilik... Doksanlı yıllarda resimle paralel olarak enstalasyon türünden denemeler yaptım. O yıllarda bu çalışmalarım kişisel sergi olarak ön plana çıkmasalar da, dönemin "Günümüz Sanatçıları" sergilerine katıldım. Enstalasyon çalışmalarıma 1995- 96 yıllarında Almanya’dan aldığım DAAD bursu sırasında yoğunlaştım.

Uzun yıllardır Hamburg'dasın, bu bursla başlayan Almanya serüvenin nasıl devam etti?
Almanya ile ilişkilerim burs aldığım yıllarda başladı. Halen Hamburg’da öğretim görevlisi olarak akademik hayatıma devam ediyorum. Bir yandan da kendi atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum. Almanya’ya geldiğimde ağırlık verdiğim enstalasyon çalışmalarıma paralel olarak fotoğrafla da ilgilendim. Ama ben kendimi fotoğraf sanatçısı olarak görmüyorum. Fotoğrafı genelde enstalasyonları gerçekleştirmede bir araç olarak kullanıyorum.

Bir çağdaş Türk sanatçısı olarak çalışmalarını Almanya'da sürdürmenin avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Almanya başlangıçta benim için bir okul gibiydi. Özellikle kendi alanımda çok şey görme şansına sahip olmak büyük bir avantaj. Ama İstanbul ile de ilişkilerim hiç kopmadı. Hatta zaman içinde İstanbul benim için eşim konumundan sevgilim konumuna geldi. Esin kaynağı konumunu yitirmedi. Tahtakale, Mahmutpaşa oralarda yok. İşte ben her ikisini de harmanlayıp kendi dilimi oluşturdum.

Son dönem işlerini çok taze ve yaratıcı buldum. Bu özgünlüğünü oluşturan tavrını merak ediyorum…
Ben çok şey görmeme rağmen moda akımlardan etkilenmedim. Dikkat çekmek için ne şiddetten, ne politikadan, ne de benzeri moda akımlardan medet umdum. İçimden geldiği gibi hareket ettim.

Bu günlerde İstanbul’lu izleyiciyle buluşturduğun  “Salı Pazarı” adlı serginde Pazar olgusunun aslında tam da bir yerleştirme sanatı olarak algılanabileceğini gösteriyorsun. Bu serginde izleyiciyi neler bekliyor?
Kasım ayı boyunca Galeri Apel’de son yıllarda yaptığım "Cuttemporary Art" serisinden meyve-sebze fotoğrafları (aslında enstalasyonlarının fotoğrafları) ile yine son 5- 6 yıldan beri Salı Pazarı’nda çektiğim pazarcı çadırları fotoğraflarını bir arada sergileyeceğim.

Etiketler:
ironi
fotoğraf
Cuttemporary art
seri
sanat
yalın
samimi
Şakir Gökçebağ




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Galeri G-Art’ın Ocak Ayı Etkinliği..

Nicolas Pol’un Epektasis sergisi İstanbul’74’de

Gezmelik son sergiler…

The 12 Tenors nefes kesmeye hazır!

Sevgilinize kullanılabilir sanat hediye edin!

Akmerkez'de karma sergi!
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
Efsane, sonunda geliyor!
  Stevie Wonder, “Garanti Caz Yeşili” etkinlikleri kapsamında ilk kez İstanbul’a geliyor
   
Efsanevi ‘Disko Kraliçesi’ aramızdan ayrıldı!
  Özellikle 70’li yıllara damga vuran Grammy ödüllü şarkıcı Donna Summer, kansere yenik düştü
   
Sanat ve tasarım Akaretler’de buluşuyor!
  Akaretler Art&Design Day üçüncü kez siz sanatseverlerle
   
4. Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü kazanan; Mathias Enard!
  Bu yıl 4.sü düzenlenen Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nün sahibi Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara adlı romanıyla Mathias Énard oldu.
   
Kadın dergiciliğinde bir ilk; yüzonbirbin+
  Kadınlara özel, adrese teslim ve ücretsiz olan dergi, adeta bir ilki gerçekleştiriyor
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin