Gerçekler - womenist.net 

Gerçekler

Metro istasyonunda merdivenlere doğru yürürken ağlayarak yürüyen bir kadının önünden geçtim.

None Merdivenlerden çıkarken ağlayan bayan da tam arkamda çıkıyor bir yandan da hıçkırıyordu. O anda düşündüm birkaç santim aralıkla duran iki ayrı insan ne kadar farklı bir gerçekle yaşıyoruz. Acaba onun gerçeği neydi acaba? Belki sevgilisi terk etmişti ya da işini kaybetmişti belki de çok kötü bir haber almıştı. Onun gerçeği, benim gerçeğim herkesin kendi gerçeği…Tüm bu düşünceler aklımdan geçerken buldum kendimi. Selen’le buluşacaktım acaba şu anda onun gerçeği ne idi? Bu yazıyı okuduğunuz şu anda sizin gerçeğiniz ne? Gerçekler, sonsuz gerçekler, sonsuz anlar, sonsuz nefesler…Hava kararmaya başlarken güzel bir çay ve müzik eşliğindeki bir sohbetin tadına doyulmaz. Artık bu saatler caz zamanı. Bu ayki konuğum Selen Gülün’le bir kahvede keyifli sohbetimize başlıyorum. Müzisyen, entellektüel, çok güzel, disiplinli ama en önemlisi müzik müzik müzik… Piano, notalar, sadece müzik, müzik… Pencere kenarında bir masada onu beklerken, yaklaşmasını, yürüyüşünü izliyorum. Acaba şu an onun gerçeği ne? Bir müzisyenin gerçeği ne olabilir? Uzun bir zaman sonra kucaklaşarak sohbete başlıyoruz.

Selen’le ilgili gerçek nedir?
Benim gerçeğim müzik. Çocuk yaşlarımdan beri de bu böyle. Bu dünyaya bu bilinçle geldim.

None Çocuk yaşlarda müziğe nasıl başladın?
Beş yaşından beri şarkı söylüyor ve bir müzik aleti kullanıyorum. Her zaman müzikle iç içe yaşanan bir evde büyüdüm, kız kardeşlerim ve ben bu konuda hep destek gördük. Amcam konservatuar eğitimi almamızı destekleyen kişiydi. Burada da piano benim tüm dünyam oldu.Selen oldukça müzikal bir tonda konuşuyor ve o tona uygun da hareket ediyor. Tüm hareketleri o kadar ahenkli ki onu seyrederken müziğin onun için önemini anlıyor ve gerçeğinin de müzik olduğunu görüyorsunuz.1980’lerde Türkiye oldukça fakir bir ülke... O senelerde iyi bir piano bulmak oldukça zor ve pahalı idi. Pianoya ilk başladığım yıllarda ailem piano alan dek 3 ay masanın üzerinde saatlerce parmak egzersizi yaptığımı hatırlıyorum.

Çocukluğundan beri amacın çok netti sanırım ve en önemlisi de sen bu amaca ulaştın.
Evet ancak yine de başka bir eğitim daha aldım. İş yönetimi eğitimimin yanı sıra spor konusunda da iyiydim. İyi bir atlettim. Koşu ve müzik hep benimle beraberdi.

Ne zamandan beri kompozitörlük yapıyorsun? Ve ne zaman cazla tanıştın?
13 yaşında şarkı yazmaya başladım. Hiçbir zaman romantik kompozitörleri çalmakta dilediğim gibi başarılı olamadım ancak modern günümüz kompozitörlerini çalmakta gerçekten oldukça iyiyim. Bela Bartok sonrası benim yaratıcılığım artıyor. Caza gelince bir caz sanatçısı ile olan ilişkim sanırım başlarda bu müzik tarzına ilgimin bu denli yoğun olmasında rol oynadı. 1996 yılında Selen Gülün aldığı bir bursla Berklee College of Music’e başladı ve burada 2 sene boyunca Caz müziği eğitimi aldı. Kendi parçalarını çaldığı the quintet “Just About Jazz” adlı bir çalışma yaptı.

None Müzik sanatında kadınların nasıl bir yeri var?
Bu bir kadın için oldukça zor bir ortam. Kadınlara daha çok şarkıcı, gruplarda yada orkestrada bir müzik aleti çalarken rastlıyoruz. Ancak müzik sanatında çok az sayıda kadın var. Ben bunu Türkiye’de böyle olduğunu sanıyordum ancak Berklee’e gittiğimde durumun burada da aynı olduğunu gördüm. 1996 yılında bizim bölümün sadece %10‘u kadındı. O yüzden de daha çok kadın çekebilmek için The School of Music Therapy kuruldu. Hatırlıyorum hocalarımızdan biri bana “Bir kız gibi çalma!” derdi. Ben de ona bakıp “Bunu kime söylediğinin farkında mısın?” diye düşünürdüm. Bu tür farklılıklar bana müzik yazmak için çok büyük bir istek veriyor.Selen Gülün müzik konusunda çok özel bir yeteneği, sesleri çok iyi algılayabilen bir kulağı var, bir tonun içindeki her şeyi en ince ayrıntısına dek duyabiliyor.1998 senesinden beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin müzik bölümünün bir üyesi olan Gülün yurtiçinde ve yurtdışında kompozitör ve uygulayıcı olarak çalışıyor. Benim bu satırları yazdığım şu sıralarda o Avusturya’da Ulrich Drechsler ve Jörg Mikula ile bir tur yapıyor.

None Kendini bir müzisyen olarak nasıl tanımlarsın?
Ben kendimi bir müzik arayıcısı olarak tanımlayabilirim. Tek bir müzik tarzı ile hiçbir zaman yetinemiyorum. Tanınmak için değil yaratıcı olmak için tüm uğraşım.

Uluslararası kariyeri nasıl ele alıyorsun?
Genellikle hayranlar ve organizatörler beni kolaylıkla buluyor. Özelliklede  www.myspace.com müzisyenlerin birbirlerini bulması konusunda inanılmaz bir platform.

Kendinize örnek aldığınız başka Türk kadınları kimler?
Ülkemde iki kişiyi kendime örnek alıyorum Ayşe Tütüncü ve Nilüfer Verdi.

Kendini sahnede nasıl tarif edersin?
Ben saf, enerji dolu ve sadece müzik oluyorum sahnede..Bu sohbetimizi bitirirken Selen çıkacağı Avusturya turuna hazırlanma telaşındaydı. Bir yandan yeni oluşturacağı müzikler için farklı müzikler dinleyip ve kendi gerçeği ile yaşarken ben de tekrar metroya doğru yürüyerek kendi gerçeğime döndüm.Peki sizin gerçeğiniz ne? 

Selen’e ulaşmak isterseniz;
www.selengulun.com

www.myspace.com/selengulun


Namaste
www.wix.com/dianayoga/dianayoga

El Yazısından Kişilik Analizi!

El yazınızın kişiliğiniz hakkında ipuçları taşıdığını biliyor muydunuz?

El Yazısından Kişilik Analizi!

Harflerin boyutlandırılması

El yazınız büyük ise sizin anlaşılmak arzusunda olduğunuzu söyleyebiliriz. İlgileri üzerinize çekmekten hoşnutsunuz ve diğer insanların ne düşündüğü ...

El Yazısından Kişilik Analizi! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!