18 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön
Pırıl Güleşçi Arıkonmaz     |    

Yüksel Arslan retrospektifi

‘Arture’leriyle adeta insanlığı deşifre eden sanatçı Yüksel Arslan…
İstanbul, son yıllarda modern ve çağdaş sanatta katettiği inanılmaz mesafeyle yeni bir sanat bölgesi önermesi açısından dikkatleri üzerine çekiyor. Tüm dünyada giderek daha fazla ses getiren İstanbul Bienali, ard arda açılan müzeler, düzenlenen müzayedeler ve sanat fuarları, galeriler ve insiyatifler bu sanatsal önermeyi meydana getiriyor.Sanat sezonunun başlangıcı kabul edilen Eylül ayının gelişiyle İstanbullu sanatseverler, kendilerini inanılmaz bir sanat trafiğinin içinde buluverdiler. Aynı hafta içinde her gün ortalama on açılışın gerçekleştiği geceler oldu. Açılış kokteylleri, partiler, davetler tabii ki sanat ortamlarının vazgeçilmezleri olarak öne çıkıyorlar. Sosyalleşmek de faydalı olabiliyor ama sergileri hakkıyla izleyebilmek için zaman ayırıp sergilenenlerle baş başa kalmak lazım. Açıldıktan kısa bir süre sonra kapanıveren sergileri, İstanbul’un yoğun temposunda göremediğime üzülürüm çoğu zaman. Neyse ki kimi büyük sergiler açık kaldıkları uzunca bir süreyle görülebilirliklerini mümkün kılıyorlar. İşte saatlerce gezilecek bir retrospektif olan  “A Retrospective of Yüksel Arslan” Santralistanbul’da Eylül ayının sanat bombardımanlı günlerinden birinde açılmıştı. Açılışının bir gün sonrası koşarak gittiğim müzede üç kata yayılan, dünyadaki ve Türkiye’deki koleksiyonlardan derlenmiş beş yüzün üzerindeki ‘arture’ü izleme imkanını bulduğum sergi muhteşemdi. “Arture” diyorum, resim demiyorum çünkü sanatçı eserlerini böyle tanımlıyor. “Art” ve “peinture” sözcüklerini birleştirerek kendi meydana getirdiği bir tanım bu. Zaten bir röportajında da “ben resim sanatından iğreniyorum!” diyor. Yıllarını okumakla ve notlar almakla geçirdiği için “yazar-çizer” olarak da anılıyor.20.yy’ın yetiştirdiği istisnai sanatçılardan birisi olan Yüksel Arslan, yapay bulduğu renklere duyduğu nefretle, tarih öncesi bir kitapta bulduğu bir yöntemle kendi boyalarını da kendi üretmiş.

Tereyağı, bal, tuz, sabun, tütün suyu, toprak boya, idrar, kurşun kalem gibi malzemeler kullanıyor bu özel tekniği uygularken. Arslan, belirli dönemlerde farklı konulara yoğunlaşmış. Önce bu konulara araştırmacı bir bilim adamı gibi yaklaşmış. Çok okuyup, çizimler yapmış. Sonra da kafasının içindekileri “arture’lerine” aktarmış. En temel öğesi de insan olmuş hep. İnsanı biyolojik, toplumsal, düşünsel ve ruhsal yapılarıyla ele almış. Histeriler, epilepsi, şizofreni, intiharlar, hipnoz ve belli dönemlerde tekrar tekrar ele aldığı cinsellik üzerinden sanki insanlığı deşifre etmiş. Sanatçı son dönem işlerine ise ‘Yeni Etkiler’ adını vermiş. Bu dönemi de gene insan üzerine. Ama bu kez farklı zamanlardan bir şair, bir düşünür olarak çıkıyor karşımıza insan… 40 yıl aradan sonra retrospektifinin açılışı için Paris’ten Türkiye’ye gelen Arslan, kendi sergisini üç saatte gezmiş, “sergimi gezerken çok yoruldum!” demiş. Küratörlüğünü Levent Yılmaz’ın gerçekleştirdiği bu serginin sunumu, Yüksel Arslan’ın anlatımları doğrultusunda kurgulanmış ve mekan düzenlemesi de aynı paralelde gerçekleştirilmiş.En üst kattan başlayarak aşağı katlara doğru gezilen sergiye, Arslan’ın soruları samimiyetle yanıtladığı uzunca bir söyleşisinin videosu da eşlik ediyor. Bu sezon gezdiğim onlarca sergi arasında en beğendiğim bu kapsamlı retrospektif, Santralistanbul’da 21 Mart’a kadar izlenebilecek. Kaçırmayın derim…

Etiketler:
modern
çağdaş
sanat
İstanbul Bienali
A Retrospective of Yüksel Arslan
Santralistanbul
Arture
retrospektif




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Mayıs 2011'de vizyona girecek filmler!

Yılın son kitapları raflarda yerini aldı!

Kasım 2011 kitapları!

Ghetto’da Mart ayı hızlı geçiyor!

Haziran 2011'de vizyona girecek filmler!

Mithat Şen’le Pg ArtSpace’te yakaladığım sinerji
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
Efsane, sonunda geliyor!
  Stevie Wonder, “Garanti Caz Yeşili” etkinlikleri kapsamında ilk kez İstanbul’a geliyor
   
Efsanevi ‘Disko Kraliçesi’ aramızdan ayrıldı!
  Özellikle 70’li yıllara damga vuran Grammy ödüllü şarkıcı Donna Summer, kansere yenik düştü
   
Sanat ve tasarım Akaretler’de buluşuyor!
  Akaretler Art&Design Day üçüncü kez siz sanatseverlerle
   
4. Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü kazanan; Mathias Enard!
  Bu yıl 4.sü düzenlenen Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nün sahibi Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara adlı romanıyla Mathias Énard oldu.
   
Kadın dergiciliğinde bir ilk; yüzonbirbin+
  Kadınlara özel, adrese teslim ve ücretsiz olan dergi, adeta bir ilki gerçekleştiriyor
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin