90-60-90 Daralma - Genişleme - womenist.net 

90-60-90 Daralma - Genişleme

Bu yazının konusu, yakın arkadaşım Mada Ustaömeroğlu ile yaptığımız haftalık buluşmalar sırasında aklıma geldi. Dergideki yazılarımdan konuşuyorduk ki, ortaya bizim dergimizde niye şişman kadınlardan güzel ve pozitif bir şekilde bahsetmeyelim gibi bir düşünceye kapıldım.

None Aklıma Amerika’daki Glamour Dergisi’nin bu sene yayınladığı şişman kadınların toplu, çıplak, bir o kadar da estetik görüntüleri geldi. Yemeğin ortasında Mada’nın i-phone’nundan bu resimleri bulduk ve çok beğendik. Kadının her şekilde güzelliğini veren bu resimleri dergide kullanarak; fotoshoplanmış kadın görüntülerine ve can sıkıcı diyetlere farklı bir bakış getirebiliriz bu ay.Mada, inanılmaz hikâyesi olan bir tedavi uzmanı. Londra’da, Brezilya’da, Hindistan’da yaşamış, dünyada sayısız yerler gezmiş görmüş biri. Güney Afrika’dan Avrupa’ya dek gezmediği yer neredeyse kalmamış. Ancak her gittiği yerin ona, bugünkü Mada’ya, kavuşabilmesi için bir yardımı olmuş. Poona’da, Osho Aşram’da yaşadığı 5 senenin onun bugünkü terapist seviyesine gelebilmesinde önemli rolü var. Mada hiçbir zaman durmaz, eğitimini, bu konudaki görüş ve tecrübelerini daha da artırabilmek, derinleştirmek ve ileri götürmek için devamlı araştırır ve seyahat eder. Kendimi Tünel’de bir kahvede Mada ile şişman bir kadın olarak etiketlenmeyi ve gerçek kilo sorununu konuşurken buldum.Bu onun gerçekten uzun zamandır deneyimlediği ve bildiği bir konu. Yani şişman birinin nasıl hissedebileceğini çok iyi biliyor ve bu konuya yapıcı, pozitif bir şekilde yaklaşıyor. 

Diana:
Tarihe baktığımızda kadın figürünü güzellik, dişilik ve doğurganlıkla beraber yuvarlak, dolgun hatlarla görüyoruz. Oysa günümüzde bu kadınlar sokağa çıksa şişman, kilolu olarak adlandırılırlar. 20. yüzyılda herşey ile beraber güzellik olgusu da değişti. Kısa saçlı, erkeksi vücutlu, düz karınlı, düz hatlı kadınlar ön plana çıktı. Bu aslında bir nevi devrimdi, kadınlar görünümlerini feda ederek özgürleşmeye başlıyorlardı. 20. yüzyılın baskısı medya baskısı ile birleşince yuvarlak, hafif etli vücutlar artık şişman olarak adlandırılmaya başladı. Bunun sonucunda güvensizlik ortaya çıktı. Günümüzde, toplumdaki kilo sorununa nasıl yaklaşmalıyız.

Mada:
Sağlıklı ve sağlıksız olarak adlandıracağımız iki kilo var. 100 kilonun üzerinde olmak herkes için sağlıksız bir durum çünkü bu vücut için doğal birşey değil ve bu yükü taşıması oldukça zor. Tabii bu da hem fiziksel hem de ruhsal olarak sağlıklı değil. Sağlıklı kilo; boyunuz ve yaşantınızla orantılı ise bu sizin için doğru kiloda olmaktır. Eğer sen sağlıklı kilon içinde biraz daha incelmek ya da biraz daha yapılı bir vücuda kavuşmak istersen bunu vücuduna yansıtış şeklin kendinle sağlıklı yada sağlıksız bir ilişkiye neden olabilir. Kilon sana hayattaki bazı problemlerden kaçman için hizmet mi ediyor yoksa sen bir “hedef kilo” uğruna hayatından ödün mü veriyorsun?

Diana:
Louise Hay’in dediği gibi  “en iyi diyet akıllı diyet”.

Mada:
Evet, çünkü kilolu ya da çok zayıf olmak bilinçaltınızın, inançlarınızın size verdiği bir mesaj aslında. Bu mesaj bir korku ile ilişkili olabilir. Eğer kişi vücudunu yağlarla kaplıyorsa onun içeride korunmaya ihtiyacı var, kendine yağdan bir kale oluşturuyor demektir. Eğer kişi aşırı zayıfsa da bu farklı şekilde korkuyu ifade etme şeklidir. Vücudun kilosu ile farklı bir kişiliği vardır ve onunla dışarıya bir mesaj verir.

None Diana:
Bu mesaj hakkında biraz daha bilgi verir misin? Sanırım hepimize verebileceğin en büyük anahtar bu. Ben vücudumu tanıyorum. Ne zaman zor bir durumda olsam bu endişe, stres ve depresyon yaratıyor. Tüm iştahım kaçıyor ve şuursuzca yiyorum, daha doğrusu yemiyorum. Sağlıksız bir şekilde kilo kaybediyorum. Ben vücudu hakkında çok duyarlı biriyim ve ona özen gösterip mesajlarını almaya çalışıyorum. Benim işim de bu. Peki bu kadar duyarlı olmayan biri için durum ne? Devamlı kilo ile bir savaşı mı var?

Mada:
Kilolu ya da kilosuz olmak problem değil. Problem olan kısım kilonun sana vermeye çalıştığı mesajı doğru olarak almak. Örneğin kilolu birinde yağın kendi kişiliği, bir anlamı vardır. Bu anlam her zaman kişisel ve çok özeldir. Ancak genel bir kanı da var; ülkemiz kadınları dişiliklerini ve seksapelliklerini kilo ile kapatmaya çalışıyorlar çünkü kültürümüzde seks bir tabu, seks ile ilgili herşey perdeler ardında yaşanıyor. Ne kadın, ne de erkek bu konu ile nasıl başa çıkacağını bilemiyor. Yasaklı bir konu… Bu durum da özellikle kadınlar arasında kilo problemlerine ve onların kocaman birer büyükanneye dönmelerine yol açıyor. 

Diana:
Aynen… Bunu genç ve orta yaşlı kadınlarda görmek beni oldukça üzüyor. Kadınlar seksapelliklerinden korkuyorlar, kendilerini bahanelerle aldatıp vücutlarını maksimum derecede zorlayarak, korkuları yerinde durmasına karşın değişmeye çalışıyorlar. Aslında mesaj inanç sisteminde gizli değil mi?

Mada:
Evet, ben Brezilya’da yaşadım. Orada da çok büyük, şişman kadınlarla karşılaşıyorsun, ancak vücutları ve seksapelleri ile barış içindeler. Giyiniş, dans etme, yürüyüş tarzları bunu açıkça gösteriyor. Onlarda bu başka bir sebebe bağlı. 

Diana:
Bu doğru ben bir Latin kadınıyım, bizim kültürümüzde seksapellik anlayışı çok farklı. Latin kültürü tutku, dans ve seks ile iç içedir. Bunu her zaman yansıtırız, örneğin danslarımız bile çiftlerin neredeyse tek vücut oldukları bir yerdir; Tango, Salsa Bolero gibi… Sanırım senin Latin kültüründe bahsettiğin bu “büyük kadın” tüm Güney Amerika’da var ve onlar güçlerini bu şekilde gösteriyorlar. Bizim kültürümüzde kadınlar çocuklarını yalnız yetiştirirler, erkekler hiç ortada yoktur. Yalnız anneliğin çok rastlandığı ve ciddi bir problem teşkil ettiği bir kültür bu. Sanırım bu durumda da kilo güç ve dayanıklılık veriyor. Kadınlar yalnız yaşasalar da sevgili bulurlar ve hiçbir şekilde seks ihtiyaçlarını bastırmazlar. Peki, kilo güzellikle nasıl alakalı sence? 

Mada:
Güzellik kendine bakış şeklindir. 

Diana:
Evet ancak genel bir görüş de mevcut bu konuda. Bunun için de belli bir kiloda olmak, göz rengin, göğsün, saç rengin, vs gibi… Bir çok detay var. Bu Latin Amerika’da çok önemli bir konu. Kadınların bütçelerinin bir bölümünde mutlaka estetik ameliyatlar için ayrılan bir bölüm olur. Daha önce de söylediğim gibi kadınlar sekse çok açık olduklarından ve erkeklerini tutmak istediklerinden vücutlarını farklı uygulamalarla mahvediyorlar. Ben bu mozaik kekin keyfini çıkarırken biraz da yemekten bahsetsek. 

Mada:
Yemekle ilişki keyifli, bilinçli bir ilişki olmalı, yoksa kendini diyetlere kurban eden bir ilişki değil… Eğer kilolu biri çok ciddi bir diyetle kilo vermeye çalışıyor ancak gerçek sorununu görmezden geliyorsa bir süre için kilo verir ancak sonunda yine kilo alarak başladığı noktada kendini bulur. Eğer kişi şuursuzca yemek yiyor ve vücudunu yemekle dolduruyorsa bu aslında onun içindeki çocuğun ilgi, sevgi ve ihtiyaçlarının açlığından ileri geldiği bilincinde olmalıyız. Bu durumda vücut eğitilmesi gereken küçük bir çocuk gibi davranıyor demektir. 

Diana:
Buna gerçekten katılıyorum. Yemek konusunda bilinçli olmak demek aç kalırcasına ciddi bir diyet yapmak ya da sadece evde yemek yiyip sosyalleşmemeniz anlamına gelmez. Ben şu anda bu keki keyifle yiyorum ancak eve gittiğimde sebze çorbamı içip bugün kendimi bir daha şımartmayıp yarında normal yemek rutinime döneceğim. Zaten ekstremleri yaşamak fiziksel, ruhsal ve duygusal durumumuz  için de çok normal ve sağlıklı değil. Çok sıkı diyet yapan kişilerin hayattan yeterince keyif almadıklarını gözlemledim. Benim düşünceme göre zaman zaman bir şekerleme, çikolata ya da şarap, doktoru ve psikologları sizden uzak tutar.  

Mada:
Bu da yiyeceklerin bir başka tarafı; bilinç bölümü. Yediklerinizin sizi genişletip genişletmediğini hissedebilmek. Eğer yediğiniz yiyecek sizi genişletiyor, size yer veriyor, hafifletiyor, rahatlatıyor ve kolayca geçip gidiyorsa o yiyecek sizin için iyi demektir. Eğer yediğiniz şey size hazımsızlık veriyor, sıkıştırıyor, yoruyor, konsantrasyonunuzu bozuyorsa bu vücudunuza ağır gelen bir yiyecek demektir. 

Diana:
Bu inanılmaz bir konsept. Şu anda bu keki yemekten ne kadar keyif alsam da bir yandan da vücudumu sıkıştırdığını ve ağırlaştırdığını hissetmeye başladım. Bir anda enerjim yavaşladı. 

Mada:
Gördüğün gibi sorun yemek değil, yiyecek seçimlerimiz. Kendini en hafif, keyifli ve rahatlatan yiyecek hangisi onu düşün. Hangi yiyecek seni beslenmiş, hareketli ve sevgi dolu hissettiriyor?  

Diana:
Tabii önemli nokta kendini severek, yemek yerken bunun keyfini de kaybetmemek. Aşırı kilolu olarak kendinle nasıl baş ediyorsun? 

Mada:
Ben kilolu olmaktan acı çekmiyorum. Ben bunu ihtiyaçlarımı anlamada yardımcı olarak kullanıyorum, bana yollanan mesajı anlamada kullanıyorum. Mesaj tam anlaşıldığında kilo da gidecek.

Diana:
Mada, çok teşekkür ederim Namaste 

Mada:
Ben teşekkür ederim .

Namaste.  
Bir terapi randevusu için Mada Ustaömeroğlu ile görüşmek isterseniz 0532-424-9138 nolu numaradan onu aramanız yeterli.    

www.wix.com/dianayoga/dianayoga

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!