Ah bu şarkıların gözü kör olsun (!) - womenist.net 

Ah bu şarkıların gözü kör olsun (!)

Bu aralar müzik ve film dünyası ile daha bir haşır neşirim. Haşır neşirim dediysem ne şarkı söyleyerek ne de bir filmde rol alarak sanat dünyasına giriş yapmış falan değilim:) Aslında laf aramızda dostlar arasında elime mikrofon alıp sahneye fırlamışlığım çok vardır ama olay tamamen müziğe olan sevgim yüzünden, inanın !

Her tür müziği dinlerim diye bir genelleme yapmayacağım; kesinlikle dinlemekten hoşlanmadığım türler de var. Ama benim için esas olan şarkı sözleri!   Mutlaka ya kendimden bir şeyler bulmalıyım ya da empati kurarak farklı hayatlar canlandırmalıyım hayalimde. Beste de güfte de yerindeyse o zaman değmeyin keyfime!Küçüklüğümden beri arkadaşlar arasında oynadığım bir oyun vardır ; “şarkılardan fal tutmak”. 

Hani yolda giderken araba plakalarından isimler türetmek ya da hızlı giden araçtan mağazaların, dükkanların tabelalarını bir çırpıda doğru olarak okuyabilmek gibi garip ama sevimli bir oyun benimki de!“Bu şarkı benden O'na gitsin ” ya da “ bakalım O benim için ne düşünüyor “ gibi kafandan geçirdiğin düşünceleri dile getirsin diye şarkılar tutar, çok eğlenceli anlar yaşardık.  Daha da komiği bunları hayallerimizle birleştirip, bir nevi masal anlatma gibi seanslarımız da olurdu. 

Ey “aşk” sen nelere kadirsin bir durum yani anlayacağınız :)Büyüdüm ama hala bu oyundan vazgeçemedim! Daha da ileri giderek yakınımda olan herkese bu hastalığı da bulaştırmış durumdayım! Bana göre şarkıları sözlerine dikkat kesilerek dinlemek kesinlikle insanın hayal gücünü kuvvetlendiriyor. Aşırıya kaçmadıktan sonra hayal kurmak ruh sağlığı açısından son derece yararlı ve keyif verici birşey.Tesadüf seçilen şarkıların haricinde bir de modunuza göre şarkı seçip ilgili kişiye veya kişilere gönderme taktiği de var oyunumuzun içinde. Mesela deli gibi aşık olduğunuzu düşünün, her yer pespembe, cıvıl cıvıl kuşlar ötüyor etrafta; bir nevi pamuk helva tadında bir hayatınız var. Böyle bir durumda seçtiğiniz şarkılar “Ben aşığım arkadaş” modunda fıkır fıkır oluyor. Ama eğer yaşadığınız karşılıksız bir aşk ya da eskimeye yüz tutmuş bir ilişkiyse işte o zaman şarkıların sözü daha bir ağdalı olur haliyle. Hele ki terkedilme, aldatma varsa işin içinde vay halinize; seç şarkıyı, ağla ağlayabildiğin kadar!  Dikkat ederseniz aşktır hep şarkıları konuşturan!  Bir yandan sizlerle bunları paylaşırken bir yandan da içimden hadi bu şarkı “Ondan bana olsun” diye radyoyu açtım ve karşıma “Rüya” çıktı. “Yanıma koşa koşa gelsen Geceyi yedi güne bölsem Elini tuta tuta ölsem Bizi kaybetmem...

“Müziğin yanı sıra hepimizin hayatına damgasını vurmuş, kendimizden birşeyler bulduğumuz ya da henüz bulamayıp “keşke” dediğimiz filmler vardır. Ben romantik komediciyim. Bu tür filmlerin kesinlikle anti depresan etkisinin olduğuna inanırım.  Tıpkı şarkılarda olduğu gibi bu tür filmleri seyrederken hayal dünyanızı kullanıp bir rol de kendinize seçiyorsunuz. İşte asıl bunu yapıyorsanız o film hayatınızda yer edebiliyor zaten! Mesela Hugh Grant ve Julia Roberts'ın seneler önce başrollerini paylaştığı “Nothing Hill” defalarca seyretsem doymam diyebileceğim filmlerdendir benim için. Tesadüf, aşk, özlem, sevinç hepsi bir arada...Çok eski bir film de olsa, Londra'nın küçük bir kasabası Nothing Hill'de yaşayan Hugh ile dünyaca ünlü bir film yıldızı olan Julia'nın aşklarını konu alan filmin müzikleri de sahneleri de hafızamda halen kayıtlıdır. Önemli olan eski olması değil, eskimeyen olması değil midir zaten!Tesadüf diye bir şeyin var olmadığına, herşeyin kaderde yazılı olduğuna daha çok aklım yatar; işte bu film bence bir tesadüfün insanların hayatlarını nasıl da bir anda değiştirdiğinin en güzel örneği. En ummadığınız anda her an bir tesadüf olabileceğini aklınızın bir ucunda tutun sinyali veren bir durum bu yani!Hatırlarsanız, ünlü aktris bir tesadüf sonucu filmdeki esas oğlanın seyahat kitapları satan dükkanına girer ve bir kitap alıp çıkar.  (bu arada ilginç bir başka tesadüf de aradığı kitap  “Türkiye” ile ilgilidir).

Buraya kadar herşey normal; ama az sonra portakal suyu almaya çıkan bizim esas oğlan tesadüf bu ya, yolda yürümekte olan bizim aktrise elindeki portakal suyu ile çarpıp üstünü başını berbat eder ve böylece bu tesadüf sonucu değişen hayat hikayelerini anlatır bize film. Anlatmaktan öte yaşatır!Bu filmlerden mi etkileniyoruz yoksa büyüklerimizin bize küçüklüğümüzden beri anlattığı “Beyaz atlı prens” masallarından mıdır bilmem, birçoğumuz hep böyle tesadüfler bekleriz hayatımızda. Okul çağlarımızda şarkılar tuttuğumuz gibi komik tesadüf hikayeleri de üretir gülerdik kendi kendimize:) “Rüyalarımdaki adamla yolda yürürken keşke birden çarpışsam elimdeki kitaplar yere dökülse ve birlikte toplasak. Sonra da hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşadılar diye biten bir masala imza atsak”. Bunun gibi yüzlerce senaryo yaratırdık...

Elindeki kalemin mürekkebi adamcağızın gözüne fışkırabilir, elinizdeki çorba kasesi baştan aşağı adamcağızı haşlayacak kadar üzerine dökülebilir veya ne bileyim hiç olmayacak bir yerde çarpıştığınız adamcağızın gözündeki gözlük çarpmanın şiddeti ile yere düşüp kırılabilir ve işte hayatımın erkeği diyebileceğiniz adam sizin sakarlığınız yüzünden sizi göremeyip can derdine düşüp yürüyüp gider... Bunlar da sevimsiz ve talihsiz de olsa tesadüf değil midir?Hayatınız boyunca ne film izlerseniz izleyin, ne senaryo yaratırsanız yaratın veya ne şarkı seçip gönderirseniz gönderin ama tek bir şeyi unutmayın; “hayal gücünüzü hiçbir zaman eskitmeyin, eksiltmeyin...
Göreceksiniz tesadüfler hep yanı başınızda olacak...

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!