Orhan Pamuk’un Barselona ziyareti - womenist.net 

Orhan Pamuk’un Barselona ziyareti

18 Ocak’ta Orhan Pamuk Barselona’yı ziyaret etti ve CCCB Müzesi’nde (Centre de Cultura Contemporània de Barcelona) bir konuşma yaptı. Bu aynı zamanda 70 ve 80’lerideki İstanbul ve Türkiye portesi çizen ve burada geçen bir aşk hikayesini anlatan yeni kitabı Masumiyet Müzesi hakkında konuşabilmek için de bir şanstı.

None Bu konuşmaya katılma şansım oldu. Orhan Bey bir yazarın ve okuyucunun kibrinin öneminden bahsediyordu. Yazarların her zaman ressamlara karşı duyduğu kıskançlıktan bahsetti, çünkü ressamlar her zaman yaptıkları eserlerin etkisini anında görebilirlerdi. Ressamların dünyasında resme bakanlar bir şekil ve renk görürler, her seferinde farklı duygu yaşayabilir, bir yerde fiziksel bir bağlayıcılık hissederler. Ancak yazarın dünyası hep hayal gücüne bağlıdır. Orhan Pamuk sadece okuduklarını görebilmek adına seyahat etmiş, Balzac’ın tasvir ettiği binaları görebilmek adına Fransa’yı; Don Quixote’un yel değirmenleri için İspanya’yı ziyaret etmiş ve bazı seferlerde hayal kırıklığına uğramış. Pamuk aynı zamanda edebiyatı etkisi altına alan başka bir akımdan da bahsetti. Bazı yazarları okuyarak bazı sosyal guruplarda bir rol ve statü almayı da umar olduğundan yakındı bazı okurların.

Üçüncüsü de politika. Yazarlar her seferinde politik parametrelere göre ölçülmeye çalışılıyorlar ve çoğu zamanda yanlış anlaşılıyorlar. Bunu anlatırken de Doğu ülkelerinden bahsetmeye, örnek göstermeyi seçti çünkü bu ülkelerde olanları çok daha net görme imkanımız var. Batı ülkelerindeki yazarlar özellikle de Amerikalı yazarlar bir eseri yazarken “bu kitabı neden yazıyorum, kime hitap ediyor ve bununla nasıl eleştirileceğim” gibi kaygıları çok fazla taşımadan yazılarını daha özgürce yazabiliyorlar.İstanbul’da Orhan Pamuk’un eşyaları, duyguları kokuları saklayabileceği gerçek bir Masumiyet Müzesi olacak. Bu müze şehre atfedilmiş bir müzeden çok, Füsun ve Kemal’in kitapta bahsettikleri eşyaların bir binada toplanarak sergilendiği bir müze tadında olacak. Aynı zamanda Ara Gülerin fotoğrafları ve Orhan Gencebay’ın filmleri ile de eski şehrin görüntüleri pekiştirilecek. Ben gerçekten şu anda orayı gezebilmek için gün sayıyorum.

None Masumiyet Müzesi kitabı, Nişantaşı’nda zengin bir hayat süren Kemal adlı bir gencin Sibel adlı nişanlısı ile keyifli bir hayat yaşaması ile başlıyor. Daha sonra Kemal bir butikte çalışan Füsun ile tanışıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Ona karşı olan takıntısı onun kullandığı, dokunduğu hatta baktığı her eşyayı toplamaya başlaması ile değişiyor ve bunları bir müze yapıyor. Bu tür müzeler dünyanın başka ülkelerinde olsa da henüz Türkiye’de bu tarz bir müze oluşmamış. Pamuk’un Müzesi bu konuda Türkiye’deki ilk romantik müze olacak.Pamuk’un bu hikâyesi tüm bu romantizme karşın maalesef pek de mutlu sonla bitmiyor. Füsun ve Kemal’in trajedisi, Kemal’in Füsuna karşı olan takıntısı yüzünden sonunda Füsunu da bir eşya gibi görmesi ile son buluyor. Füsun Kemal’in bir oyuncağı haline geliyor, onun duygu ve hayalleri ile de oynamaya başlıyor.

Bu romanda Madame Bovary gibi tüm klasik trajedilerden bir parça bulabiliriz. Aynı zamanda da 70’li yıllarda Türk kadın ve erkek ilişkileri hakkında da bir fikir sahibi olabiliriz. En keyifli yanlarından biri de kitabı okurken 70’li yılların İstanbul sokaklarında, Nişantaşı’nda; Alaeddin’in dükkanında, Valikonağı Caddesi’nde, Yıldız Parkı’ndaki açık sinemada dolaşıp, İstiklal Caddesi’nde bir tatlı yiyebiliriz.En güzel tarafı da Orhan Pamuk benim gibi Balzac ve Cervantes’in yazılarındaki gibi mistik yerleri gezip görmekten hoşlanan okurları için farklı mistik bir İstanbul anlatmış. Füsun’un 8 sene boyunca Çukurcuma’da yaşadığı tasvir edilen ev bugün Masumiyet Müzesi için hazırlanacak. Bu anlamda da hayal gerçekle harmanlanacak. Tamamen hayal ürünü olan Füsun gerçek bir evle harmanlanacak aynı Kemal’in eşyaları gibi…Yanılıyor olabilirim ancak bence Pamuk’un bu hayal romanı bekli de yazarların ressamlara karşı duydukları kıskançlığın sonucu olarak bugün yeni kapılar açıyor, tebrikler OrhanBey!Centre de Cultura Contemporànea de Barcelona: www.cccb.org

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!