Sinemanın genç yeteneklerinden Kenan Ece - womenist.net 

Sinemanın genç yeteneklerinden Kenan Ece

Son dönemde özellikle televizyonda yayınlanan Samanyolu dizisinde kendinden daha çok söz ettirmeye başlayan Kenan Ece ile sıcak bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisi bize yurtdışındaki yaşamından, Namık karakterinden ve özel yaşantısından bahsetti.













None Artık çok popülersiniz? Bu sizi rahatsız ediyor mu? Özel hayatınız bundan nasıl etkileniyor?
Rahatsız etmiyor, keyfini çıkartmaya bakıyorum.  İnsanların yaptığım işi takdir etmeleri hoşuma gidiyor.  

“Yüreğine Sor”  filminde Karadenizli bir genci canlandırıyorsunuz? Bu şive ile konuşurken zorlandınız mı? Bu role nasıl hazırlandınız?
Şive için çok çalıştım. Bol bol Cayeliler Derneğine gidip sohbet ettim. Senaryonun Çayeli şivesiyle okunmuş halini arabamda, uyurken tekrar tekrar dinledim. Günlük hayatımda şiveyi kullanmaya çalıştım. Sonunda kaptım ve çekimlere başladığımızda şive konusunda çok zorlanmadım.  Bıçak horonu için Hakan Eratik’le çok ter döktük; öğrenmesi zor bir dans. Bence filmin en güzel sahnelerinden biri olmuş. 18.yüzyılda yaşamış Karadenizli köylü bir genci canlandırmak benim için oyunculuğumun sınırlarını genişleten bir rol oldu.  Bir şekilde yörenin muhteşem ama aynı zamanda doğası beni kabul etti ve Mustafa’yı yaratabildim. İstanbul’a döndüğümde kendimi Mustafa’yı özlerken buldum.

Beraber olacağınız kişiden neler beklersiniz? Nasıl tiplerden hoşlanırsınız?
Bana kendimden alan bırakan, nefes aldıran, sürekli benden bir şeyler beklemeyen özgüveni yüksek, güçlü kadınlardan hoşlanırım. Beni geliştiren, yol gösteren, bana ilham veren biriyle beraber olmak isterim. Her şey karşılıklı tabii...

Sizin sinemada idolünüz var mı?
Sinemada idolüm diyebileceğim oyuncu Marlon Brando. Daniel Day-Lewis, Jeremy Irons, Robert De Niro, Christian Bale gibi oyuncuları çok beğeniyorum.

None Oldukça donanımlı bir oyuncusunuz ve bu konuda yurt dışında da okudunuz. Neden orada kalmadınız? Türkiye’de oyunculuktan beklentileriniz neler?
Türkiye’de kendimi tanıtmamın zamanı geldiğini hissetim ve döndüm. Dizi sektörü bir patlama yaşarken,  Türk sineması üretim ve kalite olarak bir yükseliş donemi yaşıyor. Dolayısıyla bir oyuncu için kendini göstermenin tam zamanı! Yurtdışında biriktirdiğim donanımı Türkiye’de ortaya çıkartıp daha da geliştirmek istiyorum.  Hedefim hem Türkiye’de hem de yurtdışında çalışabilen bir oyuncu olmak.

Samanyolu dizisindeki Namık rolü ile oldukça sinsi ve pek de iyi olmayan bir karakteri canlandırıyorsunuz. Bu rolü oynarken zorlandınız mı?
Namık’ın içimi kararttığı anlar oluyor doğrusu. Fakat bütün karanlığına rağmen Namık’ta bir şeytan tüyü var, onu ortaya çıkartmak bazen zor ama keyifli oluyor.  Aslında Namık oldukça katmanlı bir karakter çünkü çelişkileri var ve bu çelişkilerden kurtulmak istiyor, kendine göre çıkış yolları arıyor.  Namık oyuncuya malzeme veren bir karakter.

Üniversitenin ardından da New York’da yaşadınız. Neden İrlanda? Bu iki farklı ülkelerdeki yaşamınızdan bahseder misiniz?
İrlanda kendi kontrolümün dışında,  hayatın akışının beni götürdügü bir ada.  İrlanda hakkında U2’nun dışında Oscar Wilde, Samuel Beckett gibi yazarların dışında hicbirsey bilmezken kendimi İrlanda’da buldum. Is dolayısıyla gittim. İki sene bir enerji şirketinde çalıştım. Bu sırada oyunculuk derslerine devam ediyordum ve iki yılın sonunda “Fair City” dizisiyle oyunculuk kariyerime başladım.  İki yıl oyunculuk yaptım Dublin’de ve böylece hayatım boyunca unutamayacağım dört yıllık bir dönem yaşadım İrlanda’da.  2000’lerin başında, çok çalkantılı bir döneminde Amerika’da öğrenci hayatı yaşadım. Kendimi çok geliştirdim ama Amerika kaynıyordu, bir türlü kendimi bulamadım orada.  Amerika’yı bazı yönleriyle özlüyorum ama Dublin ikinci evim diyebilirim.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!