|
Yapacak onca işimiz, düşünecek bir ton şeyimiz yokmuş gibi ‘iphone mu Blackberry mi’, ‘New York mu Londra mı’, ‘Facebook mu Twitter mı, ‘Louboutin mı Manolo mu’, ‘Avrupa Yakası mı Anadolu mu’ vb. sorulara nedense bir şekilde yanıt vermemiz, illa ikisinden birini seçmemiz gerekir. Ikilemleri hiç sevmem ama bu soruların hepsine cevaplarım net: iphone, New York, Twitter, Louboutin ve tabiki Avrupa yakası. Ama soru ‘ayakkabı mı, çanta mı’ olduğunda cevabım o kadar da net olamıyor, malesef. İlla birini seçmemiz mi gerekiyor? Pas.
Aslında elma ile armutu kıyaslamak gibi bir şey ayakkabı ile çanta karşılaştırması... Tamam, ayakkabı tutkusu tartışılmaz, gerekirse ben de yemem içmem, o sezonun o trend modelini rüyalarıma sokar, geç kalmadan alırım bir şekilde. Belki topu topu üç defa giyerim sadece ama alırım o anki hevesle. Giymesem de dolaptaki varlığını bilmek yeterlidir benim için ama çanta öyle değil işte. Çanta bir yatırımdır. Almış olmak için, ani bir hevesle, gelişi güzel alınmamalı bir çanta. Quantity değildir çanta da önemli olan, quality’dir bence. 200 ayakkabım olsun ama aşağıda listelediğim 10 ‘it’ çantam olsun yeterdir. Fazlasına ne gerek...
Siyah, gri, bej, taba rengi severim çantada. Resimlerden de fazlasıyla belli değil mi? Monogram çanta sevmem, hiç sevmedim, sevmeyeceğim de. Anlamsız geliyor çok. O yüzden de listeye almadım Louis Vuitton Speedy’yi. Çantanın modeli, derisi, tasarımı değil midir o çantayı ‘it’ yapan? Önü, arkası, her yeri logo ile kaplı çanta neden çılgınca sevilir? Logo merakı olsa gerek... Bende yok o merak.
‘it’ bag denince, işte bunlar geliyor benim aklıma:
Hermès– Birkin Balenciaga – Motorcyle Marc Jacobs – Stam Mulberry – Bayswater YSL – Muse Alexander Wang – Coco Chloé– Paraty Chanel – Quilted 2.55 YSL – Easy Proenza Schouler – PS1
Seçmek lazım mı bunlar arasından da? O zor işte. Şu an en çok istediğim üç çantayı yazayım o zaman, ikileme girmeden, renk belirtmeden. Proenza Schouler – PS1, Chloé – Paraty ve Alexander Wang – Coco. Eşe, dosta duyurulur.
|