Pozcu Adamlar - womenist.net 

Pozcu Adamlar

Daha iki gün önce sevişmişsinizdir. Telefon, mesaj, herhangi teknolojik kanaldan iletişim yok. Tak o gece, hiç de beklemediğin yerde karşına çıkıp ‘Merhaba!’ der. ‘Aradım, ulaşamadım.’








None Yanımda duran, yanıma sığınan, yanımdan kaçıp içime bakan, yanımda yürüyen, sol yanımdaki adamlar. Oda&kahvaltı hizmeti verilmeyen evimde bütün kapıların üzerine boş yer yok levhaları yerleştirdim. Buyrun dedim sizi kütüphanede ağırlayım. Klasiklerden, Ru edebiyatından, modern Amerikan öykücülerinden, Nick Hornby’den bahsedelim. Kimisi heyecanla masaya kuruldu, diğerleri tuvaletin yolunu sordu.

Gözünün içine baktım. “Bu!” dedim. Görebileceğinin en iyisi. Sonrası kalbin ritmi gibi bir aşağı, bir yukarı. Tehlike, heyecanları da yalnızlık kadar tutkulu yaşayabilmekte. Kadın, bugün çiçekli elbise giyecek, yarın pespaye. Elimi tuttu, tenine değince içimi ürperten adam. “Ben geçtim.” dedi çok şekerli aşklardan.

Şimdi mendil bende. Bu adamı inanmalı da mı öpmeli, inanmamalı da mı dürtmeli. Yağ satsam bal satsam, geçmiş sussa da ben yatsam.

None Mırın kırın. Bütün bildiği. Gel gezelim desen başı ağrır, tavuk yaptığında lahmacun siparişi verir, film kiraladığında uykusu gelir. Bir türlü doğru zamanda, doğru ruh halinde olmayı beceremez ya da belki de işine gelmez.

Cool takılıyordu. Elini tutmuyor, ceketini vermiyor, çaya kaç şeker attığını bilmiyordu. Sonra yanına o adam yaklaştı. “Bu gece ne kadar güzelsin?” cümlesiyle. çakma Teoman’ın, evinin adamı olmayan adam. Sonraki iki gün dibinden ayrılmadı.

En yakın arkadaşındı, yanında soyunurdun, aldattığın erkekleri anlatır, bırakılınca onun yanında teselli bulurdun. Sonra bir gün “When Harry Met Sally” modeline bağladı. Sana aşık oldu. Üç gün, çıtır kız, New York ofisinden teklif gelene kadar.

“Tehlikeli kadınsın.” dedi. Elindeki şat bardağını kaldırarak “sana” diye ekledi. Gülümsedim, sinirle. Onun için belli ki anlamı olan kelimeleri düşünerek bara yollandım. Arkamdan geldi. İki votka daha. Unutmak istedim, az önceki açıklamaya neden olan konuşmalarımızı. Gitmedi, “Ya alışkınsın.” dedim “Ya da bağımlı.” “Bana öyle bakma.” dedi. Çevirdim başımı. Uzaklaşmadı bir türlü. Dibime sokuldu.

None Aylardır flört etmektesin. Onlarca gece, bardaklarca şarap, dakikalarca sözcük tükettin. Taksinin kapısını tuttu, ‘Evde misin?’ kontrollerini yaptı, ‘Seni görmek her zamanki gibi zevkti.’ mesajlarını yolladı. Yanında değil.

Tuhaf bir dengeniz var. Gittiğin her yerde karşına çıkar. Uzun uzun sana bakar. Parmaklarının duruşunu, ayakkabılarını, elbisenin kıvrımlarını (biraz da eleştirel gözle) inceler. En ufak hatanda, mesela o gün Flavio by Lokal'de yediğin roka salatasından göbeğin hafif çıkmışsa, hatanı yüzüne vurur: “Sen kilo mu aldın?”

Arkadaşının arkadaşı. Öbür arkadaşının da arkadaşı. Sen biliyosun o seni beğendi, o biliyor sen onu. Ne bir yemeğe çıkıldı, ne sergi gezildi, ne de kapı önünde sigara içildi. Anca Facebook’tan mesaj “cuma günü gördüm seni çorapların çok güzeldi.”

Ne desen yanlış. Sussan yanlış. Konuşsan, arkadaşlarınla alışverişe çıksan, o gece annende kalsan, yılbaşı için Berlin’e gitsen, kitapçıda iki saat geçirsen, yazsan, Radiohead kliplerini beğensen, Nick Hornby okusan, Moleskine kullansan, onunla olsan, ondan ayrılsan, yanına taşınsan, yanından taşınsan... Yanlış.

Ne oldu? İlişki istemiyordu. Daha ilk şişe şarabınızda öyle dememiş miydi? Aradan geçen bir ay, dört beş yemek, iki üç konser. Cumartesi çiçeklerle kapında dikildi. “Sevgilim ol.” Hadi ordan.

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Erkeklerin sizden istedikleri bazı şeyler var ama asla ne olduklarını söylemeyecekler!

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Hayranlık!

Evet, bizler iltifat duymaya bayılıyoruz çünkü onları sonuna kadar hak ediyoruz. Ama her ne kadar dile getiremeseler de erkekler ...

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!