“Gelecek vaadeden” bir takı tasarımcısı Örge Tulga - womenist.net 

“Gelecek vaadeden” bir takı tasarımcısı Örge Tulga

Ruhunun sesini dinleyip radikal bir kariyer değişikliğine giderek takı tasarımına başlayan genç bir kadının öyküsü…

None Bilgi-işlem sektöründe çalışırken nasıl böyle bir kariyer değişikliğine gitme kararı aldınız?
İstanbul’ da bu konuda yol almış isimleri araştırdım ve Zeynep Erol takı tasarım atölyesinde kurslara devam etmeye başladım. Zeynep’den, mum ve metal ile çalışma tekniklerini öğrendim. Bir sene sonunda biraz daha derine inmeliyim diye düşündüm ve Kapalıçarşı da iki ustanın verdiği derslere katıldım. Sonra ki iki sene de Urart firmasının kurucusu Mehmet Kabaş ile çalışma şansını yakaladım. Ondan da koleksiyon yaratmanın inceliklerini öğrendim. Üretmenin keyfini aldım bu dört sene boyunca. Hobi olarak genç kızlığımdan beri ilgilendiğim takı takmanın takı üretmek aşamasına geçip mesleğim haline geleceği hiç de hayallerimde yoktu aslında. Üniversitede matematik ağırlıklı bir eğitim almıştım.  Ama aldığım eğitim, analitik bir kafa yapısı ile düzenli ve sistematik çalışmayı öğretmiş bana, çok faydasını gördüm. Mesleğime başladıktan sonra hayallerim genişledi. Varmak istediğim noktaları içten içten hayal ettim, ruhumun sesini dinledim. Müşterilerimden biri bana “ siz matematik ağırlıklı bir bölümde mi okudunuz?” diye sormuştu. Tasarımlarımdan hissedildiğini ifade etmişti.

None Örge Tulga ismine ilk kez bir Fransız dergisinde gelecek vadeden mücevher tasarımcılarına ayrılmış bir konuyu okurken rastladım. O an çok heyecanlandığımı ve itiraf etmeliyim ki biraz da gururlandığımı hatırlıyorum. Zaman içinde hep aklımda kendisiyle bir röportaj yapma fikri vardı. Fakat nedense bunu bir türlü gerçekleştiremedim. Bu süreçte de Örge Tulga ismi her yerde karşıma çıkmaya başladı. Ve sonunda kendisiyle sizin için çok hoş bir söyleşi gerçekleştirebildim.

Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?
1964 Ankara doğumluyum. İlkokulu Fransız okulunda liseyi de gene Fransızca-Türkçe eğitim veren Tevfik Fikret Lisesinde tamamladım. Daha sonra O.D.T.Ü. İstatistik bölümünü bitirip iş hayatına atıldım. 7 sene bilgi işlem sektöründe çalıştım. 1988 yılında evlendim ve iki kızım oldu. Büyük kızım 20, küçük kızım 15 yaşında. 1994 yılında eşimin işi dolayısı ile İstanbul’a taşındık. İstanbul’da da bir yıl kadar Microsoft firmasının eğitim faaliyetlerine “freelance” hizmet verdim. İkinci kızımın yuvaya başlaması ile ben de hobim olan takı tasarlamak ile ilgilenmeye başladım.

None Son hazırladığınız koleksiyona küre adını vermişsiniz. Küre sizin için ne ifade ediyor?
2006 yılı sonunda “hayal” koleksiyonumu çıkardım. Bu koleksiyon, mikro organizmaların mikroskop altındaki görüntülerinden yaratılan desenlerin küreler üzerine yansıtılması ile oluştu. Değişik büyüklüklerde 18 ayar altın ve 925 ayar gümüş kürelere oniki kadar ayrı desen çalıştım. Küre sanırım benim bilinçaltımda iz yapmış geometrik obje. Genç kız iken hatırlıyorum kocaman tahta küreleri parlak renklere boyar iplere dizerdim ve havalı kolyeler yapar takardım. Tasarımlarımda sert köşeler hiç yok. Karakterimin yansıması olduğunu düşünüyorum. Genelde amorf, yumuşak ve doğal kıvrımları tercih ediyorum. Kürenin kusursuz simetrik ve aynı zamanda yumuşak görüntüsü beni bu objeyi kullanmaya itiyor diyebiliriz.

None Paris maceranızı biraz anlatır mısın?
“Hayal” koleksiyonum burada çok ilgi gördü. Yurt dışında da bu çalışmalarımı sergilemem gerektiğini düşündüm ve fuarlara katılma kararı aldım. 2007-2008-2009 ve bu yıl Paris’de ve bir kere de Milano da olmak üzere 7 fuara katıldım. Bu fuarların birinde RMN (Fransa Müzeler Birliği) yetkilileri, Louvre müzesinde bulunan İznik seramikleri koleksiyonu desenlerinin kullanılacağı bir koleksiyon yapmamı istedi. Ürünler yeni açılacak olan Louvre Müzesinin İslam Eserleri bölümünün mağazasında sergilenecekti. Uzun araştırmalar ve karşılıklı mutabakatlardan sonra son koleksiyonum “Sır” ortaya çıktı. Yetkililerden de geçer not aldı ancak proje 2012 ye atıldı. Türk sanatında çok önemli bir yeri olan İznik seramikleri ile ilgili böyle bir projede çalıştığım için çok mutlu oldum “Sır” koleksiyonumu geçen sene katıldığım fuar ile birlikte sergilemeye başladım. 2009 yılı kasım ayında Figaro gazetesinin Style bölümünde “Fransa da dikkat çeken yabancı tasarımcılılar” başlığı ile benim de içinde olduğum tasarımcılar haber yapıldı. Tabii bu gelişmeler beni motive ediyor. Ayrıca internet ortamında bloglarda da haberlerim çıktı.

None Tasarımlarınız şu an nerelerde satılıyor. Bu mağazalara yenileri eklenecek mi?
Sekiz sene içinde 8 koleksiyon çıkardım. Hepsi birbirinden çok farklı ama genel olarak “zarif ve orijinal” olma özelliği ile çağdaş ve aynı zamanda klasik yansıma tümünde göze çarpıyor.

Tasarımlarım şu anda İstanbul da kendi atölyemde, Sofa Antik Galeri, Midnight Express mağazalarında satılıyor. Paris’de Elsa Vanier Galerie ve Art Live Gallery de ayrıca gene Paris, Lyon, Annecy, Bordeaux gibi şehirlerde butiklerde yer almakta. Dubai Bloomingdales de bir ay içinde gözlüklerim satışa çıkacak. Ayrıca İstanbul’da organize edilen sergilere ve değişik organizasyonlara katılıyorum. www.orgetulga.com detaylı bilgilere ulaşılabilir.

None Gelecek için ne gibi projeleriniz var?
Sekiz sene içinde amatörce sevdiğim ve keyif aldığım hobim,  profesyonel mesleğim haline geldi.   Böyle bir süreç yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.  Yaratıcı tarafımın beğenilmesi ve destek görmesi hayatımın birçok alanında beni çok besledi.  Mesleğimin çevresinde yarattığım dostluklar çok değerli benim için. Sanırım en tatmin edici taraf da,  kendim olmaktan ödün vermeden yürüttüğüm tasarım çalışmalarımın beğeni görmeye devam etmesi.  
Önümüzdeki günlerde yurtdışı faaliyetlerime devam edeceğim aynı zamanda ürünlerimi internet ortamında satışa sunacağım.

Nazlı Şatıroğlu

Triwa'nın Yeni Saat Koleksiyonu

Triwa 2013 Yaz Saat Koleksiyonu

None Eteklerle, jeanlerle, pantolon ve elbiselerle, hafta içi, hafta sonu günün her saati kullanacağınız "yaza özel" saatleri düşünün. İşte o saatlerden ...
Triwa'nın Yeni Saat Koleksiyonu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!