Eve dönüş - womenist.net 

Eve dönüş

Canım kuşum, Nasılsın oralarda? Arada yazamadım zira tam aradaydım. Kendini ne orada ne burada hissettiğin olur mu bilemiyorum?

None Hani bir yerdesindir ama değilsindir, neredeysen de hep başka yerdesindir, sonuçta da hiçbir yerdesindir. Ben işte oradaydım, böyle olunca da “yazı yazmak ne mümkün” oldu.

Yazıyorum diye sanma ki her şey tamam, geri geldim. Sadece habersiz bırakmayayım dedim.

“Ne oldu 2 aydır?” dersen, çok şey ve hiçbir şey! Aradayım ya, nereden baktığına göre değişiyor. Ama en önemli değişiklik taşınma olayıydı.

Mektuplara bu ev taşıma olayı ile başlamıştım. Şimdi sıra eve geri dönüşe geldi.

Bir heyecan, bir programlanma ve programlanamama, (tabi ev taşıyanlar ve tadilat yapanlar ancak anlar, bu iş 5 bilinmeyenli denklemden beter.) Ve bir türlü o son adımı atamama hali ile beni biraz yordu.

Bu sırada başka bir olayda, yeni bir şeye başlamanın verdiği tatlı heyecan ve yeni başlangıcın verdiği hafif huzursuzluk hissiydi. Yani bir taraftan bakınca “Ne güzel, yaşasın!”, hali ve “Ya ne lüzumu var, işte burada da iyiydik!” durumu ve bunu çaktırmamanın telaşı. Kol kırılır, yen içinde kalır ya, işte öyle bir şey.

Gelmek istediğim konu şu aslında, her yeni başlangıç, konu ne olursa olsun, mevcut alışkanlıklarımızla bazı bazı çatışabiliyor ve o alışkanlıklarımız bizim elimizi ayağımızı bağlayan şeylere dönüşüp hareket kabiliyetimizi iyice kısıtlayabiliyor. Sonuçta da ne orada ne burada, 2 ayağı bir derede, heyecanlı mı desem, panik mi desem, kabız hiç demesem bir hale gelinebiliyor. Yani kötü alışkanlık, iyi alışkanlık fark etmiyor, icabında hepsi aynı kapıya çıkabiliyor.

Ayrıca, yeni başlangıçlarda, yeni alışkanlıkların oluşmasını gözlemlemek de enteresan, sanki bu eski alışkanlıklar az iç açıyormuş gibi başımıza, hayatımıza giren yeniliklerinde oturması için yeni alışkanlıklar gerekiyor. Örneğin yeni koltuğun en rahat köşesini aramak, ve hangi köşesinin kime alışkanlık yaptığını izlemek. – öyle olmalı ki o köşe ile buluşma olmayınca, hiçbir yerde kendimizi rahat hissetmeyelim ve yeni esaret tadında alışkanlıklar yaratalım- “O yer benim, hayır geçen günden beri ben oturuyorum” kavgalarının kökeni ( ki her evin “Olmazsa olmaz Top 10” larını oluştururlar) buraya dayanır. Yine gözlemlediğim bir başka şey de bu olay. Ailemizin her yaş grubu üyesi için geçerliliğini koruyor. Yani iş alışkanlığa geldi mi, akıl ne yaşta, ne başta…

Kişi hem hatalarından hem alışkanlıklarından ders alabilmeli, ama nerede???

Hanimiş benim en sevdiğim koltuk köşem?!

Sonuç olarak, bu yazışmadığımız zaman zarfında, ben çoğunlukla bıyıkları kesilmiş kedi kıvamında, ne orada, ne burada, eski alışkanlıklar ile yeni oluşmamış alışkanlıkların oluşma aşamasında, garip hisler içinde ve aynı zamanda teknik işlerin yer aldığı 5 bilinmezli denklemler içinde nasıl sana yazsaydım ki??

İşte böyle kuşum, umarım gelecek haberleşmemize kadar, ben yeni alışkanlıklarımı yerleştirmiş, koltuğumun en rahat köşesini bulmuş olurum.

O zamana kadar, bu “aralar”dan oralara çok çok sevgiler!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!