22 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Yaşam önceki sayfaya geri dön

Medeniyet mi mecburiyet mi?

Bizi kovalayan korkaklığımız mı, rahata alışmak mı?
Bir küçük kavanozun içinde çırpınıp duruyoruz. Çıkamayacak olsak bile tepesine, yine de içimizdeki medeniyet yalanına alışmış çocuk bir diğerinin üzerine basmaktan çekinmiyor.
Tartışmaları bir kenara bırakırsak o ilk maymundan bugüne kandırılmaktan vazgeçemedik. Sürekli fazlasını  isteyen ruhumuz aslında medeniyetin en üst noktası olan doğalı  reddederek mecburiyetlere sapmak zorunda kalmıştır.  
 
Medeniyet kolaylıktır, rahatlıktır, yeniliktir, sürekli değişimdir. Fakat geri dönüp baktığımızda bu rahatlığın, genişliğin mecburiyete dönüştüğünü görüyoruz. Çünkü  arabayla gezdikçe, yürümek yorucu oluyor. Elmalarımızı komşu amcanın  manav dükkanından almaya alışınca, yüce ağaçların kollarına dolanıp bir yeşil güneş koparmak ürkütücü geliyor.  
 
Minik adımlarla, teker teker eklenen çakıl taşlarıyla mecburiyetimiz, ürkekliğimiz daha çok artıyor. Arada bir hatırlıyoruz asıl medeniyetin özgürlük olduğunu.
 
Güneş değince içimize, kamaşınca gözlerimiz ışıklardan, deniz kıyısına, ormanlara en savunmasız ve en sade halimizle atıyoruz kendimizi.

Şimdi siz söyleyin bu yaşadığımızı, neymiş adı; medeniyet mi mecburiyet mi?...


Kısıtlı kabilesinde her gün  rüzgarın nefesi ile güne uyanan koyu renkli şekildaş acaba daha mı şanslı ki yaşamın tüm renklerini tüm nefeslerini tüm akıntılarını tüm geçitlerini doyasıya yaşıyor. Yoksa ilk ışığa çıktığında bu şansı mı yazılmıştı ellerine ki başka seçim şansı bırakılmamıştı.
 
Medeniyetten vazgeçmek artık imkansız. Sadece rüzgarın nefesi ile güne başlamak  her minik taşın bedenimizin sütunlarında bırakacağı izlere alışmak artık çok zor. Medeniyetin içinde mecburen var olan bizler için seçim yapmak sadece güneşin ışıkları çıktığında ya da ayın şavkı kar tanelerine vurduğunda doğaya dönmekle kısıtlı.
 
Yaşamın ve bu hayatın tüm taşlarına tüm mecburiyetlerine hatta medeniyetin getirdiği bu koşturmaca zorunluluğuna rağmen bir anlık dahi olsa yaşamak paha biçilemez bir mecburiyettir ki ne büyük şans bize medeniyet henüz bizim zamanlarımızda yaşamaya izin veriyor gelecekte belki de medeniyetin mecburiyetleri ile yaşamaya da zamanımız kalmayacak.
Şimdi siz söyleyin bu yaşamak mecburiyet mi medeniyet mi?

Ayşenur Ilgaz

Etiketler:
doğa
yaşamak
medeniyet
mecburiyet




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Doğa sporları malzemeleri için adresler!

Veganlar ilk kez 1 Kasım Dünya Vegan Günü'nde buluşuyor!
  Yaşam- Diğer makaleler Bütün makaleler
Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!
  Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmiş olsanız da olmasanız da, başınıza gelen bazı olaylar bugünkü hayatınızda karşılaştığınız problemlerin nedeni olabilir
   
Eski İstanbul’u arayanlar burada buluşuyor
  Aktaş Boğaziçi Evleri, ahşap köşkleri, mor sümbüllü bahçeleri, lezzetli balıkçıları ve deniz kokan havası ve sahile 15 dakika yürüme mesafesi ile sizi keyifli bir yaşama davet ediyor
   
Tirbuşon gerektirmeyen şarap şişeleri!
  Yazın keyfi, çevir-aç kapak özelliğine sahip Vinkara şaraplarıyla çok daha güzel çıkacak
   
Balya Organik yanı başınızda!
  Sürdürülebilir yaşama tam desteğini veren bir organik market, aynı zamanda samimi ve sıcak bir kafe
   
En lezzetli tarifler Perabulvari.com’da!
  Pera Bulvarı’nın Limonlu ve Bezeli Tart tarifini çok seveceksiniz.
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin