Prens Philip: Edinburgh Dükü’nün ilginç geçmişi… - womenist.net 

Prens Philip: Edinburgh Dükü’nün ilginç geçmişi…

Prens Philip’in bugüne kadar pek konuşulmamış ve Yunanistan’da başlayıp İngiltere’de devam eden ilginç yaşam hikayesinin detayları...

None Kraliçe İkinci Elizabeth, İkinci Dünya savaşından iki yıl sonra 1947 yılında Philip Mountbatten isimli bir teğmen ile evlendiğinden bu yana neredeyse 57 yıl 206 gün geçti. Bu genç teğmen ise o günden itibaren bir Mountbatten olmak yerine, Edinburgh Dükü Prens Philip olarak anılmaya başladı.

Bugüne kadar sarayda ve Birleşik Krallık’ta hep saygıyla anılan ve yakın gelecekteki Kral’ın babası, Prens Philip, aslında her Avrupa soylusu gibi Kraliçe ile de uzaktan akraba idi.

Ancak onun, bize yani Türklere karşı, ilginç kılacak ve bugüne kadar pek konuşulmamış veya araştırılmamış çok ilginç de bir geçmişi var.

Prens Philip, Kraliçe ile evlenmeden önce bir Yunan Prensi idi… Evet yanlış okumadınız bir Yunan Prensi. Nasıl mı, anlatalım;

Prensimiz 10 Haziran 1921’de Yunanistan’ın Korfu adasında “Villa Mon Repos” 'da dünyaya gelmiş. Bir Rum Ortodoksu olarak vaftiz edilen Prens Philip’in babası, Yunan Kralı Birinci Konstantin’in kardeşi, Danimarka ve Yunanistan Prensi Andrew idi. Bizim ilgi alanımız da işte bu, babası...

Baba Prens Andrew 1900’lerin başında Yunan ordusunda görevli bir asker, çok yüksek rutbeli bir subay. Prens Philip’in babası Andrew, genç yaşlarda katıldığı Yunan ordusunda ilk olarak 1913 yılında Balkan savaşına katılmış.

Şimdi Balkan Savaşı’nı biraz hatırlayalım; iki aşamalı olarak 1912-1913’te çıkan bu savaşta Osmanlılar’a karşı savaşan Bulgarlar, Sırplar ve Yunanlılar vardı. Savaş sonunda Osmanlılar Balkanlar’da toprak kaybetmişlerdi. Balkan Savaşlarında görev alan Prens Andrew yani Kraliçe Elizabeth’in kayınpederi, işte bal gibi bizim atalarımızla savaşan bir Yunan subayı imiş. İş bununla da kalmamış, Prensimiz 1919 yılında artık neredeyse en üst komuta kademesinde yeraldığı Yunan kuvvetleri ile birlikte bu sefer de ülkemize saldırmış. 30 Ağustos 1922’de Yunan kuvvetleri denize gerçek anlamda dökülene kadar süren Kurtuluş savaşımızda da aktif rol oynamış. Andrew, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Yunan Kuvvetleri’nin İkinci Ordu Komutanı olmuş. 19 Eylül 1921’de bir üst komutanının bozguna uğrama paniği altında verdiği saldırı emrine karşı gelmiş ve kendi planını uygularken uğradığı bir Türk saldırısı sebebiyle emrindeki ordusu ile geri çekilen Prens Andrew, Atatürk’ün zaferi sonrasında, Yunan yenilgisi ve büyük bozgunla bu kez de ülkesinde bu yenilginin sorumluları arasında sayılmış.

1922’de Anadolu’daki yenilgi sonrası yapılan bir darbenin ardından değişen Yunan yönetimi ve hükümeti, Prensi emirlere itaatsizlik ile suçlamış ve sonunda da Andrew ve ailesi için sürgün cezası çıkmış. Zaten amcası Yunan Kral’ı Birinci Konstantin’in de tahttan indiği bu sürteçte aile de Fransa’ya sığınmış. Akrabalarının bulunduğu İngiltere’ye gelen ise Prens Philip olmuş. Mountbatten soyadını alan ailenin kızlarının çoğu ise Almanya’ya yerleşmiş.

Şimdi Kraliçe’nin kayınpederinin safkan bir “düşman” çıktığını görüp de şaşıranlarınız için hikayemizin ikinci bölümüne geçelim. Çünkü Buckingham Saray’ında 57 yıldır İngiltere Kraliçesinin kocası olarak yaşayan Prens Philip’in esasında Kurtuluş Savaşı’nda, Sakarya Meydan Muharebe’sinde savaşan bir Yunan subayının oğlu olması kadar ilginç bir başka aile ilişkisi daha var.

Prens Philip’in dört tane de kızkardeşi var. Bunların hepsi 1930’larda Alman Prens’leri ile evlenmişler. Krallık olmayan Almanya’daki bu eski soylular güç ve etkinliklerini arttırmak için o sıralar yönetimdeki Nazi’lere pek yakınlarmış. Öyle ki Prens Philip’in kız kardeşlerinden biri olan Prenses Sophie’nin kocası, o yıllarda üst düzey bir “Nazi” imiş. SS subayı olan damat, Hitler’in iki numarası Hermann Göring’in gizli servisinin şefi ve hatta korkunç Heinrich Himmler’in yardımcısı olmuş. Yani savaş yıllarında İngiliz donanmasında teğmen olarak savaşan Prens Philip’in kayınbiraderi bu yıllarda onlara karşı savaşan bir Alman SS Subayı imiş. 

Bu durumda Kraliçe Elizabeth’in eski eniştesi ki bu zat savaşta ölmüş, oluşan ilginç durumda ülkesine karşı savaşmış bir “Nazi” imiş.

Bu yüzden ilk bölüm sizi etkiledi ise, ikinci bölümün de İngilizleri etkilemesi lazım… Bu da olmadığına göre boşverin. Belli ki asiller için fazla evlenecek kısmet yok. Kısır bir döngüde belli bir çevre içinde evlenince de böyle ilginç ilişkiler çıkıyor.

Sonuçta yakın gelecekteki İngiltere Kral’ının dedesi yurdumuzu işgale gelmiş bir Yunan generali, eniştesi ise ülkesine karşı savaşmış bir Nazi…

Sağolasın Atatürk…

Sağolasın 30 Ağustos. Sayenizde Kraliçe mutlu bir yuva kurdu.

None Kraliçe İkinci Elizabeth, İkinci Dünya savaşından iki yıl sonra 1947 yılında Philip Mountbatten isimli bir teğmen ile evlendiğinden bu yana neredeyse 57 yıl 206 gün geçti. Bu genç teğmen ise o günden itibaren bir Mountbatten olmak yerine, Edinburgh Dükü Prens Philip olarak anılmaya başladı.

Bugüne kadar sarayda ve Birleşik Krallık’ta hep saygıyla anılan ve yakın gelecekteki Kral’ın babası, Prens Philip, aslında her Avrupa soylusu gibi Kraliçe ile de uzaktan akraba idi.

Ancak onun, bize yani Türklere karşı, ilginç kılacak ve bugüne kadar pek konuşulmamış veya araştırılmamış çok ilginç de bir geçmişi var.

Prens Philip, Kraliçe ile evlenmeden önce bir Yunan Prensi idi… Evet yanlış okumadınız bir Yunan Prensi. Nasıl mı, anlatalım;

Prensimiz 10 Haziran 1921’de Yunanistan’ın Korfu adasında “Villa Mon Repos” 'da dünyaya gelmiş. Bir Rum Ortodoksu olarak vaftiz edilen Prens Philip’in babası, Yunan Kralı Birinci Konstantin’in kardeşi, Danimarka ve Yunanistan Prensi Andrew idi. Bizim ilgi alanımız da işte bu, babası...

Baba Prens Andrew 1900’lerin başında Yunan ordusunda görevli bir asker, çok yüksek rutbeli bir subay. Prens Philip’in babası Andrew, genç yaşlarda katıldığı Yunan ordusunda ilk olarak 1913 yılında Balkan savaşına katılmış.

Şimdi Balkan Savaşı’nı biraz hatırlayalım; iki aşamalı olarak 1912-1913’te çıkan bu savaşta Osmanlılar’a karşı savaşan Bulgarlar, Sırplar ve Yunanlılar vardı. Savaş sonunda Osmanlılar Balkanlar’da toprak kaybetmişlerdi. Balkan Savaşlarında görev alan Prens Andrew yani Kraliçe Elizabeth’in kayınpederi, işte bal gibi bizim atalarımızla savaşan bir Yunan subayı imiş. İş bununla da kalmamış, Prensimiz 1919 yılında artık neredeyse en üst komuta kademesinde yeraldığı Yunan kuvvetleri ile birlikte bu sefer de ülkemize saldırmış. 30 Ağustos 1922’de Yunan kuvvetleri denize gerçek anlamda dökülene kadar süren Kurtuluş savaşımızda da aktif rol oynamış. Andrew, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Yunan Kuvvetleri’nin İkinci Ordu Komutanı olmuş. 19 Eylül 1921’de bir üst komutanının bozguna uğrama paniği altında verdiği saldırı emrine karşı gelmiş ve kendi planını uygularken uğradığı bir Türk saldırısı sebebiyle emrindeki ordusu ile geri çekilen Prens Andrew, Atatürk’ün zaferi sonrasında, Yunan yenilgisi ve büyük bozgunla bu kez de ülkesinde bu yenilginin sorumluları arasında sayılmış.

1922’de Anadolu’daki yenilgi sonrası yapılan bir darbenin ardından değişen Yunan yönetimi ve hükümeti, Prensi emirlere itaatsizlik ile suçlamış ve sonunda da Andrew ve ailesi için sürgün cezası çıkmış. Zaten amcası Yunan Kral’ı Birinci Konstantin’in de tahttan indiği bu sürteçte aile de Fransa’ya sığınmış. Akrabalarının bulunduğu İngiltere’ye gelen ise Prens Philip olmuş. Mountbatten soyadını alan ailenin kızlarının çoğu ise Almanya’ya yerleşmiş.

Şimdi Kraliçe’nin kayınpederinin safkan bir “düşman” çıktığını görüp de şaşıranlarınız için hikayemizin ikinci bölümüne geçelim. Çünkü Buckingham Saray’ında 57 yıldır İngiltere Kraliçesinin kocası olarak yaşayan Prens Philip’in esasında Kurtuluş Savaşı’nda, Sakarya Meydan Muharebe’sinde savaşan bir Yunan subayının oğlu olması kadar ilginç bir başka aile ilişkisi daha var.

Prens Philip’in dört tane de kızkardeşi var. Bunların hepsi 1930’larda Alman Prens’leri ile evlenmişler. Krallık olmayan Almanya’daki bu eski soylular güç ve etkinliklerini arttırmak için o sıralar yönetimdeki Nazi’lere pek yakınlarmış. Öyle ki Prens Philip’in kız kardeşlerinden biri olan Prenses Sophie’nin kocası, o yıllarda üst düzey bir “Nazi” imiş. SS subayı olan damat, Hitler’in iki numarası Hermann Göring’in gizli servisinin şefi ve hatta korkunç Heinrich Himmler’in yardımcısı olmuş. Yani savaş yıllarında İngiliz donanmasında teğmen olarak savaşan Prens Philip’in kayınbiraderi bu yıllarda onlara karşı savaşan bir Alman SS Subayı imiş. 

Bu durumda Kraliçe Elizabeth’in eski eniştesi ki bu zat savaşta ölmüş, oluşan ilginç durumda ülkesine karşı savaşmış bir “Nazi” imiş.

Bu yüzden ilk bölüm sizi etkiledi ise, ikinci bölümün de İngilizleri etkilemesi lazım… Bu da olmadığına göre boşverin. Belli ki asiller için fazla evlenecek kısmet yok. Kısır bir döngüde belli bir çevre içinde evlenince de böyle ilginç ilişkiler çıkıyor.

Sonuçta yakın gelecekteki İngiltere Kral’ının dedesi yurdumuzu işgale gelmiş bir Yunan generali, eniştesi ise ülkesine karşı savaşmış bir Nazi…

Sağolasın Atatürk…

Sağolasın 30 Ağustos. Sayenizde Kraliçe mutlu bir yuva kurdu.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!