Unutmak mümkün mü? - womenist.net 

Unutmak mümkün mü?

Unut benden kalan ne varsa...
Unutmak tesellisidir yalnızlığın...

                                    Ümit Yaşar Oğuzcan

None Bazen unutmayı isteriz, yüreğimiz kor gibi yanarken.

Bazen de unutulmayı isteriz.
Bize dair hiçbir şey hatırlamaması O’na giden tüm yolları kapatacağı için bizim de unutmamızı kolaylaştırır yanılsamasıyla…

Unutmak ne demektir?

Hatırlamamaktır diyelim…

Kimi hatırlarız? Sık düşünmediğimiz, her zaman aklımızda olmayan birilerini ya da bir şeyleri…

Bilinçli olarak bir insanı aklımıza getirmemek, düşünmemek mümkün mü peki?

Aşkta unutmak mümkün mü?

Aşık olduğunuz insanı unutma çabası çaresizce size onu hatırlatmaktan başka işe yaramaz.
Madem çok kolay bulunan bir şey değil, aşk varken neden unutmak ister bir insan?

Bazen kalple akıl çelişir…
Kalbimin sevdiğini aklım kabul etmez bir türlü.
“O sana göre değil.” der. “Bir aradayken mutlu olmamız mümkün değil.” der. “Parası az.” der. “Ailelerimiz uyuşmaz.” der. “Dinimiz, dilimiz, kültürümüz farklı.” der.

Akıl, yüreğe baskın geldiğinde unutma çabası kaçınılmaz olur.

Bazense, sevdiğimiz insan bizi sevmez ya da sevip dururken vazgeçiverir.
Arsızlaşmaktansa unutmak gerektiğine kanaat getiririz.

Her iki insan kendince sever ya birbirini, bazen de sevgi dilleri uyuşmaz.
Birinin sevme biçimi diğerini mutsuz eder. Birlikte olmak aşkın varlığına rağmen mutsuzluğumuzu besler. “Neyleyim böyle aşkı!” deyip unutmak isteriz.

Bazen, sevdiğimiz bu dünyayı terk eder, aşkı da onunla gömmek isteriz.

Sonuçta, unutmanın içimizdeki acıya çare olacağına inandığımız için heves ederiz unutmaya.

Taş gibi sağlam değilseniz eğer, yalnızlığınızı O’na dair anılarla, duygularla yaşamak tüketicidir.

Umutları tüketir, neş’eyi tüketir, yaşam sevincini tüketir en başta…

Unutmak yalnızlığımızı daha katlanılabilir kılar.

Eternal Sunshine diye çok sevdiğim bir film var…

Adam ve kadın aşkla kesişiyorlar, tutuluyorlar birbirlerine ve bilinen sonuç: Ayrılıyorlar.

Kadın kalbindeki bu aşkı O’nsuz yaşayamayacağına kanaat getirdiğinde hafıza silici bir makineye giriyor. Ve adama dair beynindeki tüm anıları sildiriyor.

Adam onun önüne çıktığında da hiçbirşey hatırlamıyor. Adam biraz araştırdığında ve ne olduğunu anladığında aşklarına dair tek taraflı anılara sahip olmak çok canını yakıyor. O da unutmak istiyor ve bu durumdan kurtulmak için kendisi de makineye giriyor.

Buraya kadar her şey iyi değil mi?

Bize aşkı ile acı vermeye devam eden bir insana dair tüm anıları sildirmek, hasta olduğumuzda antibiyotik almak gibi iyileşmemizi sağlıyor sanki…

Filme dönersek…

Adam makineye girdiğinde beyni silme işlemine karşı koyuyor! Bazı anılar silinebiliyor ama o çok sevdiği insana ait bazı anılar silinmemek için direniyorlar.

Aşkın gücü makineyi yeniyor…

Gözümde yaşlarla iki inatçı aşığın yeniden kavuşmalarını izlerken, aşkın bakteriyel değil de, olsa olsa virütik (“viral” desek daha iyi olabilir. Size bıraktım.) bir hastalık olabileceğini düşündüm.

Antibiyotik benzeri unutma kürleriyle iyileşmesi mümkün değil yani. (Antibiyotikler sadece bakterileri etkiler. Virüsler ise sürekli yapılarını değiştirdikleri için antibiyotiklerle yok edilemezler.)

Antibiyotik benzeri unutma kürleri ne mi?
Mesela, yeni insanlarla ilişki denemeleri, mekân değiştirmeler, her türlü beyni uyuşturma yöntemi vs.

Aşk acısı virütik bir hastalığa benziyor bence…

Kurtulmanın tek çaresi bağışıklık sistemini güçlendirmek.

Bazen aşkımızı öyle çok unutmak isteriz ki, O’nu gördüğümüzde duvara baktığımız gibi boş boş bakabilmeyi her şeyden çok dileriz…

İsteğimizin gücü bağışıklığımızın gücü olur, unuturuz…

Er ya da geç…

Bazense unutmayı reddeder, beynimiz, kalbimiz, tüm hücrelerimiz…

Unutmayı istemeyiz…

Söylediği sözleri kafamızda evirip çevirirken buluruz kendimizi.

Duruşu, bakışı son bıraktığımız gibi canlılığını korur, zihnimizde ve kalbimizde…

Defalarca kendi makinelerimizi kurar, çalıştırırız unutmak için…

Beceremeyiz…

Ne için direniriz? Ya da direnen hangi parçamızdır bilemeyiz?

Unutmanın yalnızlığımızın tesellisi olduğunu biliriz bilmesine de unutmayı beceremeyiz…

Teselli bulmuş bir yalnız olmaktansa, hâlâ aşık kalmayı ve acı çekmeyi tercih ederiz…

Unutmanın boş odalarında dolaşmaktansa, dolu bir kalbe hapis kalmayı seçeriz…

Aşkı yaşarken unutup unutamayacağımızı hiç bilemeyiz.

Bazen bizi en çok sevene, bazen canımızı en çok yakana, bazen bizi hiç unutmayana, bazen de bizi en çok mutlu edene çıkar piyango…

Unutmak mı, unutamamak mı, unutulmamak mı esas kazançtır sizce?

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Erkeklerin sizden istedikleri bazı şeyler var ama asla ne olduklarını söylemeyecekler!

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Hayranlık!

Evet, bizler iltifat duymaya bayılıyoruz çünkü onları sonuna kadar hak ediyoruz. Ama her ne kadar dile getiremeseler de erkekler ...

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!