|
|
 |
|
Tutkuların adamı Jean Denoyer |
| İstanbul’a ilk kez gelen; New York’ta ki Fransız Brasseri’lerinin kralı Jean Denoyer, womenist’le İstanbul’da lokanta açma planlarını paylaştı. |
NewYork’tan California’ya dek tüm Amerika kıtasına izini bırakmış Fransız asıllı bir restoran işletmecisi Jean Denoyer. Restoranlarının müdavimleri arasında Jacqueline K. Onassis ve Catherine Deneuve gibi isimler ayrı bir yere sahip. Restoranlarının diğer müşterileri arasında Bruce Springsteen, Sigourney Weaver, Rod Stewart, Jude Law, Trish McEvoy, Diane Lane, Bruce Springsteen, Sigourney Weaver, Kim Catrall, Giorgio Armani ve Anette-Oscar de la Renta ‘yı sayabiliriz. Jean Denoyer için NewYork’ da gerçek Fransız brasserie’sini açan ilk kişi desek pek de yalan söylemiş olmayız. Onun tutkuları restoranlarının isimleri için ilham kaynağı olmuş. Art deco tarzının en önemli tasarımcısı Émile-Jacques Ruhlmann’ dan esinlenerek NY’da Rockefeller Center’da bir brasserie açarak Brasserie Ruhlmann adını vermiş.. Vietnam mutfağının lezzetlerini sunan Le Colonial adlı lokantasının da ‘’Indochine” ve “Lover,” adlı filmlerden esinlenerek koymuş. La Goulue adını da Paris’teki La Moulin Rouge da kankan dansı yaparak masalar arasında gezen kadınlardan esinlenmiş.
NY’a çok genç yaşınızda taşınmışsınız? Neden böyle bir kara verdiniz?Ben Paris’te bir otelde doğdum ve büyüdüm. Her gün uyanıp kahvaltı edip lobiden geçerek, concierge görevlilerine günaydın diyerek okula gittim. Çok farklı bir hayattı. Büyükbabam Paris’te bir otel inşa etmişti. Babam ve kız kardeşleri de oteli yönetiyorlardı. Babam otelle çok ilgilenmediğimi düşündüğünden benim Paris2in 25 mile dışındaki çiftliğimizde çiftçi olamama karar verdi, ancak ben çok isteksizdim. Oraya gidip yaşamaya başladığımda samana çok alerjim olduğunu fark ettim bu yüzdende çiftlik hayatı hiç de bana göre değildi. Burada yapamayacağımı anlayınca askerlik görevimi yapmaya karar verdim. !8 ay askerlik görevinden dönünce babamdan NY’ gitmek için izin istedim. Oda bunu kabul etti. Aslında kabul ederken benim 1 ay sonra geri döneceğimden çok eminmiş. 23 yaşında NY’ gittim daha doğrusu taşındım.
NY’ da ilk işiniz bir moda dükkânıymış: çok kısa bir sürede de çok başarılı olmuşsunuz. peki lokanta işletmeciliği nasıl gelişti?NY’ da ki ilk işim gündüzleri bir Fransız moda fotoğrafçısının asistanlığını yapmak, geceleri de bir gece kulübü işletmekti. Geceleri kulübe gelenler ceketlerimi nerden aldığımı sormaya başladılar. Bu sorular o kadar çoğaldı ki kendi kendime belki de bu konuya yönelmeliyim diyerek küçük bir bütçe ile ilk dükkânımı açtım. Burası o kadar popüler oldu ki kısa zamanda dükkan sayılarımı 3’e çıkardım.. Ancak burası beni asıl tutkum olan lokantacılığa geçmeme yol açtı ve ilk restoranım olan La Goulue adlı Fransız lokantasını açtım. 1972 senesinden itibaren Amerika’da 24 lokanta ve 3 gece kulübü açmışsınız.Bunların hepsi hala açık mı?Aslında bu sayı sanırım 26. Bunların 11 hala açık. Gece kulüplerimin hepsini kapattım. Artık daha sakin bir hayat tarzım var erken yatmayı seviyorum; o yüzdende gece kulübü hayatı artık bana göre değil. Lokantalarım San Francisco, Miami, Chicago, Las Vegas, NY, Greenwich-Connecticut ‘dalar.. isimleri ise La Goulue, Le Colonial, Japonais, Orsay, Brasserie Ruhlman, L’Escale ve yakın zamanda satın aldığım ve açılış hazırlıkları devam eden Bar İtalyan adlı bir İtalyan lokantası. Çok yakın bir zamanda kapılarını açacak.
En sevdiğiniz mutfak hangisi?Bu konuda oldukça zorum. Benim tüm lokantalarımda yemek ve lezzet çok ön planda ve iyi olduğundan bende çok güzel yemek yemeğe alışığım. Ancak artık eve gidip haşlanmış brokoli yemeği daha çok seviyorum. Onca sene ağır yemekler yedikten ve oldukça içkili bir dünyada yaşadıktan sonra artık sağlığıma dikkat etmeliyim. Sizin sanatı çok sevdiğinizi ve özellikler de art deko tarzının dahi tasarımcısı Ruhlmann’ın tasarımlarını biriktirdiğinizi biliyoruz. Bundan bahseder misiniz?Gerçekten art deco parçaları özellikle de Émile-Jacques Ruhlmann’ın eserlerine özel bir tutkum var. İlk Ruhlmann koleksiyonuma 1968 yılında başladım. Bu koleksiyonum o kadar büyüdü ki artık evde hareket edecek yer kalmamıştı, 1980 yılında bir gün Christie’s müzayede evini arayarak tüm koleksiyonumu sattım. Ancak tutkum bitmedi. 1995 yılında yeniden Ruhlmann eserlerini toplamaya başladım.
Bu İstanbul’a ilk ziyaretiniz mi? Şehrimizi beğendiniz mi?Evet, bu İstanbul’a Türkiye ye ilk ziyaretim ancak sonuncusu olmayacağı kesin. İstanbul’ u çok sevdim. Burada hem La Goulue hem de Le Colonial’ı açmayı düşünüyorum. Zaten ev ödevimi yapmaya başladım bile.. Tuana Zeynep Bilgin |
Etiketler:
Jean Denoyer
new york
fransız
lokanta
|
|

|
Bu makale için henüz yorum yapılmamış |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
En Son Eklenenler |
 |
|
 |
Video |
 |
|
 |
En Çok Okunanlar |
 |
|
 |
Foto Galeri |
 |
|
 |
|