Alice Harikalar Diyarında... - womenist.net 

Alice Harikalar Diyarında...

Gem Palace'ın sahibi Sanjay Kasliwal ve Türkiye'de Gem Palace'ın sahibi Arzu Atabarut'la sımsıcak bir söyleşi

None Çocukluğumdan beri, mücevher en büyük zaafım diyebilirim. Bundan 4 -5 sene evvel New York’ daki Gem Palace’ın koordinatörü arkadaşım Jana Pasquel sayesinde kendimi Alice Harikalar Dünya’sında gibi hissettiğim bir gün yaşadım. Beni yeni açtıkları showroomlarında özel bir odaya götürüp kucağıma minicik naylonlar içinde paketlenmiş parıldayan, birbirinden güzel mücevherlerle dolu bir kutu verdi. Belki 4 saat boyunca rüyamda dahi göremeyeceğim mücevherleri takıp takıp çıkardım. Senelerden beri Oscar törenlerinde, kırmızı halı üzerinde hayranlıkla seyrettiğim Gem Palace mücevherlerinin o günden sonra daha da hayranı oldum.
16. yüzyılın sonundan itibaren, birçok mücevher evine hammadde sağlayan Kasliwal ailesi, Moğol İmparatorluk saray mücevhercisi olarak tüm dünyaya ün salmıştı. 1728 Jaipur Mihracesi’nin daveti üzerine Jaipur’a gelen ve saraya yerleşerek sarayın resmi mücevhercisi unvanı ile burada birbirinden eşsiz eserlerini yaratmaya başlayan aile, 1852 yılında saray dışına çıkarak, Gem Palace’ı kurdu. Kasliwal ailesi bugün 8. kuşak olan Sudhir, Sanjay ve Munnu kardeşlerin önderliğinde mücevher dünyasında lider olmaya devam ediyor.
Son 3 senedir Türkiye’de de mücevher severlere, Arzu Atabarut aracılığı ile açtıkları showroomda hizmet veren Gem Palace, son koleksiyonlarında Ralph Lauren ve Alexandre Mc Queen gibi modacılarla beraber çalışarak yine farklılığını ortaya koyuyor.
Hem Arzu Atabarut, hem de Gem Palace Jaipur’dan Sanjay Kasliwal ile yaptığımız bu çok özel söyleşiyi keyifle okuyacağınızı umarım.

None Sevgili Arzu Atabarut, sizin reklamla ilgili profesyonel hayatınız olduğunu biliyorum. Neden kariyer değişikliği ve neden Gem Palace?
Hürriyet Gazetesi’nde başladığım ve CNN Türk’te devam ettiğim profesyonel iş hayatım boyunca çok güzel tecrübeler ve müthiş dostluklar edindim. Ancak zamanı gelince kendi işimi yapma hayali aklımın bir köşesinde hep vardı. İşten ayrılmamın hemen akabinde arkadaşlarımızla Hindistan’a seyahate gittik ve o güne dek sadece yabancı moda dergilerinde gördüğüm Gem Palace ürünlerini ilk defa yakından inceleme fırsatı buldum. O dönemde eşimin de verdiği cesaretle başlayan görüşmelerimiz 1 yıldan fazla sürdü. Araya giren ortak dostların da desteğiyle hayalim gerçek oldu ve dünyada ilk defa temsilcilik vermeyi kabul ettikleri şanslı kişi ben oldum.

None Gem Palace hala elle pırlanta kesen nadir mücevher evlerinden biri. Bu da mücevherlere çok otantik bir görünüm veriyor. Türkiye’de bu kesim anlaşılabiliyor mu? Hindistan bu alanda büyük bir endüstriye sahip bir ülke; Dünyadaki elmasların %55’i Hindistan’ın Mumbai şehrinde, zümrütlerin %90’ı ise Jaipur’da kesilerek dünya pazarında yerini alıyor. Gem Palace ise kesimden başlayıp tasarım ve satışa kadar üretimin pek çok alanını bünyesinde barındıran nadir mücevher evlerinden biri. Ayrıca Van Cleef, Bvlgari gibi birçok büyük küçük markaya da hammadde sağlıyorlar. Gem Palace hazırlanan mücevherlerde gerçek bir uyum yakalayabilmek için hangi döneme ait teknik kullanılıyorsa, o döneme yakışacak kesimleri kullanılıyor. Sonuçta mühim olan kesimin, tasarımın ve kullanılan taşların tam bir uyum içinde olmaları. Avrupalılar farklı kesim tekniklerinin çoğuna aşinalar, Türkiye’de bunu anlayanların sayısı da hiç de az değil, ayrıca içgüdüsel olarak ve tüm samimiyetleriyle beğenilerini ve düşüncelerini ifade edenler de beni oldukça mutlu ediyor. Ayrıca Gem Palace’da sadece eski teknikle tasarlanan ürünler yok. Günümüz teknikleri ve kesimleriyle üretilen, pırlanta ve farklı taşların kullanıldığı pek çok ürün de mevcut.

Gem Palace dünyada kırmızı halıda starların kullandığı markaların başında geliyor. Türkiye’de nasıl algılanıyor?
Gerçekten de dünyaca ünlü pek çok isim Gem Palace ürünlerini büyük beğeniyle tercih ediyor. Gem Palace bugüne dek ne herhangi bir reklam kampanyasında bulunmuş, ne de herhangi bir fuara katılmış. Sadece kulaktan kulağa yayılan beğenilerle efsane haline gelmiş bir marka. Bütün dünya takdir ederken Türkiye neden etmesin?

None Kasliwal kardeşlerin babası Jaipur’daki dükkanında hem bir starın hem de oraya giren sırt çantalı bir turistin alabileceği parçaları bulundururmuş. Siz İstanbul’da da bu anlayışla mı çalışıyorsunuz, yoksa daha tek ve özel parçalar var mı?
Gem Palace’ın en büyük özelliklerinden biri her türlü gelir grubuna hitap eden çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olması. İstanbul’daki showroomda aynı mantığı koruyarak, çok daha butik bir hizmet veriyoruz. Ürün adedi çok daha sınırlı ancak hepsi seçilmiş ürünler. Fiyat seçeneği olarak da farklı seçenekler sunuyorum ki alışverişe gelenler sadece kendileri için değil, arkadaşları için de hediyeler alabilsinler.

Showroomunuzda sadece mücevher mi bulunduruyorsunuz yoksa onların üretimi olan değerli taşlarla bezenmiş objelerden de bulunduruyor musunuz?
Hem kadınlara hem de erkeklere yönelik sınırlı adette üretilen, el yapımı, dekoratif objeler de oldukça ilgi topluyor. Sofra aksesuarları, ofislerde kullanılabilecek veya hediye edilebilecek farklı taşlarla bezeli çeşitli ürünler de mevcut. Erkeklerden laf açılmışken Gem Palace üretimi olan kol düğmelerini de unutmamak lazım…

None Mücevher seçimlerinizde nelere dikkat ediyorsunuz? Türk kadını nelere dikkat ediyor?
Benim için mücevher seçiminde birkaç ana kriter var. Bunlardan biri parçaların klasik bir çizgiye sahip olması; İstiyorum ki bizden alınan mücevherler kuşaktan kuşağa aktarılabilsinler. Bir diğer önemsediğim nokta; mücevher tasarımının gücü ve ihtişamı. Güçlü bir tasarım asıl baktıran şeydir. Sonuçta seçimlerim ağırlıklı olarak kendi beğenilerimden oluşuyor. Showroomu ziyaret edenler seçimlerimi ve çeşit yelpazemizi çok beğendiklerini söylüyorlar. Ürün seçimindeki samimiyetimin fark edilip, bu şekilde dile getirilmesi beni de çok mutlu ediyor. Yabancı ziyaretçilerin tercihleri ise Türk ziyaretçilerden daha farklı çizgide oluyor.

Alexander McQueen 2008–2009 sonbahar/kış defilesinde, Ralph Lauren  ise 2009 ilkbahar/yaz defilesinde ve fotoğraf çekimlerinde Gem Palace mücevherlerini kullandı. Bu mücevherler İstanbul’daki showroomda da var mı?
Gem Palace, mücevherlerinin ihtişamıyla her iki modacıyı da büyüleyerek koleksiyonlarının tamamının ilham kaynağı oldu. Bu parçaların bir kısmını veya aynı çizgideki benzer parçaları İstanbul için tabii ki seçiyorum. Yalnız şunu da söylemek isterim ki Gem Palace’ta düzenli olarak üretilen el yapımı parçalar olduğu gibi, sadece kısa bir dönem için sınırlı adette ya da sadece 1 adet üretilen parçalar da bulunuyor.

None Özel sipariş alıyor musunuz?
Özel sipariş almak mümkün tabii ki.

Jaipur Gem Palace’dan 3. kardeşin ortancası Sanjay Kasliwal ile yaptığımız söyleşide de hem aile mesleğinden hem de Gem Palace’ın tasarımlarından bahsettik.

Gem Palace unutulmaya yüz tutmuş mineleme ve elle kesim gibi geleneksel Hint takı tasarımlarını ve işlemelerini korumayı amaçlayarak yoluna devam ediyor,  tasarımları kim yapıyor?
Ben ve erkek kardeşim tasarımla ilgileniyoruz. İlham kaynağımız Gem Palace’ın arşivleri. Genellikle daha çağdaş, uluslararası ve zamansız bir koleksiyon üretebilmek için Avrupa mücevher stilini Hint tarzı ile ya da Rusların çarlık dönemi ile harmanlayarak kullanıyoruz. Daha az değerli taşlarla 22 karat altın da kullanıyoruz. 22 karat altının yani saf altının rengi kadınların ciltlerinin daha da parlamasına yardımcı oluyor. Biz taş kesiyor ve mücevheri sıfırdan üretiyoruz. Bizimle çalışanlar genellikle birkaç jenerasyondur ailemizle beraberler.

Siz aile şirketinde 8. jenerasyonsunuz. Siz ve kardeşleriniz işin başına geçtiğinizde kaç yaşındaydınız?
Biz ailemizden mücevher aşkını ve sevgisini devraldık. Çocukluğumuzdan beri mücevherlerin ihtişamının, tasarımının ve yapımının hep içindeydik. Bu ömür boyu sürecek bir sevgi aşıladı bize. Sanırım biz de bunu çocuklarımıza miras bırakacağız.

None Bir araştırma okumuştum; genellikle aile şirketleri 3. ya da 4. jenerasyondan sonra el değiştirirlermiş. Siz 8. jenerasyonda hala Gem Palace’ı aile içinde nasıl tutabiliyorsunuz?
Sanırım bunda Hint gelenek ve göreneklerinin etkisi çok fazla. Bizde hala çocuklar baba mesleğini devralırlar. Bir askerin oğlu asker, bir kuyumcunun oğlu kuyumcu olur Hindistan’da. Ailem 17. yüzyılda Jaipur şehri kurulurken Mahaja Jai Singh tarafından Jaipur’a davet edilmiş. O seneler saray mücevhercisi iken 1950 yılında halka açılmışız.

Gem Palace Hindistan’daki en eski mücevher evi mi?
Şu andaki mücevher evleri içindeki en eskisi Gem Palace.

Çok geniş bir müşteri yelpazeniz var; kraliyet ailesi, asilzadeler, devlet büyükleri, yıldızlar… En çok kiminle iş yapmaktan zevk alıyorsunuz?
Tüm müşterilerimizden çok keyif alıyorum. Onların hayallerini sevdikleri mücevherlerde renklendirip güzelleştirmek bana çok keyif veriyor.

Gem Palace ile ilgili düşleriniz ne?
Büyümek -daha büyümeği hayal ediyoruz- İstanbul’dan New York’a tüm büyük şehirlerde Gem Palace açmayı hayal ediyoruz.

Tuana Zeynep Bilgin



None Çocukluğumdan beri, mücevher en büyük zaafım diyebilirim. Bundan 4 -5 sene evvel New York’ daki Gem Palace’ın koordinatörü arkadaşım Jana Pasquel sayesinde kendimi Alice Harikalar Dünya’sında gibi hissettiğim bir gün yaşadım. Beni yeni açtıkları showroomlarında özel bir odaya götürüp kucağıma minicik naylonlar içinde paketlenmiş parıldayan, birbirinden güzel mücevherlerle dolu bir kutu verdi. Belki 4 saat boyunca rüyamda dahi göremeyeceğim mücevherleri takıp takıp çıkardım. Senelerden beri Oscar törenlerinde, kırmızı halı üzerinde hayranlıkla seyrettiğim Gem Palace mücevherlerinin o günden sonra daha da hayranı oldum.
16. yüzyılın sonundan itibaren, birçok mücevher evine hammadde sağlayan Kasliwal ailesi, Moğol İmparatorluk saray mücevhercisi olarak tüm dünyaya ün salmıştı. 1728 Jaipur Mihracesi’nin daveti üzerine Jaipur’a gelen ve saraya yerleşerek sarayın resmi mücevhercisi unvanı ile burada birbirinden eşsiz eserlerini yaratmaya başlayan aile, 1852 yılında saray dışına çıkarak, Gem Palace’ı kurdu. Kasliwal ailesi bugün 8. kuşak olan Sudhir, Sanjay ve Munnu kardeşlerin önderliğinde mücevher dünyasında lider olmaya devam ediyor.
Son 3 senedir Türkiye’de de mücevher severlere, Arzu Atabarut aracılığı ile açtıkları showroomda hizmet veren Gem Palace, son koleksiyonlarında Ralph Lauren ve Alexandre Mc Queen gibi modacılarla beraber çalışarak yine farklılığını ortaya koyuyor.
Hem Arzu Atabarut, hem de Gem Palace Jaipur’dan Sanjay Kasliwal ile yaptığımız bu çok özel söyleşiyi keyifle okuyacağınızı umarım.

None Sevgili Arzu Atabarut, sizin reklamla ilgili profesyonel hayatınız olduğunu biliyorum. Neden kariyer değişikliği ve neden Gem Palace?
Hürriyet Gazetesi’nde başladığım ve CNN Türk’te devam ettiğim profesyonel iş hayatım boyunca çok güzel tecrübeler ve müthiş dostluklar edindim. Ancak zamanı gelince kendi işimi yapma hayali aklımın bir köşesinde hep vardı. İşten ayrılmamın hemen akabinde arkadaşlarımızla Hindistan’a seyahate gittik ve o güne dek sadece yabancı moda dergilerinde gördüğüm Gem Palace ürünlerini ilk defa yakından inceleme fırsatı buldum. O dönemde eşimin de verdiği cesaretle başlayan görüşmelerimiz 1 yıldan fazla sürdü. Araya giren ortak dostların da desteğiyle hayalim gerçek oldu ve dünyada ilk defa temsilcilik vermeyi kabul ettikleri şanslı kişi ben oldum.

None Gem Palace hala elle pırlanta kesen nadir mücevher evlerinden biri. Bu da mücevherlere çok otantik bir görünüm veriyor. Türkiye’de bu kesim anlaşılabiliyor mu? Hindistan bu alanda büyük bir endüstriye sahip bir ülke; Dünyadaki elmasların %55’i Hindistan’ın Mumbai şehrinde, zümrütlerin %90’ı ise Jaipur’da kesilerek dünya pazarında yerini alıyor. Gem Palace ise kesimden başlayıp tasarım ve satışa kadar üretimin pek çok alanını bünyesinde barındıran nadir mücevher evlerinden biri. Ayrıca Van Cleef, Bvlgari gibi birçok büyük küçük markaya da hammadde sağlıyorlar. Gem Palace hazırlanan mücevherlerde gerçek bir uyum yakalayabilmek için hangi döneme ait teknik kullanılıyorsa, o döneme yakışacak kesimleri kullanılıyor. Sonuçta mühim olan kesimin, tasarımın ve kullanılan taşların tam bir uyum içinde olmaları. Avrupalılar farklı kesim tekniklerinin çoğuna aşinalar, Türkiye’de bunu anlayanların sayısı da hiç de az değil, ayrıca içgüdüsel olarak ve tüm samimiyetleriyle beğenilerini ve düşüncelerini ifade edenler de beni oldukça mutlu ediyor. Ayrıca Gem Palace’da sadece eski teknikle tasarlanan ürünler yok. Günümüz teknikleri ve kesimleriyle üretilen, pırlanta ve farklı taşların kullanıldığı pek çok ürün de mevcut.

Gem Palace dünyada kırmızı halıda starların kullandığı markaların başında geliyor. Türkiye’de nasıl algılanıyor?
Gerçekten de dünyaca ünlü pek çok isim Gem Palace ürünlerini büyük beğeniyle tercih ediyor. Gem Palace bugüne dek ne herhangi bir reklam kampanyasında bulunmuş, ne de herhangi bir fuara katılmış. Sadece kulaktan kulağa yayılan beğenilerle efsane haline gelmiş bir marka. Bütün dünya takdir ederken Türkiye neden etmesin?

None Kasliwal kardeşlerin babası Jaipur’daki dükkanında hem bir starın hem de oraya giren sırt çantalı bir turistin alabileceği parçaları bulundururmuş. Siz İstanbul’da da bu anlayışla mı çalışıyorsunuz, yoksa daha tek ve özel parçalar var mı?
Gem Palace’ın en büyük özelliklerinden biri her türlü gelir grubuna hitap eden çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olması. İstanbul’daki showroomda aynı mantığı koruyarak, çok daha butik bir hizmet veriyoruz. Ürün adedi çok daha sınırlı ancak hepsi seçilmiş ürünler. Fiyat seçeneği olarak da farklı seçenekler sunuyorum ki alışverişe gelenler sadece kendileri için değil, arkadaşları için de hediyeler alabilsinler.

Showroomunuzda sadece mücevher mi bulunduruyorsunuz yoksa onların üretimi olan değerli taşlarla bezenmiş objelerden de bulunduruyor musunuz?
Hem kadınlara hem de erkeklere yönelik sınırlı adette üretilen, el yapımı, dekoratif objeler de oldukça ilgi topluyor. Sofra aksesuarları, ofislerde kullanılabilecek veya hediye edilebilecek farklı taşlarla bezeli çeşitli ürünler de mevcut. Erkeklerden laf açılmışken Gem Palace üretimi olan kol düğmelerini de unutmamak lazım…

None Mücevher seçimlerinizde nelere dikkat ediyorsunuz? Türk kadını nelere dikkat ediyor?
Benim için mücevher seçiminde birkaç ana kriter var. Bunlardan biri parçaların klasik bir çizgiye sahip olması; İstiyorum ki bizden alınan mücevherler kuşaktan kuşağa aktarılabilsinler. Bir diğer önemsediğim nokta; mücevher tasarımının gücü ve ihtişamı. Güçlü bir tasarım asıl baktıran şeydir. Sonuçta seçimlerim ağırlıklı olarak kendi beğenilerimden oluşuyor. Showroomu ziyaret edenler seçimlerimi ve çeşit yelpazemizi çok beğendiklerini söylüyorlar. Ürün seçimindeki samimiyetimin fark edilip, bu şekilde dile getirilmesi beni de çok mutlu ediyor. Yabancı ziyaretçilerin tercihleri ise Türk ziyaretçilerden daha farklı çizgide oluyor.

Alexander McQueen 2008–2009 sonbahar/kış defilesinde, Ralph Lauren  ise 2009 ilkbahar/yaz defilesinde ve fotoğraf çekimlerinde Gem Palace mücevherlerini kullandı. Bu mücevherler İstanbul’daki showroomda da var mı?
Gem Palace, mücevherlerinin ihtişamıyla her iki modacıyı da büyüleyerek koleksiyonlarının tamamının ilham kaynağı oldu. Bu parçaların bir kısmını veya aynı çizgideki benzer parçaları İstanbul için tabii ki seçiyorum. Yalnız şunu da söylemek isterim ki Gem Palace’ta düzenli olarak üretilen el yapımı parçalar olduğu gibi, sadece kısa bir dönem için sınırlı adette ya da sadece 1 adet üretilen parçalar da bulunuyor.

None Özel sipariş alıyor musunuz?
Özel sipariş almak mümkün tabii ki.

Jaipur Gem Palace’dan 3. kardeşin ortancası Sanjay Kasliwal ile yaptığımız söyleşide de hem aile mesleğinden hem de Gem Palace’ın tasarımlarından bahsettik.

Gem Palace unutulmaya yüz tutmuş mineleme ve elle kesim gibi geleneksel Hint takı tasarımlarını ve işlemelerini korumayı amaçlayarak yoluna devam ediyor,  tasarımları kim yapıyor?
Ben ve erkek kardeşim tasarımla ilgileniyoruz. İlham kaynağımız Gem Palace’ın arşivleri. Genellikle daha çağdaş, uluslararası ve zamansız bir koleksiyon üretebilmek için Avrupa mücevher stilini Hint tarzı ile ya da Rusların çarlık dönemi ile harmanlayarak kullanıyoruz. Daha az değerli taşlarla 22 karat altın da kullanıyoruz. 22 karat altının yani saf altının rengi kadınların ciltlerinin daha da parlamasına yardımcı oluyor. Biz taş kesiyor ve mücevheri sıfırdan üretiyoruz. Bizimle çalışanlar genellikle birkaç jenerasyondur ailemizle beraberler.

Siz aile şirketinde 8. jenerasyonsunuz. Siz ve kardeşleriniz işin başına geçtiğinizde kaç yaşındaydınız?
Biz ailemizden mücevher aşkını ve sevgisini devraldık. Çocukluğumuzdan beri mücevherlerin ihtişamının, tasarımının ve yapımının hep içindeydik. Bu ömür boyu sürecek bir sevgi aşıladı bize. Sanırım biz de bunu çocuklarımıza miras bırakacağız.

None Bir araştırma okumuştum; genellikle aile şirketleri 3. ya da 4. jenerasyondan sonra el değiştirirlermiş. Siz 8. jenerasyonda hala Gem Palace’ı aile içinde nasıl tutabiliyorsunuz?
Sanırım bunda Hint gelenek ve göreneklerinin etkisi çok fazla. Bizde hala çocuklar baba mesleğini devralırlar. Bir askerin oğlu asker, bir kuyumcunun oğlu kuyumcu olur Hindistan’da. Ailem 17. yüzyılda Jaipur şehri kurulurken Mahaja Jai Singh tarafından Jaipur’a davet edilmiş. O seneler saray mücevhercisi iken 1950 yılında halka açılmışız.

Gem Palace Hindistan’daki en eski mücevher evi mi?
Şu andaki mücevher evleri içindeki en eskisi Gem Palace.

Çok geniş bir müşteri yelpazeniz var; kraliyet ailesi, asilzadeler, devlet büyükleri, yıldızlar… En çok kiminle iş yapmaktan zevk alıyorsunuz?
Tüm müşterilerimizden çok keyif alıyorum. Onların hayallerini sevdikleri mücevherlerde renklendirip güzelleştirmek bana çok keyif veriyor.

Gem Palace ile ilgili düşleriniz ne?
Büyümek -daha büyümeği hayal ediyoruz- İstanbul’dan New York’a tüm büyük şehirlerde Gem Palace açmayı hayal ediyoruz.

Tuana Zeynep Bilgin



Triwa'nın Yeni Saat Koleksiyonu

Triwa 2013 Yaz Saat Koleksiyonu

None Eteklerle, jeanlerle, pantolon ve elbiselerle, hafta içi, hafta sonu günün her saati kullanacağınız "yaza özel" saatleri düşünün. İşte o saatlerden ...
Triwa'nın Yeni Saat Koleksiyonu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!