Sağlıklı yaşam için birkaç küçük sır.. - womenist.net 

Sağlıklı yaşam için birkaç küçük sır..

Sağlıklı yaşama farklı bir perspektiften bakıyoruz..

None Hepimiz sağlığımız için gerekli olan klasik kuralları artık neredeyse ezberledik. Her gün meyve ve sebze yemek, düzenli spor yapmak, yeterli miktarda sıvı tüketmek ve daha birçok sayabileceğimiz kural...  Bazılarımız ise mesleki tecrübelerinden faydalanarak, şahsına münhasır sağlıklı yaşam taktiklerine sahipler. Kişilerin, bu sağlıklı yaşam kurallarını algılayış ve uygulayış biçimleri farklı olabiliyor. İşte size kısa bir özet halinde bu taktiklerden bazıları...

Akşam saat 8’den sonra yemek yemeyin!
İstisnai durumlar tabii ki olabilir fakat önemli bir yere davetli değilseniz, akşam saat 8’den sonra yemek yememek mideye faydalı geliyor. Akşamları belli bir saatten sonra yenen yemek, reflü riskini artırıyor. Bu saatlerde yemekten sonra salgılanan asit daha da fazla olabiliyor. Dolu mideyle yatağa gitmek de, üstelik yatış pozisyonunuz da uygun değilse hem mideniz açısından hem de reflüye bağlı gelişecek sorunlar açısından son derece dezavantajlı bir duruma düşüyorsunuz. Bu alışkanlık, uzun dönemde kanser riskini de artırabiliyor. Ne yediğimizin sağlık açısından önemi tartışılmaz fakat ne zaman yediğimiz de kesinlikle önemli.

Elektrik süpürge kullanımınıza  dikkat edin!
Hepimiz evimizin tertemiz olmasını isteriz. Bu sadece temiz görünmek için değil, maytlara ve alerjenlere karşı da hijyenik bir ortam yaratma çabamızdan. Vakum gücü yüksek elektrikli süpürgeleri kullanırken biraz dikkatli olmamız gerekiyor. Elektrik süpürgelerini kullanırken vücudumuzun aldığı şekil, bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabiliyor. Üstelik eğer hafif olmayan bir elektrikli süpürge kullanılıyorsa, aşırı zorlamaya bağlı disk kayması veya belinizle ilgili geçmiş problemlerinizin açığa çıkması gibi istenmeyen sonuçlar gerçekleşebiliyor. Evi süpürürken telaş ve acele içinde olunması zararlı olabiliyor. Bu yüzden ağır bir tempoyla, süpürgeyi vücudunuzdan çok uzak tutmadan temizliğe devam etmeniz yararınıza olacaktır.

None Mümkünse tüm davetleri kabul edin!
Yakın çevrenizdeki insanların, aile dostlarınızın, iş arkadaşlarınızın vs. davetlerine çeşitli nedenlerden dolayı kesinlikle katılamayacaksanız bu çok doğal. Fakat bazı psikologların şiddetle savunduğu gerçeklerden biri, ne kadar çok davetlere katılırsanız ve gelen buluşma tekliflerini reddetmezseniz bunun size iyi geleceği. Farklı psikolojik ve sosyal yapıdaki insanlarla bir araya gelmeniz siz de olumlu etkiler bırakacaktır. İnsanlardan uzak durmaya çalışan, sosyalleşmeyi reddeden insanların depresyona daha meyilli oldukları belirtilmekte.

C vitamininizi eksik etmeyin!
C vitamini insan vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu vitaminlerden biri olduğu için bol miktarda tüketilmelidir. C vitamini vücuttaki yeterli seviyedeki varlığı enfeksiyonlara ve bakterilere karşı korunmamızı, birçok kanserin oluşumunu engellememizi sağlayacaktır. Kolestrolü dengelemesi, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, soğuk algınlığına karşı vücut direncini geliştirmesi gibi birçok faydası vardır. C vitamini içeren gıdaları bekletmeden tüketmek gerekir.

Minimum dozu önemseyin!
Hastalıklara karşı ilaç kullanımı tabii ki kaçınılmaz bir durum. Fakat en basit bir ağrı kesicinin bile beyinde çok az da olsa zararlı olabilecek etkileri bulunabiliyor. Bir ilacın dozunu arttırdığımızda daha fazla etkili olacağını düşünebiliyoruz fakat bunun çoğu zaman aksi söz konusu olabiliyor. En ufak problemde ilaç kullanıyor olma alışkanlığını bırakmalı, doğru zamanda doğru miktarda ilaç kullanımına özen göstermeliyiz. Bu, sağlığımız açısından uzun dönemde kalıcı etkilere yol açabilecek bir durum olduğundan alışkanlıklarımızı şimdiden kontrol altına almalıyız.

Şarap dışına pek çıkmamakta fayda var!
Ağız kanserlerinin çoğu 45 yaşının üstünde ortaya çıkıyor. Aynı şekilde 40 yaşın üstünde sigara içenlerin de ağız ve gırtlak kanserine yakalanma riskleri artıyor. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabiliyor. Sigaranın zararlarını artık hepimiz ezberledik zaten. Sigara birincil tehlike. Sigara dışında, alkol içeriğinin ve saflığının daha fazla olması sebebiyle şarap dışındaki viski, votka gibi içkiler de uzun dönemde ağız kanseri riskini arttırmakta.

None Mümkünse her gün farklı ayakkabı giyin!
Gün içinde terleyen ayaklar sebebiyle ayakkabımız da ertesi gün tekrar giyene kadar yeteri kadar havalanmış olmuyor aslında. O yüzden üst üste, her gün giyilen ayakkabı gitgide daha sağlıksız olabiliyor. Ayakların dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi ayakkabıların da var. Bu sebepten en az 2 veya 3 ayakkabınızı dönüşümlü olarak giymekte fayda var. Böylece sıcak ve rutubetli ortamlarda gelişen ayak mantarlarının da gelişimini engelleyebilirsiniz.

Meşrubatlara dikkat!
Evde, restoranda, arkadaş davetlerinde veya kafelerde çoğunlukla tadının güzelliği yüzünden tercih edilen meşrubatlar, içlerindeki şeker ve verdikleri kalori yüzünden vücutta çabucak fazla kiloya dönüşebiliyorlar. Su, adeta sihirli bir içecek. Suyun yanında ayran ve doğal limonata da meşrubatlara farklı bir alternatif olabilir. Meşrubatlar konusundaki alışkanlıklarımızı da gözden geçirmemiz gerekiyor.

Çivili yatağı deneyin!
Son zamanlarda eski popülerliğine yeniden kavuşan Hintliler’in meşhur çivili yatağı için geçtiğimiz sene bu zamanlarda İsveç Stockholm’de yaklaşık 2.500 kişinin katılımıyla çivili yatakta meditasyon rekoru kırılmıştı. Tedavi ve rehabilitasyon olarak rağbet gören bu yataklarda bu günlerde metal çiviler yerine plastik çiviler de kullanılabiliyor. Günde 15 dakika bu yatağa uzanılarak geçirilen zaman dilimi, faydaları açısından yeterli. Bilgisayar başında saatlerce oturan, boyun ve bel ağrısı çekenler için son derece ideal. Omurga boyunca sinir uçlarına temas eden çiviler vücudumuzun endorfin salgılmasına yardımcı oluyor. Çivilerin geometrik dağılımı vücudumuza yapacağı etki noktalarına göre dizayn edilebiliyor. Uygulanan tedavi yöntemi, akupunturdan daha eski olan ve "acupressure" olarak adlandırılan çok eski bir tedavi yöntemidir.

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!