Yazı Sex and The City kızlarının Ortadoğu çöllerindeki ihtişamlı görüntüleriyle açtık. Carrie ve diğerlerinin yerel öğelerle dünya markalarını harmanlayarak yarattıkları stilleri hepimizi etkiledi. Ben şahsen Carrie’nin souq’da Aidan’la karşılaştığı sırada elinde taşıdığı minare motifli boncuk işlemeli çantanın bir benzerini plaj stilimin bir parçası haline getirdim. Plajlarda minicik bikinilerin üzerine giyilen, işlemelerle zenginleştirilmiş, çöl rüzgarı estiren kaftanları da unutmayalım.
Sienna Miller ve Jude Law yeniden bir araya geldi. Çiftin bikinili, mayolu fotoğrafları yaz gündeminin en üst sıralarına yerleşti. Miller yaz başında, Balmain 2010 yaz koleksiyonundan seçtiği metalik renkli yırtık mini elbisesi ile eskitilmiş, yırtılmış, yıpranmış görüntü ve ihtişamlı metalik yansımanın uyumlu/uyumsuz birlikteliğine öncülük etmişti. Kimse izinden gitmekte tereddüt etmedi, bu yaz herkes yırtık bir parça edindi. Metalik bir mini için zayıfladı.
Chanel podyumunda ilk görüldüğünde kadınları dehşete düşüren saboları İngiliz Vogue’un Mart sayısının kapak çekiminde Alexa Chung giyince trend kendi yolunu hızla açtı. Kalın tahta topuklar çeşitli formlara girerek gece, gündüz, plajda, partide giyildi. Aslına bakarsanız yaz mevsiminin bohem hallerine ve açık mekan eğlencelerine ince topuklu stilettolardan daha çok yakıştı.
Yaz boyunca davetlerin vazgeçilmez unsurları arasından sıyrılan tek omuzlu elbiseleri de unutmamalı. Pudradan ten rengine geçişler, taş ve toz tonları sıklıkla kullanıldı. Gossip Girl’ün Serena’sı Blake Lively, Carlos Miele imzalı elbisesi ile stilini soluksuz takip eden genç kız ve kadınlara daha sezon başlamadan rehber olmuştu.
Bahar aylarında Jennifer Aniston’un ten rengi Jimmy Choo’lar ve aynı renkte Azzedine Alaia bir kemerle kombinlediği beyaz elbisesi, yazın en sık rastlanan birlikteliğinin sinyallerini vermişti. Mevsimin olmazsa olmazı beyaz ile ten renginin uyumuna hiçbirimiz kaşı koyamadık. Böylelikle sezonun en sofistike kurtarıcısı da bu ikili oldu.. |