Yıllardır beklenen U2 konserinde biraz yağmur, biraz politika, biraz şov, biraz duygusallık ve biraz da trafik vardı. Dün geceki konserde Atatürk Olimpiyat Stadı’nın yarısından biraz fazlası dolmuştu. Bono konserin sonlarına doğru sahnede, yaklaşık 50.000 kişilik katılım için beklediğimizden daha fazla yorumunu yaptı. Olimpiyat Stadı’na ulaşım ve dönüş yolu çilesini aktarmak yerine konserdeki önemli anlardan bahsedelim.
Ülkemizde şimdiye dek gördüğümüz en ilginç, en fantastik sahne U2’nun sahnesi “Pençe”ydi. O ışık oyunları, dev ekranlar, hareket eden merdivenler, gerçekten inanılmazdı. U2 öncesi dinlediğimiz Snow Patrol gerçekten adını bundan sonra da çok duyacağımız, çok kaliteli müzik yapan bir grup. Bono, Boğaz Köprüsü’nün sadece iki kıtayı bağlayan bir köprü olmadığını, aynı zamanda geçmişten geleceğe bir köprü olduğunu söylediğinde alkışlar havalarda yükseldi. Kimsenin tahmin etmediği bir anda Zülfü Livaneli’nin sahneye gelip “Yiğidim aslanım burda yatıyor” şarkısını seslendirdiğinde kalabalığın da şarkıya yoğun katılım ile eşlik etmesi Bono’yu şaşkına çevirdi. ‘’In a little while’’ parçası esnasında Bono’nun seyirciler arasından genç bir kızı sahneye alıp kucağına uzanıp şarkı söylemesi ve ardından birlikte dans ederek şarkının sözlerindeki “Spanish Eyes” kısmını “Turkish Eyes” olarak değiştirmesi konseri izleyen tüm kadınları son derece kıskandıracak bir andı. U2’nun belki de en popüler iki parçası “One” ve “With or without you” parçalarını sona sakladığı konserin ardından verdiği “arayı fazla açmayalım” demeci grubun tekrar ülkemize gelme ihtimali olduğu anlamına geliyor.