23 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön
Pırıl Güleşçi Arıkonmaz     |    

Polyester ve keçelerle hayat bulan heykeller

Doksanlı yılların başlarında, yaptığı takı tasarımları sayesinde tanıdığım Günnur Özsoy’la heykellerinden ve sanattan konuştuk..
Takı tasarımların heykele nasıl dönüştü? Heykele yöneliş sürecinden bahseder misin?
Güzel sanatlar sınavına girmeden önce aklımda endüstri tasarımı ve heykel bölümü vardı. Önceliğimi endüstri tasarımı bölümünden yana kullanıp bu bölüme girdim. Ancak, beklentilerimin karşılığını bulamadım ve iki buçuk yıl sonra Londra’da takı eğitimi aldım. Daha sonra Kapalı Çarşı’da çalışarak tecrübe edindim. Takı yapmaya başladım ve sergiler açtım. Ama itiraf etmeliyim ki, yaptıklarım günlük hayatta kullanımı kolay takılar değillerdi. Hepsi küçük heykelciklerdi. Bir gün, çok saygı duyduğum mimar dostlarımla takılarımın dialarına bakarken, işlerimin ölçekleri büyüdüklerinde etkilerinin nasıl değişebileceğini konuştuk. Beni heykel yapmam konusunda yüreklendirdiler ve hemen ardından çalışmaya koyuldum. İlk işlerim bronz ve alüminyum heykellerdi.


1997’te birlikte çalıştığımız serginde alüminyum heykellerinle izleyici karşısına çıkmıştın. Sonrasında ise polyesteri heykellerinle buluşturarak izleyicileri şaşırtmıştın…  
Alüminyum işlerimi çok severim, ancak teknik olarak, benim formlarımda o işleri yapmak gerçekten çok meşakkatliydi ve ben daha büyük boyutlu işler yapmak istiyordum. Polyester yeni projelerim için daha uygundu, boyutları ne kadar büyürse büyüsün hafiflerdi. Onları ince bir misina ile tavandan sallandırabildim ve bir araya getirerek sonsuz düzenlemeler yapabildim. Heykellerimde renk kullanmaya başladım. Özellikle bordo, patlıcan moru ve ferrari kırmızısı diye tabir edilen renkleri kendime, daha doğrusu işlerime mal ettiğimi düşünüyorum. Organik formlu bu işlerim parlak, pürüzsüz yüzeyleri ile ışığı yansıtırken, bir aradayken de bir bütünü işaret ederler. Boyaları sunidir, ama formları doğal taşları hatırlatır; dolayısıyla ilişki kurulması kolaydır.

Peki ya keçe işlerine nasıl dahil oldu? Farklı malzemelerin, heykellerinle olan ilişkisi hakkında neler söyleyebilirsin?
Organik formlu polyester işlerimde, formların ve boyanın birlikteliğinden kaynaklanan çarpıcı bir hal vardı. Ben de, tam da bu noktada ışığı yansıtan işler yerine, ışığı emen bir malzeme arayışına girdim. Keçeyi araştırmaya başladım. Sanat tarihinde, özellikle Beuys’un da sıkça kullandığı keçe bizim de geleneğimizde var. Ben, keçeyi ne Beuys’un kullandığı gibi, ne de gelenekten gelen bir motif olarak kullandım. Heykelleri keçe oluşturdu. Formlarım gene organikti ama daha geniş yüzeyli ve yassı bir hal aldılar. Malzemem organikti (koyun keçi kılı), boyalarım organikti (bitkisel kök boyalar) ve belki de bu yüzden arkaik dönemleri hatırlattılar. Farklı malzemelerin formlarım üzerinde yarattığı etkileri izlemek, anlamak ve açıklamaya çalışmak, malzeme arayışımın altındaki düşünce.


Biraz da yeni sezonda Pg ArtSpace’te gerçekleştireceğimiz sergiyi konuşalım. Malzeme ya da form açısından yenilikler olacak mı? Günnur Özsoy heykelleri izleyiciye neler anlatacak?
Pg ArtSpace, vitrini olan ve kompakt bir mekan. Önünden geçerken içerisinin net bir biçimde algılanabilir olması bana çok çekici geldi. Burası için bir büyük heykel ile küçük heykellerden oluşan bir düzenleme yapmayı düşünüyorum. Heykelleri tavandan sallandırmayı ve yerlere izdüşümlerini hatırlatan bazı parçalar koymayı planlıyorum. Benim formlarım hep organik, dolayısıyla izleyicinin formlarda belirgin bir fark görebileceğini düşünmüyorum. Nevzat Sayın “Hep aynı şeyi yaparak, her defasında nasıl hep farklı bir şey yapıyorsun? Bu müthiş bir şey!” demişti bir keresinde. Yani yine benzer formlar ama farklı heykellerle izleyicinin karşısında olacağım. Yeni malzeme olarak bu sergide ayna da kullanacağım. İzleyiciler, Pg ArtSpace’in bana çağrıştırdığı ve benimde hep ilgili olduğum içerisi-dışarısı, görünen-görünmeyen, aynanın gösterdiği ya da aynada görmek istediklerimiz gibi fikirleri bulabilirler.

Uzun vadede gerçekleştirmek istediğin projelerin var mı?
Güneydoğu Anadolu’da gerçekleştirmeyi arzu ettiğim bir landscape projem var. Organik formlarımı, büyük ölçeklerde iç bükey ve dış bükey olarak toprağa yapmak. İç bükey alanlarda gençleri, kaykay, paten ve bisiklet gibi faaliyetler için aktive etmek. Dış bükey alanlarda da tırmanma parkurları oluşturmak.

Türkiye’de yaşayan ve işler üreten bir sanatçı olarak heykelinin yeterince anlaşıldığını ve doğru konumlandırıldığını düşünüyor musun?
Türkiye’de insan hak ve değerlerinin sadece sözde kaldığını ve kişilerin işlerine geldiği gibi kavramları dönüştürdüklerini düşünüyorum. Dolayısıyla hayati problemlerin olduğu bu topraklarda heykel yapmak bazen tuhaf bile olabiliyor. “Sanat ne? Sanatçı kim? Heykel nedir?” soruları doğal olarak öncelik teşkil etmiyor. Bense yapmak istediklerimi yapabildim. Özellikle de mimarlar tarafından takdir ve destek gördüm. Şanslıyım. Heykellerimi tasarladıkları mekanlarda kullanıyorlar. Yaptıklarımın yaşama geçmesi, kullanılması, görülmesi çok önemli. Sanat bilincinin görerek, yaşayarak oturacağını düşünüyorum.

Etiketler:
heykel
polyster
keçe
takı tasarımı
günnur özsoy




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Günnur Özsoy’un heykelleri bizi görüyor!

Doğa kaynaklı formlarla eserlerini biçimlendiren heykeltıraş; Seçkin Pirim…

Akbank Caz Festivali’ne imzanı atmaya hazır mısın?

Yılın en iyi gençlik romanı
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
2012 sonbaharına bu dizilerle giriyoruz!
  Soluk kesecek, heyecan verecek yepyeni yabancı diziler adeta dört bir yanımızı sardı
   
Haziran 2012 konserleri!
  Yaz mevsimi beraberinde unutulmayacak konserler getiriyor
   
Ghetto’da neler oluyor?
  Mayıs ayındaki konserler, hız kesmeden devam ediyor!
   
Efsane, sonunda geliyor!
  Stevie Wonder, “Garanti Caz Yeşili” etkinlikleri kapsamında ilk kez İstanbul’a geliyor
   
Efsanevi ‘Disko Kraliçesi’ aramızdan ayrıldı!
  Özellikle 70’li yıllara damga vuran Grammy ödüllü şarkıcı Donna Summer, kansere yenik düştü
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin