23 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Yaşam önceki sayfaya geri dön

Mucizevi Seksen Yirmi Kanunu

19. yüzyılda bir ekonomistin bulduğu 80-20 yasası aslında hayatın tüm alanlarını kapsıyor. Bunu ekonomiden duygusal hayatımıza dek her alanda uygulayabiliriz.
Yaşarken her şeye yetişebilme adına zaman ve yer bulmaya çalışırken bazı şeylerin önem sırasını şaşırabiliyoruz. 19 yüzyılda bir ekonomist, araştırmaları sırasında 80-20 yasasını bulmuş. Bu yasaya göre, dünyanın % 80 zenginliği %20’ lik bir kitlenin elinde. Aslında bu yasa, diğer birçok konuda da geçerli. Örneğin;

- Zamanımızın % 80’ini, problemlerimizin % 20’sine harcıyoruz,
- Başarımızın % 80’ini, % 20’lik bir çaba ile elde ediyoruz,
- % 80‘lik bir zamanda sahip olduğumuz kıyafetlerin, sadece % 20’sini giyiyoruz gibi...

Siz de kendi hayatınıza bir bakın. Sizin hayatınızda da birçok “80-20” yasasının geçerli olduğu yerler göreceksiniz. Şu soruları kendinize bir sorun;

- Hayatınızdaki % 80’lik olayların sonuçlarını % 20’lik olaylarla mı elde ediyorsunuz?
- Hayatınızın % 80 stres kaynağı, % 20’lik olaylar mı?
Hayatınızdaki % 80 mutluluğun kaynağı, %20’lik olaylar mı?
- Hayatınızdaki % 80 mutluluk yaşadığınız,  % 20’lik eş ve dostlarınız kimler?
Kimi düşündüğünüz zaman enerjinizin yükseldiğini hissediyorsunuz? Kimler ve neler enerjinizin düşmesine yol açıyor.

Öğrendiklerimizin doğrultusunda düşünelim; neler daha çok yapmaya ya da yapmamaya değer? Kimlerle daha çok, kimlerle daha az vakit geçirmeliyiz?

Bir aylık ömrünüz kalmış olsa, hayatınızdan neleri çıkartırdınız? Onları neden şimdiden hayatınızdan çıkartamıyorsunuz?
Eğer bir “stres denizinde” boğulduğunuzu hissediyorsanız; her şey, her olay olduğundan daha da kötü ve çekilmez hissedilir. Ancak, ne zaman “mutluluk denizinde” yüzersiniz; o zaman da gerçek stres durumlarını bile kolaylıkla bertaraf edebilir, denizdeki hiçbir dalgadan etkilenmezsiniz. Tabii bu olayları yine hissedersiniz ancak çok daha kolaylıkla ele alıp, alt edebilirsiniz...

Vücudumuzun rahat ve keyifli olması, zihnimizin de rahat olması bizi daha mutlu ve huzurlu yapar. Kimimiz, huzur ve mutluluğu, hayatımızda hep iyi hissettiğimiz şeyleri hayal ederek ve düşünerek sokabiliyoruz. Bir araştırmaya göre; depresyondan çıkmak için kişiler sadece kendilerini mutlu eden olay yada anları düşünerek, beyinlerinin bir çeşit mutluluk hormonu salgılamasını sağlıyorlar. Gerçekten de bu işe yarıyor, böylece beynin kimyası değişerek, kişiyi depresyondan, ilaç almadan, çıkmasına yardımcı oluyor.

Bu metodu uygulayanlar, bir ay gibi kısa bir sürede, beyinlerini yeniden programlayarak hayatlarında stres azalmasa bile kendilerini daha mutlu ve iyi hissedebiliyorlar, bu yöntemle klinik depresyon teşhisi konan denekler mutlu ve iyimser durumuna geçebiliyorlar.

Vücudumuzdaki bir kası ne kadar çok kullanırsak, o kası, o kadar kuvvetlendiririz. Aynı şekilde, düşünce tarzımızı da, onu eğiterek güçlendirebiliriz. Bir şeye ne kadar yoğunlaşırsak, ondan o kadar fayda elde ederiz. Yani bir yerde beynimizi egzersiz yaparak daha da geliştirebiliriz. Bu egzersiz için ihtiyacımız olan; güzel anılar, hatırladıkça bizi hep mutlu eden, güldüren anlar. Mesela seks yaptığımız ya da kahkahalarla güldüğümüz anları düşünerek beynimize ekstra endorfin salgılatabiliriz. Maalesef stres anında tek düşündüğümüz, odaklandığımız “o problem” olur. Onunla nasıl başedeceğimizi ya da çözebileceğimizi düşünüp dururuz, yani devamlı olumsuzluk düşünerek yola devam ederiz. Unutmayalım ki hayatta neye odaklanırsak onu daha yoğun yaşarız. O yüzden de elimizden geldiğince güzel şeyler düşünelim.

Aslında basit olaylardan keyif almayı bilmeliyiz. Örneğin:

- Aileden sevdiğimiz biri ya da arkadaşımızla sohbet,
- Sabah ilk içtiğimiz kahvenin tadı,
- Sevdiğimiz bir melodi gibi...

Basit şeylerden aldığımız keyif, bizim için çok değerli. Bu tür olaylar keyfimizi, pozitifliğimizi, enerjimizi artıracak şeyler.
Hadi hanımlar, tekrar hayatınızı gözden geçirip daha pozitif bir güne adım atın!...

Joanne Wiberly

Etiketler:
19 yüzyıl
ekonomist
80-20 yasası




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetler Asitane’de
  Yaşam- Diğer makaleler Bütün makaleler
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetler Asitane’de
  Asitane Restaurant, İstanbul Fethi’nin 558. Yıl dönümünü Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetlerle kutluyor. Siz de Osmanlı Saray Mutfağının bu en özel lezzetlerini tadmak isterseniz...
   
Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!
  Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmiş olsanız da olmasanız da, başınıza gelen bazı olaylar bugünkü hayatınızda karşılaştığınız problemlerin nedeni olabilir
   
Eski İstanbul’u arayanlar burada buluşuyor
  Aktaş Boğaziçi Evleri, ahşap köşkleri, mor sümbüllü bahçeleri, lezzetli balıkçıları ve deniz kokan havası ve sahile 15 dakika yürüme mesafesi ile sizi keyifli bir yaşama davet ediyor
   
Tirbuşon gerektirmeyen şarap şişeleri!
  Yazın keyfi, çevir-aç kapak özelliğine sahip Vinkara şaraplarıyla çok daha güzel çıkacak
   
Balya Organik yanı başınızda!
  Sürdürülebilir yaşama tam desteğini veren bir organik market, aynı zamanda samimi ve sıcak bir kafe
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin