evetÖyle ilk gördüğün anda bilinç seviyende olmamıştır. Tesadüfen yanında durmuşsun, arkadaşınmış gibi lakırdı etmişsin, gece eve vardığında da unutmuşsundur bir bardak suyu odana taşırken. İlk bakışta aşk falan değildir yani meseleniz.
Yavaş yavaş gelmiştir kafası. Nerden çıktı bu dediğin anda köşede belirmiş, partinin ortasında yanına gelmiş, kelimeler kendiliğinden tenis maçına dönmüştür. Hoşuna gitmiştir. Bundan cacık olmazla, pır efekti arasında durmuşsundur. İki şat lütfen. Demiştir o barmene, diğer elinde su da olsa devirmişsindir bir yudumda. Kurallara ara.
Facebook, mesaj, twitter, msn gibi teknolojik ritüelleri kullanmışsınızdır. Mecburen. Telefon çalmamıştır ama. Bu konuda değişiklik yaşanmamıştır. Ve en önemlisi en küçük ayrıntıları kahvaltı sofrasına döken merakın, bu sefer kapalı kalmıştır. Kimse bilmemiştir varlığını.
En kalabalıkların arasında gözün onu seçmiş, beynin acabalara kaymış, bedenin kendiliğinden hareket etmiştir çekim alanına. Yüzünü çevirdiğinde. Orada. Sana bakmakta.
Ve işte üç buçukta Athena şarkılarıyla biten gecenin sonunda (Duman, Şebnem Ferah, The Cure öncesinde çalmıştır) yedide gözlerin açılmış, pencerenin önünde kuşun teki sana bakmaktadır. Kalkmışsındır, hava girsin diye ciğerlerine bir hamle. Uyuyamamışsındır yeniden. Çay, kızarmış ekmek, dil peyniri, salatalık. Tabağa koyup iTunes'a kaldığı yerden devam etmişsindir.