Ivana Sert, sadece ikoncan değil.. - womenist.net 

Ivana Sert, sadece ikoncan değil..

Gözüpek, özenli, kendine inanan, ayakları üzerinde duran, güçlü bir tasarımcı olma yolunda..

None Önce modelliği, ardından dikkat çekici giyimi sayesinde ikoncanlığı ile ön plana çıkan Ivana Sert, şimdilerde ise tasarımcı kişiliği ile ön planda kalmaya devam ediyor. Logosunun kendi gözleri olduğunu söylediği, adını taşıyan Ivana Sert  markası ile, özellikle Sex and the City 2 filminde Samantha rolündeki Kim Cattral’in mayokinisini tasarlamış olması Hollywood’ta da adından bahsettirdi. Ivana Sert ile İstanbul Fashion Week esnasında bir söyleşi yaptık. Bizleri şaşırtan ve gururlandıran bir şey vardı ki, Ivana Sert’in uluslararası arenada, özellikle Hollywood’ta  kendisini Türk kimliği ile öne çıkarmaktan duyduğu gurur ve sevinç. Ivana, modellik yaptığı yıllarda da içinde modaya ve tasarımcılığa karşı bir tutku olduğunu, çevresindekilerin yeteneğini görüp kendisini modacı olmaya yönelik cesaretlendirdiklerini belirtti. Tasarladığı modelleri kendi üzerinde denediğini söyleyen, söyleşiyi gerçekleştirdiğimiz tarihte şu anda yayında olan internet sitesinin son çalışmalarını tamamlamaya çalıştığından bahseden Ivana Sert, yoğun yaşam temposundan hafif şikayetçi gibi gözükse de umut ve heyecan dolu. Bu tutku ve heyecan,  logosuna da ilham veren gözlerinden okunuyor. Gerçekleştirdiğimiz bu hoş söyleşide Ivana Sert ile modayla ilgili birçok detay ve gelecek planlarını konuştuk.;

Tasarım yapmaya mayolar ile mi başladınız?
Evet, mayolar ile. Bodrum’da bir evimiz var. Ve hepinizin de bildiği gibi, Bodrum’da iyi giyinen, iyi giyinmeyi ve farklı görünmeyi seven kadınlar var. Bir kadının giydiği mayoyu ertesi gün farklı bir kadında daha görmeye başlayınca kendi kendime bu işi yapabilirm diye düşündüm.

Antalya’da bir butik açtınız. Peki neden Antalya? Neden İstanbul değil? Mesela Nişantaşı değil?
Devamı gelecek. İlk tercihimiz Antalya’dan yana oldu. Neden diye sorarsanız aslında, Antalya Havalimanı’ndan aldığımız teklif diyebilirim. Ortak bir girişimle deri ve mayo üzerine bir mağaza açtık.  Antalya ile ilgili geleceğe dair beklentilerim çok fazla. Antalya, yılda 10 milyon turistin zityaret ettiği önemli bir yer. Turistlerin çoğunluğunu oluşturan Ruslar beğendikleri bir kıyafet olduğunda para harcamaktan çekinmiyorlar. Bu benim için iyi bir deneme oldu gerçekten. Şansım yaver gitti ve Antalya’da ikinci mağazamı da açabildik. Antalya’da çoğu yerde Ivana Sert reklamları dönüyor. Bu da beni mutlu ediyor.

Mayo tasarımına devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Şimdilerde deri ürünleri tasarlamaya başladım. Hatta ilk ilkbahar/yaz koleksiyonumu da tamamladım. Tepkiler çok olumlu. Şu sıralar, deri ile devam etmeyi düşünüyorum. Gelcekte ise tekstil ürünlerini denemek istiyorum.

Deri tasarımlarınızı  Sarah Jessica Parker’ın veya Kim Cattral’ın üzerinde görebilecekmiyiz?
Olabilir tabii. Filmin devamını çekmeyi düşünüyorlar mı bilemiyorum ama ben yeni bir projeye dahil oldum. Tayvan’da, meşhur bir televizyon programı için Paris’te çekimler yapılıyor ve benim tasarladığım beş farklı  mayo kullanılıyor. Patricia Field ile de ilişkilerim gayet iyi. Etkili tasarımlar üretmeye devam ettiğim sürece onunla çalışmayı sürdürmek istiyorum. Kendisi ayrıca burada birlikte çalışmak ve belki de yeni kontratlar yapmak adına  başka tasarımcılar ile de görüşmeler yapıyor. Bence onun buraya gelmesi ve Türk modası ile yakından ilgilenmesi ülkemizin dışarıdaki, özellikle Hollywood’taki tanıtımı açısından önemli.

Biz Womenist olarak daha çok İstanbul kadınını temsil ediyoruz.  İstanbul kadınları ürünlerinizi nerelerden satın alabilir?
Şu sıralar iki büyük alışveriş merkezi ile görüşmelerim sürüyor. Bu ayın sonuna kadar bir cevap almayı düşünüyorum. Ürünlerimi nereye verebileceğimi oturup konuşacağız, ama eğer cevap istediğim yönde olmazsa belki de kendi mağazamı açarım.

None Tasarımlarınızın internet üzerinden satışını düşünüyor musunuz?
Evet, bir şirket ile bu yönde bir çalışmamız mevcut. Belki olabilir... Bunun dışında Trendyol olabilir. Ayrıca geçtiğimiz hafta moda günleri için bulunduğum Miami’deki görüşmelerimde Kanada’dan ve A.B.D’den de web sitesi ile ilgili teklifler alıyorum. İşler iyi gitmeye başlıyor yavaş yavaş.

Net-a-Porter olabilir mi mesela?
Onlarla görüştüm evet. CEO’ları ile New York’taki showroom’umda bir kez görüştük. Şu an için kendileriyle iletişim halindeyiz.

Anladığımız kadarıyla New York’ta bir showroom’unuz var. Peki Avrupa’da bir showroom’unuz var mı?
Hayır. Avrupa’dan kimse ile çalışmıyorum. Onlar da New York’taki showroom’dan ürünleri tedarik ediyorlar.

Showroom dışında ürünlerinizi  Avrupa’da ve A.B.D’de başka hangi satış kanalları üzerinden pazarlıyorsunuz?
Bir çok moda evine örnekler gönderiyorum. Victoria Secret, Saks Fifth Avenue ve Palm Beach ve Miami’deki  butikler ile görüşmelerim sürüyor. Showroom bu iş ilişkilerini organize ediyor ve şu an teklifler gelmeye başladı. Ay sonuna doğru bu teklifleri değerlendirip üretime geçmeyi düşünüyorum.

Gazete ve dergilerde İvana Sert tasarımları ile ilgili ‘’pahalı, kesinlikle ucuz değil’’ yakıştırmaları yapılıyor. Fiyat aralığınız nasıl değişiyor?
Açıkçası 300 Dolardan 1500 Avroya kadar değişen fiyatlarımız var. 1.500 Avroluk parçamızın o denli pahalı olmasının sebebi  380 parça Swarovski taşa sahip olması. Bu arada Sex and the City için tasarladıklarımdan da zannedildiği gibi büyük paralar kazanmadım.

Diyelim ki sizden deri bir kıyafet satın almak istiyoruz. Ortalama fiyatınız ne olurdu?
 Şu an kestiremeyeceğim. Ama emin olun ki pahalı olmayacaktır. Ortalamaları geçmez. Tabiiki de hepsi için değil. Bazıları için. Malzemenin cinsi ile de alakalı. Yoksa 3 ay içinde iflas bayrağını çekerdim. Benim için önemli olan kalite. Önceliğim kalite. Belirli bir hedef kitlem yok.

None Aksesuvar ve mücevherler ile çalışmayı düşünüyor musunuz?
Çok isterim fakat sırf bu iş için ayrılmış büyük bir atölyeye ihtiyacınız var hem de arkanızda sizi sürekli destekleyecek bir firma ve ekibiniz. Sanırım tüm bunlarına arasında kendimi kaybeder giderim. Tek bir şeye konsantre olmak şu sıralar daha iyi.

Basın ile ilişkilerinize yardımcı olacak bir PR Ajansı ile çalışıyor musunuz?
Hayır, şu an için çalışmıyorum. fakat yakında ihtiyacım olacak. Kendi PR’ımı da kendim yapıyorum. Bu aslında zor ve yorucu oluyor çünkü diğer tarafta devam eden tasarım, mankenlik, görüşmeler, seyahatler gibi çok zaman alıcı yoğun bir programım var.

Üstelik bir de çocuğunuz var sanırım? O, tüm bu koşuşturmayı nasıl karşılıyor?
Evet 4 yaşında erkek bir çocuğum var. Annem Türkiye’de olmadığı için yardımını alamıyorum maalesef fakat neyse ki yaramaz bir çocuk değil ve onu yalnız bıraktığım zamanlarda evden iş için ayrıldığımı bilen, yaşına göre olgun bir çocuk. Bana takvimimi soruyor, onaylıyor.

Türk tasarımcılar için neler düşünüyorsunuz?
Bence kendilerini sürekli geliştiriyorlar. Teknikleri de gayet iyi. Kalitede gerçekten iyiyiz. Hatta Paris ve Roma ile yarışabilecek duruma geldik diyebilirim. Biraz stil ve tarz açısından eksikliklerimiz bulunuyor ama o yönümüzü de geliştirebileceğimize inanıyorum.

Hangi Türk tasarımcılar sizin favorileriniz?
Arzu Kaprol ve Dice Kayek diyebiliriz. Özellikle Dice Kayek, çok sanatsal ve ifadesi güçlü. Ayrıca Türk Modasının en önemli ismi tabiiki de Hüseyin Çağlayan.

Yabancı tasarımcılardan favorileriniz?
Jean Paul Gaultier, Marchesa ve Lanvin ilk akla gelenler. Sayıları çok fazla aslında. Ama bazen Cavalli’nin bir çalışmasından bir yeri seviyorum, bazen bir başka tasarımcının başka bir tasarımının bir parçasını. Biraz ordan, biraz buradan gibi.;

None Sizce Türkiye’de modaya en uygun giyinenlerler kimler?
Açıkçası şu kişi iyi giyiniyor, öbür kişi kötü giyiniyor diyemeyeceğim. Bence her kadının kendine özgü bir moda anlayışı bulunuyor. Ünlü olmayıp ta çok şık giyinen bir çok kadın gördüm burada mesela. Bence tüm mesele kendine yakışanı en iyi şekilde taşımak. Bunun para ile bir ilgisi de yok. mesela bazen Taksim’den 5, 10 TL’ye aldığım kıyafet veya aksesuvarları gören arkadaşlarım, ‘’ Bunu Paris’ten mi aldın? Roma’da bunlarda var mı? ’’ gibi sorular yöneltiyorlar. Bence, şık olmak için illa 10.000 Dolar harcamaya gerek yok.

Sizce Türk kadınlarındaki moda anlayışı nasıl?
Eskisine oranla bence çok daha iyi, tabii her kadın modaya bir şekildeilgi duyuyor, fakat şunu söyleyebilirm ki herkes kendine gerçekten yakışanı giymeye çalışırsa bence daha hoş olur. Örneğin Osmanlı dönemindeki kadınlara baktığınız zaman şimdiye göre sanki daha özgün ve iyi giyiniyorlarmış. Konusu açılmışken, bence Türk tasarımcılar biraz daha tarihin sayfalarını çevirmeliler, Osmanlı dönemi kıyafetlerden esinlenerek Türk kimliğini ön plana çıkartan özgün tasarımlar batıda da çok ilgi görür diye düşünüyorum. Mesela tasarımcı Rıfat Özbek’in bu husustaki yaklaşımları takdir edilesi.

Mayolar tasarladınız. Deri koleksiyonunuz var. Sırada ne olacak?
Muhtmelen tekstil. Hafif malzemeleri daha çok seviyorum. Saten ve parlak malzemeleri pek tercih etmiyorum. Doğal materyalleri daha çok seviyorum.

Sizin defilenizi ne zaman izleme fırsatı bulabileceğiz?
Şubat ve mart ayına kadar görüşmelerim olumlu yönde şekillenirse İstanbul Fashion Week’te yer almak istiyorum. Eğer olmazsa, diğerleri gibi kendi defilemi düzenleyebilirim. 11 Ekim’de Belgrat’da Moda Haftası’nın açılışında ilk defilemi düzenliyorum. 2011 Yaz Sezonu için deri ve mayo üzerine olacak. Bundan sonrası için de bir çok farklı yerdeki moda haftasında yer almak istiyorum.

Patricia Field ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Gerçekten dost yanlısı, yaratıcı, işine gönülden bağlı bir insan. Bence tam bir yıldız. Gerçekten çok farklı.

Artık bir ‘’ikoncan’’ olarak anılmaktan sıkıldınız mı?
Aslında bu durum benim basında daha fazla yer almamı sağlıyor.  Popülaritemi de artırıyor. Bu durum bana yardımcı olabilir.

Peki sizin ikonunuz kim?
Patricia Field, gerçekten çok havalı. Ayrıca Viktoria Beckham. Beckham da iş ve modayı birlikte iyi idare edebiliyor. Onu Sadece stili yüzünden değil, bu yöndeki başarıları yüzünden de takdir ediyorum.

Gelecek ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Büyümeyi düşünüyorum, daha fazla tecrübe sahibi olmayı ve gelişmeyi istiyorum. 2 yıldır tasarımla ciddi olarak ilgileniyorum, dolayısı ile daha fazla teknik öğrenmeli, olayın içine daha çok girmeliyim. Sex and The City, evet iyi bir antlaşma idi. Ama bu beni en iyi tasarımcılar arasına koymaz. Hislerime ve kalbime inanarak ve güvenerek yolumda ilerlemem gerekiyor.

Son olarak bize Ivana Sert kadınını nasıl tarif edersiniz?
Gözüpek, özenli, kendine inanan, ayakları üzerinde duran, güçlü olan.

Siz kendinizi güçlü hissediyor musunuz?
Evet, kesinlikle güçlü hissediyorum.

Gökhan Erciş

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!