Domuz gribi anlatıldığı kadar kabus mu? - womenist.net 

Domuz gribi anlatıldığı kadar kabus mu?

Son bir haftadır, özellikle Ankara’da bir okulda 41 vaka çıktığından beri, domuz gribi ve aşısı en büyük kabus oldu. Domuz gribi nasıl bir virüs, nasıl bulaşıyor ve aşısı ne denli güvenli…

None Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi ise domuzlar arasında görülen bir grip virüsüne olan benzerliğinden dolayıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur.

Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur.

Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller iyice yıkanmalıdır. Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir. Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kaçağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Hasta naklinde hasta ve yakınındakiler maske takmalıdır.

Asıl önemli soru domuz gribi aşısı olmalı mıyız? Ayrıca normal grip aşısı ya da domuz gribi aşısının yan etkileri anlatıldığı kadar korkunç mu?
Bu aslında cevabı çok da kolay bir soru değil. “Tıpta her hastaya aynı tedaviyi uygulayamazsınız!”  diyor UltraWellness Center’ın doktorlarından Mark Hayman,MD; Elizabeth Boham, MD; Todd Lepine, MD; Pier Boutin, MD; Maggie Ward, MS, RD; Kathie Swift MS, RD ve Debbie  Philips, LDN, CHES.  Bu grip yani domuz gribi konusunda henüz çok şükür ki fazla kayıp yaşanmadı, normal grip salgınlarında çok daha fazla kişi kaybediyoruz. O yüzden de bu aşı şu anda çok da gerekli değil görüşündeler. Ve... H1N1 virüsü kendini yenilerse bu aşının hiçbir yararı olamaz. Ayrıca Amerikan hükümeti bu aşı üreticilerini her türlü yan etkiye karşı açılacak davalardan muaf tutacağına garanti verdi. Bu da çok alışagelmiş bir uygulama değil. “The Center for Disease Control” yani Amerika’da ki “Hastalık Kontrol Merkezi”, bu aşıyı sadece yüksek risk grubundakilerin kullanmasını tavsiye ediyor. Bunlar sağlık sektöründe çalışanlar, 6 aydan daha genç çocuklarla ilgilenenler, hamileler, 24 yaşın altındaki çocuk ve gençler, astım ve kalp problemi yaşayanların bu aşıyı olması öneriliyor. “Eğer hamile ya da emziriyorsanız bu aşının, çok limitli sayıda olan, civa (mercury) içermeyen versiyonundan bulmaya çalışmanızı öneririz” diyorlar.

None Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi ise domuzlar arasında görülen bir grip virüsüne olan benzerliğinden dolayıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur.

Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur.

Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller iyice yıkanmalıdır. Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir. Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kaçağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Hasta naklinde hasta ve yakınındakiler maske takmalıdır.

Asıl önemli soru domuz gribi aşısı olmalı mıyız? Ayrıca normal grip aşısı ya da domuz gribi aşısının yan etkileri anlatıldığı kadar korkunç mu?
Bu aslında cevabı çok da kolay bir soru değil. “Tıpta her hastaya aynı tedaviyi uygulayamazsınız!”  diyor UltraWellness Center’ın doktorlarından Mark Hayman,MD; Elizabeth Boham, MD; Todd Lepine, MD; Pier Boutin, MD; Maggie Ward, MS, RD; Kathie Swift MS, RD ve Debbie  Philips, LDN, CHES.  Bu grip yani domuz gribi konusunda henüz çok şükür ki fazla kayıp yaşanmadı, normal grip salgınlarında çok daha fazla kişi kaybediyoruz. O yüzden de bu aşı şu anda çok da gerekli değil görüşündeler. Ve... H1N1 virüsü kendini yenilerse bu aşının hiçbir yararı olamaz. Ayrıca Amerikan hükümeti bu aşı üreticilerini her türlü yan etkiye karşı açılacak davalardan muaf tutacağına garanti verdi. Bu da çok alışagelmiş bir uygulama değil. “The Center for Disease Control” yani Amerika’da ki “Hastalık Kontrol Merkezi”, bu aşıyı sadece yüksek risk grubundakilerin kullanmasını tavsiye ediyor. Bunlar sağlık sektöründe çalışanlar, 6 aydan daha genç çocuklarla ilgilenenler, hamileler, 24 yaşın altındaki çocuk ve gençler, astım ve kalp problemi yaşayanların bu aşıyı olması öneriliyor. “Eğer hamile ya da emziriyorsanız bu aşının, çok limitli sayıda olan, civa (mercury) içermeyen versiyonundan bulmaya çalışmanızı öneririz” diyorlar.

None Asıl size tavsiyemiz bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz. Aşı ile ilgili yapılan araştırmalardan yazılacak çok şey var ancak bizim size sadece aşı olmazsanız bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz konusunda bazı önerilerimiz olacak.

- Mutlaka gün içinde fazlası ile ılık su veya sıvı tüketin. Bol bol çorba, meyve çayları, ıhlamur tarzı çaylar içmeye özen gösterin.

- Hazır, gazlı veya şekerli içeceklerden de özellikle uzak durun.

- Burnunuzu tuzlu ılık su ya da deniz suyu ile temizleyin. Bunu her gün yapmaya özen gösterin.

- Her türlü şekerli yiyecek ve içecekten uzak durmaya özen gösterin. Şeker, yemeği yiyip hazmettikten sonra dahi bağışıklık sistemini bastırır.

- Her yemekte protein alın. Protein almak çok önemli. Yemeklere sarımsak, soğan, kekik, nane gibi tadları mutlaka ekleyin. Bunların antibakteriyal özelliği var.

- Özellikle vitamin C ve A içeren sebze ve meyveleri tüketin.

- Her gün düzenli egzersiz yapın. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olur.

- Uykunuza dikkat edin. Mutlaka günde 7-8 saat uyuyun.

- Vitamin D seviyenizi kontrol edin ve gerekirse takviye yapın. Kandaki ideal doz 50-75 mg/dl.dir. Çoğumuz kışları günde 5000 IU D3 ihtiyacı duyar. Yetişkinler için 2000 IU, çocuklar için 1000 IU ile başlayabilirisiniz.

- Yemeklerinizle günde 500-1000 mg C vitamini almaya özen gösterin.

- Bağışıklık sistemi için “çinko” çok önemlidir. Bunu doğal yollardan istiridye ve balkabağı çekirdeği ile alabilirsiniz.

-  Balık yağı da vitamin A ve D içerdiğinden, bu da bağışıklık için çok yararlı.

- 1-3, 1-6 Beta Glucan immunotix; eczanede bulabileceğiniz bu tabletler size ekstra güç verecek ve akyuvarların güçlenerek virüs ve bakterilerle savaşımına yardım edeceklerdir.

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Yoga ve meditasyon ile bedeni gevşetmeye, zihni rahatlatmaya hazır mısınız?

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Balasana ( Çocuk Pozu)

Kalçaları topuklara, alnı yere doğru bırakarak Balasana’ya yerleşin. Kolları omuz mesafesi olacak şekilde ileriye doğru uzatın, ...

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!