23 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Yaşam önceki sayfaya geri dön

Zifiri karanlıkta gerçekleşen bambaşka bir yemek..

Görme dışında duyu organlarını çok etkin bir biçimde kullanabilenlerin yerinde bir de siz olsanız neler hissederdiniz?
İşte sizlere bu sorunun yanıtını bulabileceğiniz bir mekan. Kör Fotoğrafçılar Derneği Başkanı Nuri Kaya ile yaptığımız söyleşide görme engellileri, göz önünde olmayan yaşantılarını, bir görme engellinin kendisiyle ilgili engelleri bir bir aşarken neler yaşadığını ve toplumun engellilere karşı olan önyargısını konuştuk. Nuri Kaya; ‘’ Görmek  göreni körleştirir, görmemek ise körü özgürleştirir’’ sözleri ile sohbetimize giriş yaparken biz de atmosferin etkisinden olacak- az eşya bulunan, sade ve pastel renklerin ağırlıkta olduğu ofisi ve aynı zamanda tüm etkinliklerin gerçekleştiği bu yer de- kendimizi dingin sularda hissediyoruz. Ve Kaya, bu sözlerinin hemen ardından görme engellilerin, görme dışındaki duyu organlarını  çok etkin bir biçimde kullanabildiklerinden bahsederken biz de kendisine hiç ara vermeden  merak ettiklerimizi soruyor, ve cevaplarını sizlerle paylaşıyoruz.

Kör Fotoğrafçılar Projenizden biraz bahseder misiniz?
Kör Fotoğrafçılar Projesi yaklaşık 200 yazarın katılımıyla desteklenmiş, görme engellilerin çektiği fotoğraflardan oluşan bir proje. Biraz daha açarsak eğer, görme engellilerin çektiği fotoğraflar için yazarlar birer metin yazıyorlar. Sergi mekanında ise bizler fotoğrafları görüyor ama kabartma metinleri okuyamıyoruz. Görme engelli kişi ise metni okuyabiliyor ve görme engelli olmayan ziyaretçiler ister istemez  metnin yüksek sesle okunması için görme engelli arkadaşlarımızdan yardım istiyorlar. Bu projede, fotoğrafı çeken görme engellinin ve fotoğrafa metin yazan yazarın fotoğrafla ilgili düşüncelerini belirttiği ses kayıtlarının da dinlenilebiliyor olması ile, görmek ve görememek ile ilgili derinlemesine düşünme fırsatımız oluyor.

"İstanbul’a bakıyorum, gözlerim kapalı" adlı serginiz ile ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
"İstanbul’a bakıyorum, gözlerim kapalı" adlı sergiyi tüm isteklerimize rağmen 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na kabul ettiremedik. Bu yüzden de 2010 yılında açmayı planladığımız sergiyi ötelemek zorunda kaldık. Şu an için bu sergiyi muhtemelen yurtdışında açacağız.


Kör Fotoğrafçılar Derneği’nde neler oluyor, bünyenizde ne gibi çalışmalara yer veriyorsunuz?
Kör Fotoğrafçılar Derneği’nin kendi bünyesinde ufak bir ses kayıt stüdyosu var. Bu stüdyoda tüm ses kayıtlarını alabilen yine görme engelli bir arkadaşımız çalışıyor. Bu stüdyoda yazarlarımız ve gönüllülerimiz engelli arkadaşlarımız için kitap okuyorlar. Önde gelen seslendirme sanatçıları da görme engelliler yararına stüdyoda kitap okuyor ve böylece görme engelliler sesli kitap dinleme şansına sahip olabiliyor. Kitap okuma günleri, radyo tiyatrosu, kitap söyleşileri bir diğer etkinlikler. Bergen Coşkun, Emir Özbek ve Leyla Erbil gibi sesler de kitapları mısralardan melodilere dönüştürerek farklı çalışmalarda bulunuyor. Ayrıca belirtmeliyimki; görme engelli bir kişi kendi anahtarıyla derneğe gelip, kendi kahvesini kendi yapıp, okuyucu ile buluşup ses kaydını aldıktan sonra, mesai saati bitiminde yine anahtarı ile stüdyosunu kilitleyip, engelli olmayan herhangi biri gibi çalışma hayatına devam edebiliyor. Onlar ile aramızda hiçbir fark yok. İşverenlerin görme engelli çalışanlar ile ne yapacağını bilemediklerini ve onlara adeta uzaylı gibi baktıklarını görmek bana fazlasıyla anlamsız geliyor.


Bu konu açılmışken bilmek isteriz, sizce görme engelli arkadaşlar hangi alanlarda kolaylıkla çalışabilir?
Sanat tarihi okumuş olan görme engellilerin, müzelerde rahatça istihdam edilebileceklerini düşünüyorum. Örneğin bu yolla, müzelere gelen ilkokul öğrencilerinin de görme engellilere karşı olan bakış açılarının sağlıklı bir şekilde oluşabileceğini belirtmeliyim.  Görme engellilerin toplumda göz önünde bulunarak bir çok işte rahatlıkla çalışabileceklerine inanıyorum. Türkiye’de bulunan sayısız derneğin işverenler ile ortak bir çalışma yaparak, görme engellilerin yapabileceklerini ve başarabileceklerini göz ardı etmeden daha aktif bir rol oynamaları gerekiyor. Kısaca, işverenlerin görme engellilere uygun çalışma ortamları yaratmaları gerekiyor. Çünkü bu insanlar gerçekten çalışmak ve faydalı olmak istiyor.


"Zifiri Karanlıkta Yemek" oldukça dikkat çekici ve orijinal bir fikir. Bizlere sürprizleri bozmadan bu etkinliğin içeriğinden bahseder misiniz?
Kör Fotoğrafçılar Derneği’nin bulunduğu yer aynı zamanda bir restorana dönüşüyor. Fakat bu alışılmışlığın çok dışında farklı bir restoran. Zifiri karanlıkta yemek gerçekten müthiş bir tecrübe. Görme engelli garsonların servis yaptığı, görme engelli müzisyenlerin olağanüstü performanslarıyla renk kattığı, panik atak hastalığına da iyi geldiği söylenen ilginç bir deneyim. Yemek yenilen mekana girdiğiniz anda sizin için ayrılmış olan yerlerinize oturana kadar gerçekten zifiri karanlıkta ne kadar çaresiz olduğunuzu hissedince görme engellilerle ilgili düşünceleriniz de daha ilk dakikasında değişmeye başlıyor ve böylelikle dünyayı bu kez onların gözünden görmek durumunda kalıyorsunuz. Bu sırada yapılan anons ile hareket ederek, herhangi bir sakarlığa sebebiyet vermeden mücadeleniz devam ediyor oluyor. Gerçekten büyülü bir atmosferde kalabalığın arasında kendinize yöneliyor, sanki daha çok kendiniz olabiliyorsunuz.

Başka ne tarz çalışmalarınız var?
Kör Fotoğrafçılar Derneği olarak bir çok çalışmaya imza attık. Ayşe Sarısayın, Haydar Ergülen, İskender Pala, Yekta Kopan gibi edebiyatçılarla kitap söyleşileri düzenlendi. Türk Hava Kurumu ile yapılan ortak bir çalışmada görme engellilerin uçuş zevkini tatmaları sağlandı. Bizzat İsviçre’den getirdiğimiz basit plastik bir mekanizma ile görme engellilerin parayı rahatlıkla tanımlayabilmeleri için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile ortak bir çalışma düzenledik.

2008 yılında İsviçre Cenevre’de Dünya Körler Birliği Kongresi’nde ilk kez söz alan bir Türk olarak Nuri Kaya, dünya körlerini Orhan Veli’nin ‘’ İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı’’ adlı şiiriyle 2010 yılında İstanbul’u görmeye davet etmiş.

Foto Galeri için tıklayın!



Etiketler:
yemek
romantik yemek
zifiri karanlıkta yemek
görme engelli
Kör Fotoğrafçılar




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Ellerine ve yüreğine sağlık Ümit Usta!

Pazartesi sendorumu tatilde

Hafta sonu 'zifiri karanlıkta yemek' keyfine ne dersiniz?

Ünlülerin kilo sorunu..

Aşçılık sanatını öğreten okul ve kurslar...

Kurban Bayramı'na özel menü
  Yaşam- Diğer makaleler Bütün makaleler
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetler Asitane’de
  Asitane Restaurant, İstanbul Fethi’nin 558. Yıl dönümünü Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetlerle kutluyor. Siz de Osmanlı Saray Mutfağının bu en özel lezzetlerini tadmak isterseniz...
   
Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!
  Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmiş olsanız da olmasanız da, başınıza gelen bazı olaylar bugünkü hayatınızda karşılaştığınız problemlerin nedeni olabilir
   
Eski İstanbul’u arayanlar burada buluşuyor
  Aktaş Boğaziçi Evleri, ahşap köşkleri, mor sümbüllü bahçeleri, lezzetli balıkçıları ve deniz kokan havası ve sahile 15 dakika yürüme mesafesi ile sizi keyifli bir yaşama davet ediyor
   
Tirbuşon gerektirmeyen şarap şişeleri!
  Yazın keyfi, çevir-aç kapak özelliğine sahip Vinkara şaraplarıyla çok daha güzel çıkacak
   
Balya Organik yanı başınızda!
  Sürdürülebilir yaşama tam desteğini veren bir organik market, aynı zamanda samimi ve sıcak bir kafe
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin