Zerrin Tekindor - womenist.net 

Zerrin Tekindor

Ressam, Tiyatrocu, Dizi oyuncusu... Ve çok sevecen bir anne...

None Hani derler ya her elinde bin marifet… İşte Zerrin Tekindor böyle bir sanatçı... 2004 yılında Afife jale ödülünü alan sanatçı bugün için Türkiye tarafından Matmazel Deniz olarak tanınıyor... Hira adında bir oğlu olan sanatçı ile sanatından, hayatından, hobilerinden konuştuk...

Son yıllarda televizyon dizileri, popüler kültürün toplum üstündeki en etkileyici öğelerinden biri haline geldi. Hatta öyle ki, televizyonda yayınlanan diziler başlı başına bir sektör yarattılar. Bu durum, farklı birçok platformda bugüne kadar tartışılırken özellikle olumsuz yönleri irdelendi. Peki, bireylerin günlük yaşam akışını yayın saatine göre düzenlediği bu dizilerin hiç mi olumlu bir yanı yok? Bana kalırsa bu soruya verebileceğim başlıca cevap, birçok değerli tiyatro oyuncusunun çok daha geniş kitlelere ulaşmasına aracı olması ve bir umut; ekrandan tanıyıp sevdiği aktörü ya da aktrisi tiyatro sahnesinde de izleme isteği uyandırmasıdır.
 
İşte bu aktrislerden biri de Zerrin Tekindor. Aslında Ankara’da geçmiş ilk gençlik yılları, Hacettepe Devlet Konservatuar’ını bitirdikten sonra Devlet Tiyatrolarına girmiş ve 2003 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosu’na tayin olmasıyla İstanbul hayatına merhaba demiş. “Dizi severler” ise onu Bir İstanbul Masalı, Aşk Yeniden gibi dizilerden hatırlayacaklardır. Fakat esas “içimizden biri” olması Aşk-ı Memnu dizisindeki “Deniz de Courton” rolüyle oldu.

Sanatseverler için ise o, ödüllü bir aktris. İstanbul Devlet Tiyotrosu’nca sahneye konulan N.V Gogol’un ünlü eseri Müfettiş’teki Anna Andreyevna rolü ile 2004 Afife Jale Tiyatro Ödüllerinde, Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Kadın Oyuncusu seçilmiştir. Tiyatro’nun yanı sıra çocukluğundan itibaren resim sanatı da hayatının bir parçası olmuş ve 1990-1994 yılları arasında Bilkent Üniversite’si Resim Bölümü’nde aldığı eğitimle de bu yeteneğini pekiştirmiş bir sanatçı... Tiyatro’da oynadığı onlarca oyunun yanında bugüne kadar 9 adet kişisel sergi açmış. Kısaca yaşamı tam anlamıyla sanatla geçen biri.

Duru bir güzelliğe sahip, aydınlık yüzlü bu sanat kadınıyla samimi sohbetimize önce “malum” dizilerden bahsederek başladık;

None

Siz sokakta yürürken insanlar sizi ilk tanıdığında ne hissettiniz?
Bana selam verdiğine göre mutlaka tanıdık biri olduğunu düşünüp, ‘Hay Allah’ kimdi bu diye çıkarmaya çalıştım.

Halen sizin de rol aldığınız Aşk-ı Memnu dizisi son zamanlarda çok popüler oldu. Aşk-ı Memnu’yu daha önceden okumuş muydunuz? O zaman kitap size neler hissettirmişti, neler düşünmüştünüz?
Aşk-ı Memnu’nun ilk versiyonunu seyretmiştim televizyonda yayınlanırken. Kitabını okumamıştım. Diziye başlamadan önce okudum. İlk düşündüğüm “Bu koca roman nasıl senaryolaştırılacak?” oldu.

Dizide sizi en etkileyen karakter hangisi? Neden?
Her karakterin kendine göre sevdiğim, sevmediğim yönleri var. Tek bir karakterden bahsedemeyeceğim maalesef.

Matmazel de Courton karakterine nasıl hazırlandınız?
Romanı okuduğumda haliyle kafamda şekillendi. Daha sonra senaristlerimiz Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’yla, çekimler başladığında da yönetmen Hilal Saral’la konuşmalarımız, Deniz de Courton’u bir yere oturttu. 

Bu rolde sizi en zorlayan neydi?
Değişkenliklere fazla izin vermemesi nedeniyle “Deniz” bana sıkıcı, biraz da demode geliyor. Daha yeni, espriye açık bir şeyler yapabilmesini isterdim. İçimden gelen Deniz’e uymayan bazı şeyleri dizginlemekte bazen zorlanıyorum.

Bugün birçok tiyatrocu yıllarca sahneye çıkmalarına rağmen, bir dizide rol aldıktan sonra tanınıyorlar. Bu durum sizce tiyatrocuların kaderi mi?
Tiyatrocu sahnede olmayı sever en çok. Şöhret beklentisi olan biri tiyatroyu seçmez bence. Oyuncunun televizyonla tanınması doğaldır. Ama hayatını sahneye adamış oyuncular için şöhret çok etkileyici değildir.

Örnek aldığınız yerli veya yabancı aktör ve aktrisler var mı?
Örnek aldığım demeyeyim de, hayranlıkla izlediğim ve takip ettiğim diyeyim. Yerli kadın oyunculardan: Tilbe Saran, İpek Bilgin, Sumru Yavrucuk, Özlem Ersönmez, Berrin Demir, Canan Ergüder, Esra Bezen Bilgin’i sayabilirim, erkek oyunculardan da, Bülent Emin Yarar, Ali Atay, Çetin Tekindor, Burak Sergen, Tardu Flordun, Erdem Akakçe, Yetkin Dikinciler gibi oyuncuları beğenirim. Yabancı oyunculardan Emma Thompson, Isabelle Huppert, Emily Watson, Meryl Streep, Marion Cotillard, Bette Midler, Diane Keaton’ı çok severim, erkeklerden de Marlon Brando, Benicio Del Toro, Philip Seymour Hoffman, Robert De Niro, Al Pacino, Edward Norton, Jack Nicholson, Jamie Foxx, Dustin Hoffman gibi oyuncuları çok severim.

None Sinema yapmayı düşünüyor musunuz?
Uygun zamanlama, uygun senaryo, uygun yönetmen olursa yapmak isterim.

Gündeminizde olan bir senaryo var mı?
Sinemayla değil, tiyatroyla ilgili olan var.

Sinemada, televizyonda ya da tiyatroda keşke bir gün oynasam dediğiniz bir karakter var mı? Neden?
Hayır yok. Konservatuar yıllarında bile olmamıştı. Her rolün bana sürprizlerle gelmesini istediğimi ve her rol kişisiyle yeni tanışmayı daha çok sevdiğimi biliyorum.

Tiyatroya sanki biraz mesafeli duruyorsunuz gibi bir izlenim var...
Tiyatro 1985 yılından beri hiç aralıksız sürdürdüğüm, çok sevdiğim mesleğimdir. Geçtiğimiz sezon hariç aralıksız devam ettim ve bu yıl da oynayacağım. Mesafeli durduğumu düşünenler, tiyatroya gitmeyenlerdir muhtemelen.

Peki, resim yaparken ilhamı nereden alıyorsunuz?
Gezdiğim yerlerden, izlediğim, oynadığım oyunlardan, kulisten, arkadaşlarımdan, oğlumdan, yediğim yemeklerden.

Özellikle, çizdiğiniz kadınlar çok çarpıcı. Nasıl kadınlar onlar?
Sanıyorum portrelerden bahsediyorsunuz. Akıllı, özgüvenli, cesur, gizemli, esprili kadınlardır onlar. Diğer resimlerimse sahneden, oyunlardan, provalardan bahseder.

Takip ettiğiniz aktör ve aktrisleri öğrenmiştik peki, Türk ressamları arasından kimleri beğeniyorsunuz?
Mehmet Güleryüz, İrfan Önürmen, Fikret Mualla, Orhan Peker, Ömer Kaleşi, Elif Uras.

Zerrin Tekindor bir aktris, bir ressam olmasının yanında aynı zamanda anne. Çetin Tekindor ile Zerrin Hanım’ın Hira adında bir oğulları var. Biz de anne Zerrin Tekindor’u da biraz tanımak istedik.

Kadınlar arasındaki yeni eğilim kariyer de yaparım, çocuk da yaparım. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz
Kadınlar istedikleri zaman birçok şeyi bir arada yapabilirler.

Anne olmak nasıl bir duygu?
Anne olmak şahane bir duygu. Hele benim oğlum gibi iyi kalpli, komik, yakışıklı bir oğlunuz varsa.

Bu sanatınıza nasıl yansıdı?
Sadece sanatıma değil, hayatıma olağanüstü bir yaşama sevinci olarak yansıdı.

Aşk: Geçici körlük
Hayal:Uçmak
Çocuk: Gelecek
Aile: Huzur
Yaşlılık: Tecrübe patlaması
Ölüm: Yolculuk

Nazlı Şatıroğlu

El Yazısından Kişilik Analizi!

El yazınızın kişiliğiniz hakkında ipuçları taşıdığını biliyor muydunuz?

El Yazısından Kişilik Analizi!

Harflerin boyutlandırılması

El yazınız büyük ise sizin anlaşılmak arzusunda olduğunuzu söyleyebiliriz. İlgileri üzerinize çekmekten hoşnutsunuz ve diğer insanların ne düşündüğü ...

El Yazısından Kişilik Analizi! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!