Türk insanı sıcak, cömert ve tanıdığım en konuksever insanlardan.. - womenist.net 

Türk insanı sıcak, cömert ve tanıdığım en konuksever insanlardan..

Hollanda’nın genç Kültür Ataşesi Daniel Stork, iyi bir eğitim almış, entelektüel, yakışıklı ve İstanbul hayranı biri. Onunla İstanbul ve şehirdeki hayatı ile ilgili konuştuk.

None Daniel Stork adı İstanbul’un her yerinde, Hollanda Konsolosluğu’nda verdiği resepsiyonlarla ve organize ettiği kıyafet partileri ile anılıyor. Daniel sadece 33 yaşında ve iki buçuk senedir eşsiz Doğan Apartımanı’nda yaşıyor. Şu sıralar Türkçe öğrenmekte. Gelişen Türkçesi ile beraber 10. yabancı dilini de konuşuyor olacak. Annesi hamilelik dönemini Arjantin’de geçirmiş. Fakat Daniel Finlandiya doğumlu. Doğduktan sonra birkaç sene Londra, İngiltere’de yaşadıktan sonra nihayet Galler’deki yatılı okula kaydolmadan önce Küba ve Romanya’da da bulunmuş. Bu onun hikayesi için sadece bir başlangıç.

Daniel Stork kimdir?
Finlandiya’da doğdum. Babam bir diplomat, bir büyükelçiydi ve işi icabı Finalndiya’dan İngiltere’ye taşındık. Okula önce Londra’da gitmeye başladım, daha sonra Küba’ya yerleştik. 9 yaşımdan 12 yaşıma kadar olan dönemde ailemle Küba’da bulunduk. Oradaki hayatımın bende çok renkli etkileri oldu. Daha sonra yine babamın işi icabı Romanya’ya taşındık. Romanya’da devrime tanıklık ettim. Ordan Galler’e yatılı okula gönderildim. Mezun olduğumda Hollanda’ya dönmek istedim. Daha önce Hollanda’da yaşamamış olduğumdan o sıralar vatanımla bir bağ kurmak istiyordum. Üniversite’ye de orada başladım. Burada, Rusça ve Doğu Avrupa çalışmaları eğitimi aldım. Üniversitedeki bir çalışma için gittiğim İtalya’dan sonra katıldığım bir intörn program sayesinde Pittsburg’a gidip hem Rusça öğrendim hem de öğrenimime devam ettim. Ben 5 kardeşi, 2 annesi ve 2 babası olan, çok şanslı birisiyim. İnsanlarla tanışmayı ve onlarla arkadaş olmayı seviyorum.

Konsolosluktaki görevlerinizden bahseder misiniz?
Ben Hollanda Konsolosluğu’nda Kültür Ataşesi’yim. Aynı zamanda Konsolos yardımcısı olarak Konsolosluk’taki üçüncü kişiyim. Asli görevim Hollanda kültürünü Türkiye’de tanıtmak. Son zamanlarda Antakya ve Sinop’taki etkinliklere katkıda bulunduk. Kişiler ve firmalar ellerindeki projelerle kapımızı çalarlar. Arada Hollanda ile bir bağlantı varsa ve projeler profesyonelce tasarlanmışlarsa biz de maddi olarak katkıda bulunuyoruz. Fazla müdahaleden yana değiliz. Ben aynı zamanda basın ile ilişkileri de yönetiyorum. Politik meseleler ile genelde Ankara’daki Başkonsolosluğumuz ilgileniyor ama benim burada yine de Türk ve Hollanda basını ile iyi ilişkiler yürütmem gerekiyor. Konsolosluk zaman zaman benden, daha önce Mavi Marmara gemisinin Türkiye’ye dönüşünde yaptığım gibi, Hollandalıları karşılamamı da istiyor. Bazen vize başvurularını da imzalıyorum. Bu arada 11 Kasım’da Ghetto’da ifade özgürlüğü ile ilgili bir etkinlik düzenliyoruz. Hollanda ifade özgürlüğü konusunda geleneksel olarak serbestlikten ve toleranstan yana bir politika güder. Bu tip organizasyonlara ayırabileceğimiz büyük bir ekonomik bütçemiz olmadığından bu tarz etkinliklerde kendi bağlantılarımı kullanmaya gayret ediyorum. Mesela apartman komşum olan Okan Bayülgen bu etkinlikte ev sahipliği yapacak.

None İstanbul’da olmaktan mutlu musunuz? Ve şehrin en çok hangi bölgesini seviyorsunuz?
İstanbul’a 2008 yılının Haziran ayında geldim. Şehre, şehrin ritmine ve enerjisine kolaylıkla bağımlı hale gelebiliyorsunuz. İstanbul, biraz enerjinizi alan ama aynı zamanda enerji de veren bir şehir. Şehirde o kadar çok şey oluyor ki... Ben Galata’da Doğan Apartımanı’nda yaşıyorum. Binanın, hayatıma gün geçtikçe daha fazla değer kattığını hissediyorum. Yaşadığım mahallemi de seviyorum çünkü burada farklı farklı insanlar ve küçük küçük dükkanlar bulunuyor. Galata bu konuda özel hisler uyandırıyor. Tekne ile Boğaz turu yapmaktan da hoşlanıyorum. Ayrıca Büyükada ve Burgaz adalarına da gitmekten ve özellikle Burgaz adadaki sevdiğim küçük balık restoranında yemek yemekten çok keyif alıyorum.
İstanbul’da sevdiğim çok yer var. Haftasonları kahvaltı için Cihangir’deki Cuppa’yı seviyorum. Akşam yemeklerinde ise Tünel’deki Antiochia’yı ve İKSV binasındaki X Restaurant’ı, meyhane olarak ta Yakup’un atmosferini beğeniyorum. Ayrıca Cihangir’deki Demeti’de akşam yemeklerinde tercihlerimden. Muhtemelen en iyi manzaralı meyhanede orasıdır. Balık almak için ise Karaköy’e gidiyorum. Bugünlerde, sezonu olduğundan palamut almayı seviyorum. Güzel bir Vongole yapmak için kum midyesi de alıyorum. Ayrıca güzel spagetti ve salata da yaparım.

Hobileriniz neler, İstanbul’da bunları güvenli bir şekilde yapabiliyor musunuz?
Bana göre İstanbul çok güvenli bir yer. Arada ufak tefek haberler duyuyorsunuz ama ben İstanbul’da kendimi güvenli hissediyorum. Şehrin etrafında bisiklete binmeyi, Haliç’te kürek çekmeyi seviyorum. Geçenlerde Haliç’te New York Times’dan fotoğrafçı bir arkadaşımla birlikte kürek çekiyorduk. Ben ters tarafa oturmuşum. Tam yerimi ayarlayayım derken alabora olduk. Ayvansaray taraflarındaydık ve kürek takımının olduğu yere, Kasımpaşa’ya kadar yüzmek zorunda kaldık. Ayrıca Büyükada’ya sadece gezmek için değil, bisiklete binmeye de gidiyorum.

Türk halkını ve özellikle Türk kadınlarını nasıl buluyorsunuz?
Türk insanı sıcak, cömert ve tanıdığım en konuksever insanlardan. Türk kadınları Hollandalı kadınlardan çok farklı. Görünenden çok daha karmaşık düşünüyorlar, bunu daha sonraları fark ediyorsunuz. Hollandalı kadınlara oranla çok daha manipülatifler, elbette iyi yönde… Ayrıca, Türk insanları her şeyi direk yüzünüze de söylemiyorlar, doğuştan politikler.

Türkiye’ye yerleşmeyi düşündünüz mü?
Ben biraz daldan dala konanlardanım. Kuzey Afrikalı göçebeler hakkında bir hikaye vardır. Bu göçebeler her, bir yerden başka bir yere göç ettiklerinde kendilerini yeni baştan keşfettiklerine inanırlarmış. Her seferinde, bir yerden başka bir yere taşındığınızda hayata en baştan başlama imkanına sahip oluyorsunuz. Sevdiğiniz, bağlandığınız ve birçok arkadaşınızın olduğu bir yerden ayrılmak üzücü, fakat aynı zamanda değişiklikler de iyi olabiliyor.

Tuana Zeynep Bilgin

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!