Klasikleşmiş seçimlerden sıkıldınız. “Bir şey istiyorum ama hiçbir yerde bulamıyorum, şık ama kalın kumaştan olsun’’ diyorsanız ya da sadece size özel tasarlanmış, sizi yansıtan, sıradan veya abiye bir kıyafet arıyorsanız Janucha doğru adres. Teşvikiye Ihlamuryolu Sokak’tan içeri girdiğinizde klasik butikleri geçin ve yürümeye devam edin. Renkli geniş bir tabela ile karşılaşacaksınız. Tabelanın tam ortasında da Janucha yazıyor. Janucha’nın sahibi ve tasarımcısı olan Jale Hürdoğan ile bu ilginç isimli sempatik butik hakkında söyleşi yaptık. Hürdoğan, firmalarda çalıştığı 10 yıllık yorucu kariyer hayatından sonra Janucha ile tekrar doğmuş. Janucha daha çok taze bir marka. Gelecekte önü açık.. Öncelikli olarak butiğinizin ismi çok dikkat çekici. ‘’Janucha’’ isminin doğuş hikayesi nedir?Anneannemin bana taktığı, anlamını sevgi ve şefkatten alan bir sıcak bir kısaltma. Aynı Ayşecik gibi. Hâlâ beni öyle çağırır. Anneannem İzmir’de yaşamasına rağmen arada buraya gelir, bana yardım eder. Janucha’da zaman geçirmekten zevk alır. Tasarım duygusu çocukluğunuzdan mı başlıyor?Çocukluğumdan beri eve terzi gelir, kıyafet dikilirdi. Kendimi bilmeye başladığım zamanlarda “Ben de bir şey diktireceğim” demeye başladım. O zamanlar yavaş yavaş model yapmaya da başlamıştım.
Üniversite hayatınız Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü ile başlıyor. Şu an yaptığınız işte ekonominin faydasını gördünüz mü?Ekonomi eğitimim alt taban içindi. Hemen yurt dışına gitmek değil de ilk olarak hayatıma yardımcı olabilecek Türkiye’de bir bölüm okumak istedim. Özellikli olarak ekonominin faydasını görüyorum diyemem ama mutlaka temelden bana bir katkısı var. Tasarım haricinde beynimi başka türlü çalıştırıyor. Ekonomi eğitiminin faydasını zamanla daha çok göreceğime inanıyorum. Mezun olduktan sonra The School of The Art Institute of Chicago’da moda eğitimi aldınız. Bunun mesleğinize olan katkısı ile ilgili neler söylemek istersiniz?Asıl önemli olan bu meslekte tasarım eğitimi almak. Bu yüzden ekonomiden sonra moda tasarımı eğitimi aldım. Bu meslekle ilgili olan her şeyi orada öğrendim. Yaratıcı düşünceyi geliştirip kumaşa nasıl uygulanabileceğini öğrendim. Kafanızdaki ‘tasarımcı olma’ planı nasıl gelişti?14 yaşında artık ben bunu yapmaya karar vermiştim. Değişebilirdi de ama her zaman bu istek içimde olan bir şeydi. Moda eğitimi almadan önce üniversite sınav maratonuna kendimi kaptırdım ve ben de işletme veya ekonomi okumak istedim. O durumdayken “Şimdi bırakayım her şeyi ve yurt dışına gideyim” diye bir şeyi düşünemedim hiç. Moda hep daha sonra yapacağım bir şey gibiydi. Nedense içimden hep böyle geçirmiştim, öyle de oldu.
Yurt dışından döndüğünüzde kariyer süreciniz nasıl gelişti?Döndükten sonra İstanbul’a geldim ve 10 sene kadar model tasarımcısı olarak büyük firmalarda çalıştım ve sektörde tecrübe kazandım. Daha çok yeni olarak kendi markamı çıkarmaya başladım. Janucha açılalı bir sene olmadı. Mağazanın arka tarafında atölyem var. Bu sayede sürekli yeni model yapıp hemen modelleri satış için ön tarafa çıkarabiliyorum. Hangi dizilere tasarım hazırlıyorsunuz?Küçük Sırlar’a. Başta Aşk ve Ceza’ya elbise vermiştim. Bir ara da Kavak Yelleri’ne verdim. Ayrıca Piyanist Birsen Ulucan’a yeni CD’si için modeller yaptım ve Kanal 8’de Zeynep Tunuslu’yu Alamode programı için giydiriyorum. Janucha kimlere hitap ediyor?Yoldan geçip gören yabancılar mutlaka içeri girip bir şeyler alıp gidiyor. Onların çok ilgisini çekiyor. Daha Avrupai bir konsept. Mahalle Designer’ı gibi bir konsept Janucha. Yurt dışında küçük küçük butikler vardır. Paris olsun, New York olsun hep küçük tasarımcı atölyeleriyle doludur. Aslında Janucha’nın hitap ettiği kesim diyebilirim ki çalışan, şehirli, eğitim düzeyi yüksek olan bir kadın. Yaş olarak da 20 ve yukarısı. Sınırı yok açıkçası. Ben sınırının olduğunu düşünüyordum. Ama hiç belli olmuyor. 65- 70 yaşında kadınlar da gelip beğeniyorlar. Aynı şekilde 20 yaşındaki bir genç kız da aynı modeli beğenip gayet rahat giyebiliyor.
İlham aldığınız bir tasarımcı ya da bir film var mı?İlham aldığım tek bir şey var diyemem. Birçok şeyden ilham alıyorum tabii ki. Marc Jacobs’ı, Dries Van Noten, ve Jonathan Saunders’ı beğeniyorum. Hayattaki her şeyden ilham alabiliyorum. Çok karışık aslında, raslantısal karşılaştığım her şey, renkler, mekanlar, çizgi romanlar, duyduğum güzel bir müzik yani herhangi bir şeyden ilham alabiliyorum. Burası bana göre biraz da romantik bir yer. Siz tasarımlarınızı nasıl yorumluyorsunuz?Biraz romantik aslında, evet. Daha sert çizgiler de var, yani yalnız romantik de değil. Ekonomi ve modada var bu ikilem, tasarımlarımda da var. Kumaşlarda farklı dokular, renkleri bir arada kullanıyorum. Modelde romantizme kaçıyorum. Hayatta hep iki şeyi karıştırırım genellikle.
Tasarım ve üretim kısmında hep tek başınıza mı çalışıyorsunuz? Nasıl gelişiyor aşamalar?Atölyemde modelist ve makinacıdan oluşan bir ekibim var. Onun haricinde her şeyi ben yapıyorum. Hem Türkiye’den, hem yurt dışından kumaşlar seçiyorum. İpek, tül, saten en çok kullandıklarım, bunun yanında pamuk, yün, keteni günlük şık modellerde kullanıyorum. Eğer kumaşın içeriğinde polyester varsa finish işlemine bakıyorum. Finish tasarımı başka yerlere taşıyor çünkü. Kumaş seçerken çok zaman harcıyorum. Buraya gelip özel tasarım isteyen de oluyor. Onlarla, önce konuşuyorum. Nereye giyeceklerini, nasıl görünmek istediklerini anlıyorum. Bu çok özel bir düğün için de olabilir, iş için de. Yalnızca kişiye ait özel bir şey olsun istiyorlar. Bir şekilde konsept oluşturup model çıkartıyorum. Yılda iki ana koleksiyon hazırlıyorum. Fakat dediğim gibi, atölye burada olduğu için her hafta yeni model çıkartıyorum
Gelecekle ilgili planlarınız neler?Janucha daha yeni bir marka. Burası dışında başka yerlerde satış noktalarım olsun istiyorum. Yavaş yavaş yurt dışında da olabilmeyi hedefliyorum. Burayı açarken büyük bir marka olmak için yola çıktım. Bu yüzden Türkiye’de olduğu kadar yurt dışında da olmak istiyorum. Yakın zaman için defile planım yok. Bunlar biraz da zamanla şekilenebilecek şeyler tabii ki. Ben İzmirli’yim. İzmir’de ürünlerim satılsın isterim. Janucha; hayatın daha çok başında, bebeğim gibi. Sabırsızlıkla onun büyümesini bekliyorum. Bir sene içerisinde bayağı gelişti. Şu an öncelikli olarak planlarımın arasında Galata Moda Haftası var. 22 Aralık’ta oraya katılacağım. Özel bir koleksiyon hazırladım. Melis Şahinkaya |