Vakko efsanesini daha da devleştiren iş adamı: Cem Hakko! - womenist.net 

Vakko efsanesini daha da devleştiren iş adamı: Cem Hakko!

Cem Hakko denince aklımıza ilk Vakko, Vakkoroma, Power Radyo ve televizyon grubu geliyor. Sonra da spor. Aslında Türkiye’de spor konusunda birçok ilke imza atan bir işadamı Cem Hakko.

Karting sporu onun sayesinde Türkiye’de bilinir oldu. Kayak sporuna yıllarca verdiği emek uzun yıllardır herkes tarafından biliniyor. Yine kurduğu Vakkoroma Gym bir zamanların efsane adresi idi. O, babasının yoktan var ettiği Vakko ismini daha da ileriye taşımayı çok iyi bildi. Eğlenceli kişiliği, her zaman güler yüzü ile dostlarına kucak açan, müzikseverliğiyle evinde her zaman bir parti havası estiren, oldukça düşkün olduğu 3 çocuğu ile vakit geçirmeyi seven ve kimi zaman da sosyal hayatı ile magazin dünyasına da konu olan Cem Hakko’yu daha yakından tanıtmak istedik.

None Sen sadece moda ile yetinmedin ve müzik konusuna da el atarak burada da bir ilke imza attın. Seni en iyi ifade eden iş kolu hangisi? Moda mı yoksa müzik mi?
Babamdan aldığım bayrağı daha ileri götürmek için çalışıyorum. Tabii kolay değil kendi ismimizi taşıyan koskoca bir marka yaratmış. Aslına bakılırsa babam beni çok güzel bir şekilde işe kazandırdı. Kendi gençliğimi, kendi işimize yansıtarak bu dünyaya girdim. Vakkorama olarak yapmış olduğumuz organizasyonlar Vakkorama Gym vs... Birden kendimi tam Vakko’ nun ortasında buldum. Radyo ise küçüklükten bir tutkumdu. Hobi olarak başlayan bir tutku bugün 4 radyo kanalı ve 1 müzik TV’si ile ciddi bir işe dönüştü.

Radyo aşkı benim için bambaşka... Hayatta ne seviyorsam paylaşmak isterim. Sevdiğim müzik, organizasyon, spor, servis, mağaza, moda... İşim sayesinde her tadı tatma şansı yakaladım bu sayede de mutluyum. Ama bir gerçek var. Hayatımın her yerinde müzik var. Müziksiz bir saniye düşünemiyorum.

None Çalışanların zorlu bir patron olduğunu söylüyor. Sana göre sen nasıl bir patronsun?
Ben mi zorum? Ben kendime zor olduğumu zannediyordum. Benle çalışmanın zor tarafı hızlı çalışmanın getirdiği değişim ve yenilik kararlarına adaptasyon olabilir. İnsanın kendisine böyle bir konuda objektif bakması zor. Çok detaycıyım ve hiçbir zaman yeteri kadar beğenmem. “Daha güzeli vardır.” derim hep. Çok aceleciyim, her şeyin hemen olmasını isterim. Ve de bana sakın “İmkânsız!” demesinler. İmkânsızı hiç sevmem. Hiç sevmediğim bir şey de işte veya herhangi bir yerde yüksek ses ve saygısızlık. Galiba zorum:)

Nasıl bir babasın? Kızlarınla ve oğlunla neler yapmak sana keyif veriyor? Senin babanla ilişkin nasıldı?
Çocuklarımın benim hayatım da çok önemli bir yeri var. Sürekli onlarla yakın iletişim içerisinde olmayı seviyorum. Onlarla beraber adrenalin harcamayı, özellikle oğlum Can ile motor yarışlarına katılmayı, kızlarımla ise kültürel aktivitelerde beraber vakit geçirip keyif almayı çok seviyorum. Yeri geldiği zaman tabii ki onları uyarmam gerekiyor ama çoğu zaman ilişkimi arkadaşça sürdürüp onların kendi doğrularını bulmalarını tercih ediyorum. Babam hiçbir zaman bana karşı sert olmadı, o hep bana güven duydu. Babamın bana sağladığı ortam ve gösterdiği yol sayesinde hep kendimi olayların içerisinde ilerlerken buldum. Ben de bu yüzden belki aşırı güvenle çocuklarımın hep yanında oldum. Hiçbir zaman bağırmadım. Bir kere Katia’ya sert bakmışım, ben hatırlamıyorum. Hiç istemeden oldu ve o günden sonra ona da dikkat etmeye başladım. Bazen kendime çok kızıyorum ama onlara hiç hayır diyemiyorum, onların mutlu olması için her şeyi yaparım. Onlar da bunu biliyorlar fakat hiç şımarmıyorlar. Belki de karşılıklı böyle oluyor. Önemli bir noktada, babalar çocuklarına aşırı güven duydukları zaman çocuklar büyük bir mesuliyet duygusu altında onlardan beklenenden fazlasını vermeye çalışıyorlar. Babam beni devamlı kontrol edip soru sorsaydı ben bugünkü Cem olamazdım. Ne okul konusunda ne iş konusunda babam bana hiç hesap sormadı.

None Normal bir günün nasıl geçer?
Güne erken başlamayı seviyorum; saat 6’dan 8.15’e kadar spor yapıyorum. Ardından duş alıp kahvaltımı ettikten sonra Nakkaştepe ofisime 09.30 civarında geliyorum. Perşembe günleri hariç (perşembeleri Esenyurt Vakkoüretim merkezinde oluyorum) bütün hafta boyunca tüm günlerimi ofisimde geçiriyorum. Gün içerisinde farklı departmanlarla toplantılarımı tamamlamaya çalışıyorum. Günün nasıl geçtiğinin farkına varmak zor, oldukça yoğun geçiyor. İşimin en güzel tarafı çok renkli çok değişik konularda arka arkaya toplantılar yapıyor olmam ve bu bana inanılmaz bir adrenalin ve dinamizm getiriyor.

Türkiye’de kartingde de ilktin. Bunun dışında kayak, ralli, Formula 3, fotoğrafçılık, yelken, motor hobilerin arasında. Senin için hobi ne demek ve bunlardan hangisi vazgeçilemez?
Benim için hobi hayat demek, benim için adrenalin vazgeçilmez. En çok korktuğum şey hobilerimi yapamayacağım bir hayat. Yani sakatlandığım zamanlar, gerçekten zor oluyor.

İstanbul’daki en şık iş adamlarından birisin. Stilini nasıl tanımlarsın?
Beni Vakko giydiriyor. Devamlı ısmarlama giyiyorum. Böyle bir lüksüm var. Takım elbisede bu son seneler yelek, beyaz gömlek çok seviyorum. Haftasonları ise çok basit. Jean, beyaz t-shirt (Cem yaka diyorlar artık.) ve lastik ayakkabılarım.

None Sence moda ve şıklık ne demek? Bir kadın veya erkek nasıl şık olabilir?
İnsanın kendini taşıyabileceği kıyafetleri giymesi çok önemli. Bu çok değişik bir denklem aslında. İnsanlar; “Ben modayı takip etmiyorum.” diyorlar, çok yanlış düşünüyorlar. İster istemez insanlar modayı takip ediyorlar ve onun içinde hem
zamanlama olarak, hem de güç olarak kendilerini bir yerlere koyuyorlar. Bu soru benim üniversite doktoramı hazırladığım kitabımı hatırlatıyor ‘Moda olgusu’. Düşünsenize şimdi erkek gömleğinde küçük yaka ve ince kravat moda diyelim. Ben işe takım elbisemin içine büyük yaka ve geniş bir kravat giymişim. Ne kadar gömleğim ve kravatım şık olsa da yine olmaz. Çirkin durur. Çünkü o sırada moda değil ve her şekilde göze çirkin gelir.

İş hayatına yeni başlayanlar için vereceğin bir öğüt var mı?
Sabır, heyecan, öğrenmeye açık olmak, risk almak ve hayallerinin peşinde koşmak. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki gençler için çok imkan var. Dünya çok değişiyor. Yeter ki gençler bir şeyler yapmak istesinler. Tabii en önemlisi çalışmak, durmadan çalışmak çalışmak...

None KISA KISA CEM HAKKO

Hayattaki en büyük gurur kaynağın ne?
3 tane inanılmaz insanın babası olmak. Katia, Pia, Can.

Hayattaki en büyük pişmanlığın ne?
Çocuklarımla daha çok vakit geçirememiş olmak.

Takma adın var mı? Kim koydu ne anlama geliyor?
Çok var. ‘Atom karınca’ Türk gazeteciler koymuşlardı yarışlarda. ‘Kaniş ’ JO lakabını da üniversite de bir arkadaşım koymuştu. Çünkü okulda saçlarımı taramadan ıslak çıkar başımı sağa sola sallayarak kuruturdum. Hâlâ da öyle.

Onsuz yapamam dediğin şey nedir hayatta?
Müzik ve spor.

Çocuklarından öğrendiğin bir şey var mı?
Her gün yeni bir şey öğreniyorum. Asıl işe geldiklerinde çok şey öğretecekler herhalde. O günü sabırsızlıkla bekliyorum

Hayat felsefen nedir?
Pozitif olmak. Kötümser insanın yanında bir dakika durmak istemem. En zor zamanda bile iyimser olmak.

Hiç unutamadığın bir parti var mı?
1997 yılında bir grup arkadaşımızla Bolu’da yaşadığımız 4 günlük bir yılbaşı partisiydi. Bolu’yu ve o yöreyi tanıdığım gündü. Sonra ben de Bolulu oldum!

Senin için en anlamlı şarkı hangisi?
‘Imagine’. Telefonum öyle çalar, tüm radyolarımızda önemli anlarda ‘Imagine’ çalar. Yine radyolarımızda 31 Aralık akşamı yeni yıla giriş parçası ‘Imagine’dir.
Savaşsız bir dünya, barış ‘Imagine’, John Lennon!

Sana vicdan azabı veren nedir?
Sigaraydı. Kurtulalı çok uzun zaman oldu.

Zeynep Bilgin

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!