Gitmek mi zor Kalmak mı… - womenist.net 

Gitmek mi zor Kalmak mı…

Kocasının, fahişelerle olan ilişkisinin ortaya çıkmasının ardından, dünyanın gözü önünde “aldatılan bir kadının bunu sineye çekmesinin aslında imkansız birşey olmadığını” gösterdi...

None Eski New York valisi Eliot Spitzer’in aldatılan eşi Silda Wall Spitzer’ın, Vogue Dergisindeki röportajında kendisinden “ medya fırtınası galibi” diye bahsetmesi gerçekten çok cesurcaydı... Kocasının fahişelerle olan ilişkisinin ortaya çıkmasının ardından dünyanın gözü önünde “aldatılan bir kadının bunu sineye çekmesinin aslında imkansız birşey olmadığını” gösterdi.

Biz kadınların en büyük korkularından biri aldatılmak değil mi? Kimimiz, “böyle birşey başıma gelmeden çekip giderim” diye atıp tutsa da, öyle bir olayda herşey o kadar basit olamayabiliyor. Bunun birçok sebebi var. En başta çocukları bahane etsek de sanırım maddi konu en ağır basan öğe. Daha sonra ise yalnızlık korkusu, sosyal çevreden ayrılma olasılığı, hırs, kıskançlık… gibi öğeler devreye giriyor.

None Son senelerde bu tür olaylarla çok karşılaşır olduk. Bunlardan bazıları basına yansıyor, bazıları ise “kol kırılır yen içinde kalır” misali sessiz bir şekilde yaşanıyor. Maalesef basına yansıyanların çoğu ayrılıkla bitiyor çünkü kadınlar için “herkes tarafından bilindikten sonra” bunu sineye çekmek daha da zorlaşıyor, ancak tersine örnekler de yok değil...

Silda Wall Spitzer, aslında Harvard Üniversitesi Hukuk mezunu, uzun seneler borsada aracı kurumlarda görev almış, 12 yıl önce ‘ Children for Children’ diye bir vakıf kurarak çok başarılı işler yapmış, çok zarif çok hoş bir kadın ve kesinlikle kocasına maddi bağımlılığı da yok.

Peki, böyle bir kadın bunu niye kabul eder? Aslında Hilary Clinton da “bu tarza” örnek olarak verilebilecek bir kadın. Kendisi başkan adaylığına soyunup bir ülkeyi yönetmeyi göze almışken o da kocasının onu aldatmasını sineye çekti…
Aslında Türkiye’de o kadar çok “ikinci kadını” bildiği halde sineye çeken kadın var ki… Maalesef bu kadınlar hem kendilerinin, hem kocalarının, hem de çocuklarının hayatını oldukça zorlaştırıyorlar… Hülya Avşar gibi birkaç affetme denemesi sonrası “Yeter!” deyip, eşini kapının önüne koyan kadınlar olduğu gibi, hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam eden kadınların sayısı da azımsanamayacak kadar çok... Son dönemlerde tüm basından Eren Talu - Defne Samyeli boşanmasını da okuyoruz. Birbirlerini sadakatsizlikle suçlayan bu çift nasıl oldu da bu noktaya geldi?...

None Boşanmalar, herkesin en çirkin yüzünü ortaya çıkarıyor. Ne kadar ayrılıklar iyi de sonuçlansa yine de çok üzücü. Bir de aldatılarak ayrılınırsa işte burada çirkinlikler başlıyor.
Ne kadar boşanmayı kabul etmek durumunda kalınsa da bazıları maalesef bu ayrılığı sadece kağıt üzerinde gerçekleştiriyor ve duygusal olarak eskiye bağlı yaşamaya devam ediyor...  Aslında en acı veren ve yıpratan da bu oluyor.
Önemli olan bu tür bir durumda ne karar verirsek verelim geriye dönüp bakmadan hep önümüze bakarak yaşamak.
Özellikle de çocuklarımız varsa.
Aldatılmalarda sonuç ne olursa olsun, kadın affedip evliliğini bozmasa da, boşansa da, yine en çok yıpranan genellikle kadının kendisi ve çocuklar oluyor.

None Eski New York valisi Eliot Spitzer’in aldatılan eşi Silda Wall Spitzer’ın, Vogue Dergisindeki röportajında kendisinden “ medya fırtınası galibi” diye bahsetmesi gerçekten çok cesurcaydı... Kocasının fahişelerle olan ilişkisinin ortaya çıkmasının ardından dünyanın gözü önünde “aldatılan bir kadının bunu sineye çekmesinin aslında imkansız birşey olmadığını” gösterdi.

Biz kadınların en büyük korkularından biri aldatılmak değil mi? Kimimiz, “böyle birşey başıma gelmeden çekip giderim” diye atıp tutsa da, öyle bir olayda herşey o kadar basit olamayabiliyor. Bunun birçok sebebi var. En başta çocukları bahane etsek de sanırım maddi konu en ağır basan öğe. Daha sonra ise yalnızlık korkusu, sosyal çevreden ayrılma olasılığı, hırs, kıskançlık… gibi öğeler devreye giriyor.

None Son senelerde bu tür olaylarla çok karşılaşır olduk. Bunlardan bazıları basına yansıyor, bazıları ise “kol kırılır yen içinde kalır” misali sessiz bir şekilde yaşanıyor. Maalesef basına yansıyanların çoğu ayrılıkla bitiyor çünkü kadınlar için “herkes tarafından bilindikten sonra” bunu sineye çekmek daha da zorlaşıyor, ancak tersine örnekler de yok değil...

Silda Wall Spitzer, aslında Harvard Üniversitesi Hukuk mezunu, uzun seneler borsada aracı kurumlarda görev almış, 12 yıl önce ‘ Children for Children’ diye bir vakıf kurarak çok başarılı işler yapmış, çok zarif çok hoş bir kadın ve kesinlikle kocasına maddi bağımlılığı da yok.

Peki, böyle bir kadın bunu niye kabul eder? Aslında Hilary Clinton da “bu tarza” örnek olarak verilebilecek bir kadın. Kendisi başkan adaylığına soyunup bir ülkeyi yönetmeyi göze almışken o da kocasının onu aldatmasını sineye çekti…
Aslında Türkiye’de o kadar çok “ikinci kadını” bildiği halde sineye çeken kadın var ki… Maalesef bu kadınlar hem kendilerinin, hem kocalarının, hem de çocuklarının hayatını oldukça zorlaştırıyorlar… Hülya Avşar gibi birkaç affetme denemesi sonrası “Yeter!” deyip, eşini kapının önüne koyan kadınlar olduğu gibi, hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam eden kadınların sayısı da azımsanamayacak kadar çok... Son dönemlerde tüm basından Eren Talu - Defne Samyeli boşanmasını da okuyoruz. Birbirlerini sadakatsizlikle suçlayan bu çift nasıl oldu da bu noktaya geldi?...

None Boşanmalar, herkesin en çirkin yüzünü ortaya çıkarıyor. Ne kadar ayrılıklar iyi de sonuçlansa yine de çok üzücü. Bir de aldatılarak ayrılınırsa işte burada çirkinlikler başlıyor.
Ne kadar boşanmayı kabul etmek durumunda kalınsa da bazıları maalesef bu ayrılığı sadece kağıt üzerinde gerçekleştiriyor ve duygusal olarak eskiye bağlı yaşamaya devam ediyor...  Aslında en acı veren ve yıpratan da bu oluyor.
Önemli olan bu tür bir durumda ne karar verirsek verelim geriye dönüp bakmadan hep önümüze bakarak yaşamak.
Özellikle de çocuklarımız varsa.
Aldatılmalarda sonuç ne olursa olsun, kadın affedip evliliğini bozmasa da, boşansa da, yine en çok yıpranan genellikle kadının kendisi ve çocuklar oluyor.

Dar Alanları Dekore Ederken Yapılan 7 Büyük Hata!

Eğer küçük odalarınızı daha büyük ve ferah şekilde dekore etmek istiyorsanız bu hatalara dikkat etmelisiniz!

Dar Alanları Dekore Ederken Yapılan 7 Büyük Hata! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!