|
Sadece kendi bedeni üzerinden ‘kadın’ı anlatmakla kalmıyor Çınar Eslek. Pi Artworks’teki son sergisinde doğallığı yitirmeden gerçekleştirdiği kurguda kadının duygularını, duyarlılığını, değişkenliğini de betimliyor en yalın halleriyle. Küçük detaylara kocaman anlamlar katıyor. Bedenin yokluğuna dikkat çekerken onun varlığına da işaret ediyor aynı zamanda. Bedeni ele alış şekli ise ağırbaşlı, sade ve olgun.
Sepya karelere ustaca hapsettiği içi boşaltılmış kıvrımlarda, bedenlerden parçalar sunuyor sanatçı, izleyenlere. Özeli imleyen yatak ve ona ait çarşaf, yastık detayları, maddesel tanımlarından sıyrılıp farklı anlamlar yükleniyor. Mahremiyetin kendisinden çok, izleri hissediliyor her çalışmada. İzi sürülen beden ise aidiyetine dair hiçbir ipucu vermiyor, sır gibi saklıyor kimliğini. Çarşafa kokusu sinen kadın çok tanıdık geliyor baktıkça. O kadın benim belki de? Yaşanmışlığın çarşaflara gömülüp kalışı da sımsıcak ve samimi; hayatın kendisi gibi…
Çınar’ın kurguladığı yataktaki çarşaflar kadını örtüp saklamıyor, açılıp ortaya çıkarıyor onu. Bu zamansız mekan hüznü de yaşama sevincini de saklıyor içinde. Kadının koynundaki ise sevgilisi, evladı, düşmanı ya da yalnızlığı… ‘Dolayısıyla’, tüm kadınları olabildiğince çıplak tariflendirebilen bir kadının sergisi. |