23 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Yaşam önceki sayfaya geri dön

Değişmeyen tek şey değişim... Genetiğimiz de bile…

Son günlerin en çok tartışılan konusu genetiği ile oynanmış besin kaynakları. Bilime güvenip kendimizi kollarına bırakmalı mıyız, yoksa şüphecilik hayat kurtaran bir detay mı olacak?
Küçükken hiçbir şey ilk günki gibi kalmaz dediklerinde, büyümek sakin adımlarla geldiği için, her şeyin aynı kalacağına emindik. Büyüdükçe çocukluğumuzda olan herşeyin küçük birer anıdan ibaret kalacağını tahmin edemezdik. Bahçemizden gelen en gerçek kokulu domatesler, en canlı renkli biberler, sıcacık yumurtalar şimdilerde lüks sayılmakta ve galiba ileriki dönemlerde de bir masaldan ibaret olacak.

Tarım ülkesi olmasından ötürü  gurur duyduğumuz topraklarımız şimdi yeni canlılarla tanışıyor,  “genetiği değiştirilmiş tarım ürünleri”. Ürün bolluğu ve çeşitliliği lüksünü yaşamamızın bedeli olarak bilim adamları çareyi tarım ürünlerinin genetik yapısı ile oynayarak buldular. Kışın çilek yazın portakal yiyebilmek güzel ama ya yediklerimiz gerçekten yediğimizi sandığımız şey değil ise!

Tarımsal üretimi arttırmak ve bu ürünlerdeki kaliteyi yüksek kılmak amacıyla başlatılan araştırmalar ve alternatif yöntemler gitgide değer kazanıyor. Moleküler biyoloji ve genetik mühendisliğinin el ele vererek ve hızla ilerleme kaydederek, bitkilerin üretiminin artmasında sorun teşkil edecek dış etkenlere karşı direnç göstermeleri için bitkileri yeniden yarattılar. Yaşam koşulları iyileştirilen bu süper bitkiler ve iyi bir amaca hizmet edecek bu proje, önemli bir adım olmasının yanı sıra akılları kurcalayan bazı olumsuz faktörleri de bünyesinde barındırmakta.

Genetiği değiştirilerek güçlendirilen bu bitkiler insan sağlığı üzerinde bazı olumsuz etkiler ortaya çıkarmaktadır. Genetiği değiştirilen organizmaları  (GDO) tüketen insanların antibiyotiğe karşı direnç göstermeleri muhtemel bir etkidir. Bunun sonucunda, hasta olup antibiyotik kullanma ihtiyacı duyulduğunda, fayda alınamayacaktır.

Bunların yanı sıra,  olumlu bir etki olarak farklı bitki türlerinden gen veya gen gruplarının aktarılması ile bitkiler daha dirençli olmuştur.  Ayrıca besin değerlerinde artış yaşanması da sağlanmıştır.

Araştırmalara göre ilk olarak 1996 yılında ortaya çıkan genetiği değiştirilmiş besinler, 2006 yılına kadar 1.7 milyon hektarlık alandan 102 milyon hektara ulaşmıştır. Dolayısıyla dünyada her yıl ortalama %10’luk bir artış gözlemlenmektedir. Özellikle mısır, pamuk, soya ve kanola bitkileri üzerinde genetik çalışmalar yapılmıştır.

Avantajlarının sınırsız gibi gözükmesinin yanı sıra dezavantajları da yadsınamaz bir gerçekliğe sahiptir.  Bu ürünlerin toprak ekosistemine olan etkileri konusunda çalışmalar oldukça azdır. Araştırmalardaki en genel sonuç, melez nesiller yaratırken çevreye kontrolsüz olarak genetik özelliklerinin yayılmasıdır. Bu kontrolsüz yayılım sonucunda tarımla ilgilenen kişilerin ortaya çıkabilecek yabani otlar ve böceklenme gibi sorunların çözümü olarak tarım ilaçlarlarına sarılacak olmaları ekosistemimizdeki biyo çeşitliliği de sona erdirme riski taşımaktadır.
Kesin bir karar vermede bir taraftaki melek ve diğer taraftaki şeytan görevini üstlenen bu avantaj ve dezavantajlar silsilesi daha çok uzun bir süre bizlerin kafasını kurcalayacaktır.

Sonuç olarak eskilerin bizi bıraktığı  yerde kendimizi buluveririz; hiçbirşey ilk günki gibi kalmaz… Olan bekli de patlıcan kılıfına bürünmüş domateslerimize ve çocuklarımıza anlatacağımız masal kahramanı patatese olacak.

Bir de galiba gelecek yıllarda genetiğinin değişmesi sayesinde tatları da değişen malzemelerimiz yüzünden annelerimizin yaptığı tatta yemekler yapmak da hayal olacak.

Ayşenur ILGAZ

Giriş Tarihi: 09 Kasım 2009, Pazartesi

Etiketler:
genetiği ile oynanmış besin kaynakları
bilim
şüphecilik
detay




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

‘Aile dizimi’nin önemi…

Dil eğitiminin yeni adresi İrlanda!

Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!

Yemeğin 40 kuralı

Hafta sonu keyfi için piknik adresleri!

Facebook profiliniz iş bulmanıza yardımcı olabilir!
  Yaşam- Diğer makaleler Bütün makaleler
perabulvari.com’dan Jason Graham transferi
  perabulvari.com, ABD’li tasarımcı Jason Graham ile işbirliği yaparak ünlü tasarımcıyı ekibine kattı. Jason Graham Haziran ayı itibariyle perabulvari.com’un tasarım ve ürün geliştirme...
   
TOG Bazar bu sene de çok renkli geçti!
  Bu yıl altıncısı 22 Mayıs Salı günü Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşen TOG Bazar’dan elde edilen gelir, Toplum Gönüllüsü Gençlerin Türkiye’nin dört bir yanında hayata geçirdikleri...
   
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetler Asitane’de
  Asitane Restaurant, İstanbul Fethi’nin 558. Yıl dönümünü Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetlerle kutluyor. Siz de Osmanlı Saray Mutfağının bu en özel lezzetlerini tadmak isterseniz...
   
Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!
  Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmiş olsanız da olmasanız da, başınıza gelen bazı olaylar bugünkü hayatınızda karşılaştığınız problemlerin nedeni olabilir
   
Eski İstanbul’u arayanlar burada buluşuyor
  Aktaş Boğaziçi Evleri, ahşap köşkleri, mor sümbüllü bahçeleri, lezzetli balıkçıları ve deniz kokan havası ve sahile 15 dakika yürüme mesafesi ile sizi keyifli bir yaşama davet ediyor
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin