10 parmağında 10 marifet Demet Sabancı Çetindoğan - womenist.net 

10 parmağında 10 marifet Demet Sabancı Çetindoğan

Demet Çetindoğan’la hem bilinmeyenlerini hem de iş dünyasını konuştuk.

None Demet Sabancı Çetindoğan gerçekten çok özel bir kadın. Türkiye’nin en önemli iş kadınlarından biri. O iş hayatında  zoru seçerek; sıfırdan başlayarak tekstilden inşaat sektörüne, tıptan eğitime birçok farklı konu içeren bir holding kurmuş. İyi bir eş ve anne olan Demet Çetindoğan onu tanıyanların söylemesi ile de çok iyi bir dost, oldukça mütevazı ve çalışkan biri... Biz Demet Çetindoğan’la hem bilinmeyenlerini hem de iş dünyasını konuştuk.

En sevdiğiniz şarkı nedir?
Erol Evgin’in “Bir de bana sor ” şarkısı

Hobileriniz var mı? Varsa ne?
İşten ve ailemden kalan zamanda elimden geldiği kadar uluslararası plastik sanatlar ve sahne sanatları gündemini takip etmeye çalışıyorum.

En sevdiğiniz yemek nedir?
Kayseri Pilavı (sucuk – pastırma ve ıspanaktan yapılan) NEVZİNE (Kayseri Tatlısı)

En gurur duyduğunuz olay ne?
Çocuklarımın dünyaya geldiği anlardaki duyduğum gurur anlatılamazdı. Genellikle kız çocuklar annelerine çok benzer.

Siz en çok annenizin hangi huyunu almışsınız?
Sanırım disiplini ve sakinliğini. Keşke çok daha fazla huyunu almış olsaydım!

None Hayatta kesinlikle bunu giymem dediğiniz bir şey var mı?,
Kayık yaka giysileri kullanmayı hiç tercih etmem.

Uğur olarak yanınızda taşıdığınız bir şey var mı?
Nazar boncuğu. Bir şekilde üzerimde olması beni rahatlatır.

Hayatınızda en güzel hediyeyi kimden, ne zaman aldınız?
Birçok güzel hediye aldım. Benim için çok anlamlı olup da unutamadığım; altı yıl önce rahmetli ağabeyimi kaybettikten bir ay sonra sevgili arkadaşım Nilgün Sipahioğlu’nun bana gönderdiği minik- sevimli hediyelerdi. (üç büyük sepette belki toplam 150 adet minik hediye vardı.)

Adana’ya gittiğinizde ilk ne yaparsınız?Nereye gider, ne yersiniz?
Önce aile mezarlığına giderim. Orada rahmetli babam, babaannem, dedem ve iki amcam bulunuyor. Adana’dan ayrılmadan da mutlaka Yüzevler Kebapçısı’na giderim. Yağsız Adana kebabı ve külbastı benim favorilerim.

İstanbul’daki en sevdiğiniz restoranlar hangileri?
Gina, Dragon, Papermoon. Her zaman lezzetle yemek yediğim ve ortamından keyif aldığım restoranlardır.

Aileniz Türkiye’nin en büyük sanayici ailelerinden biri. Dedenizin kurduğu kendi soyadınızı taşıyan holdingde çalışmak yerine sıfırdan başlamayı tercih ettiniz? Bu kararı vermek zor muydu?
Uzun yıllar holding bünyesinde bulunan tekstil şirketinde çalıştım. Artık farklı konularda iş hayatında bulunmak istiyordum. Çok da isabetli bir karar verdiğimi düşünüyorum.

None Büyük ve önemli bir ailenin mensubu olmak sizi nasıl etkiledi? Özellikle gençlik döneminde zorlandınız mı?
Her şeyden önce gurur veriyor. Doğrusu her zaman artı sağladı. Toplum tarafından güvenilir, dürüst, adil imajını veren bir soyadımız var. Bu sizi artı ile başlatıyor. Ancak siz de buna layık olmak için daha çok çalışmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Huzurlu ve mutlu bir aile ortamında çocukluğum ve gençliğim geçti. Şimdi anlıyorum ki sevgi ve saygı ailemizin en değerli olgusuymuş. Bu yüzden ben çok şanslı bir çocuktum.

2000 yılında Mothercare ile başladığınız Demsa grubu bugün perakende sektöründe Harvey Nichols, Brandroom, Mothercare, ELC, Laura Ashley, Salvatore Ferragamo, Guess, Ferre ve D&G gibi dev markaların Türkiye temsilcisisiniz. Bu gelişmeleri anlatır mısınız? Bundan sonraki projeleriniz ne?
Demsa’nın da 10. yılındayız. Demsa Group’un perakende macerası 2000 yılında Mothercare ile başladı. Şu anda yurt genelinde 37 mağazada hizmet veren Mothercare’e konusunda alternatif bir marka bulunmadığı için büyüme hızı oldukça yüksek. Demsa; kuruluş tarihinden 10 yıl sonra 17 üst düzey yabancı marka, 833 kişilik kadro ve 90 mağaza ile faaliyetlerine devam ediyor.10 yılda başarılı ivme kat ettiğimizin inancındayız. Demsa olarak 2009 yılını planlanan bütçe doğrultusunda kapattık.Yatırımlarımız için ayırmış olduğumuz bütçenin büyük bir kısmını da Ankara Harvey Nichols ki Ankara Harvey Nichols 4100 m2 tek kat üzerine kuruldu ve Ankara’nın önemli AVM’lerinden Kent Park’ta yer almaktadır. Ayrıca Nişantaşı Brandroom mağazasını ( 1500 m2 ) açtık. 2011 yılında da büyümeye devam edeceğiz.

None Onkim AS adındaki kordon kanı bankacılığı ve kök hücre araştırmaları yapanbir yatırımınız da var. Bu konuya nasıl girdiniz?
İstanbul Üniversitesi Maslak kampüsünde kurulan Onkim Kök Hücre Teknolojileri Kordon Kanı Bankası, dört yıl önce kuruldu. Kordon kanından elde edilen kök hücreler, günümüzde birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Çeşitli kanser türlerinden,genetik hastalıklara, bağışıklık sisteminin bazı bozukluklarından kan hastalıklarınakadar pek çok alanda kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Onkim yasal izinleri olan şu an için kordon kanı bankacılığı yapan bir sağlık kuruluşudur. Yakında kıkırdak dokusu üretimi yapmaya başlayacağız.

Fashion TV ve ZTV de medyadaki yüzünüz. Özellikle ZTV ile bir ilke; okul öncesi ve okul çağı çocuklarının eğitimine el attınız? Bu fikir nasıl oluştu?
Fashion TV, yayın yaptığı 202 ülkede televizyon dünyasının moda otoritesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, İstanbul, Bodrum, Fethiye, Göçek, Antalya’daki çoğu birinci sınıf otel, restoran, cafe ve beach’lerde Fashion TV yayınlanıyor. Bu da, Fashion TV’nin sosyal hayatın en çok izlenen kanal olduğunun somut bir açılımı… ZTV, dört yıl önce sınavlara hazırlanan öğrencilere (SBS / YGS – LYS) destek olmak için MEDİASA'da yayın hayatına başladı. Bilindiği gibi, sınavlara hazırlık ülkemizde ayrı bir sektör oluşturmuştur.Ekonomik durumu uygun olmayan, fiziksel engeli bulunan, çoklu ortamlarda öğrenme zorluğu çeken öğrenciler, bu kuramlardan yeteri kadar faydalanamamaktadır. ZTV, “Eğitimde bir fırsat eşitliği” ilkesinden yola çıkarak tüm öğrencilere destek amacıyla yayın hayatına başlamıştır. Üçüncü yılımızda, M.E.B. ile yapılan protokolle 'Açık İlköğretim ve Açık Lise ' programlarının yayınına başlayarak örgün ve yaygın eğitim ( ilköğretim 6,7,8 ve ortaöğretim) ders müfredatları doğrultusunda ZTV ve ztv.com.tr’den ders yayınlarımız sürmektedir. (http://www.ztv.com.tr )

Siz ve eşiniz aynı zamanda ciddi bir koleksiyonersiniz de. Sanırım Haliç’te 2012 yılında açmayı planladığınız Zaha Hadid’in inşa ettiği bir müze hazırlığındasınız. Sabancı Müzesi’nden bu müzenin farkı ne olacak?
Uzun zamandır eşimle birlikte bir müze projemiz var. 2012 sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz. Çok heyecan verici ve güzel bir proje. Umarım İstanbullu sanatseverlerin de beğeneceği bir yer olur. Sabancı Müzesi’nden farklı olarak; başlangıçtan günümüze kadar ulaşan Türk Resim Tarihi 'nin sürecini gözler önüne serecek.Türkiye’deki en geniş kapsamlı koleksiyon müzesi olacaktır.

None İnşaat sektöründe de yer adınız. Kandilli Konakları projesinden sonra Maçka otelinin de renovasyonunu yapıyorsunuz? Maçka oteli otel mi, yoksa residence mi olacak?
Kandilli Konakları satış noktasına geldi. Ailelerin keyifle oturacakları butik bir site oldu. Maçka Oteli’ni otel yapmak üzere projelendirdik.

Bu kadar çalışma ve projenin yanında aynı zamanda iyi bir eş ve annesiniz. Normal bir gününüz nasıl geçiyor? Bu yoğun tempoda sizi en rahatlatan şeynedir?
Zaman zaman günlük ajandamda kısa duraksamalara yer vermek benim zihnimin boşalmasını sağlıyor. Bu bir arkadaşımla sohbet etmek de olabilir, o güne kadar pek ilgimi çekmemiş bir sanat dalıyla ilgili bilirkişiden görüş almak da olabilir.

İki kızınıza ve oğlunuza çok düşkün olduğunuzu biliyoruz. Onlarla ne yapmayı, nasıl vakit geçirmeyi seviyorsunuz?
Çocuklarımla ilişkilerim hep sevgi saygı çerçevesinde olmuştur. Birlikte spor yapmaktan, sinemaya, resitallere ve sergilere gitmekten hoşlanıyoruz.

Tuana Zeynep Bilgin

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!