|
Adım kadın, kadının adı yok! Sesime ses arıyorum, acım çok!
Kadın olmanın zor olduğu bir dünya, kadın olmanın ‘hiç’e sayıldığı bir ülkede yaşamanın dayanılmaz ağırlığı... 2010’da Türkiye’de kadının karşılaştığı şiddetin hesabı çok ağır. Yılın ilk 10 ayı 301 kadın öldürüldü, 500 kadın tecavüze uğradı, 1000’den fazla kadın taciz edildi. Her üç kadından biri şiddet görüyor ancak utandığı için bunu çevresine anlatamıyor.
Soldan sağa: Begüm Birgören, Mine Tüfekçioğlu, Deniz Çakır, Gökçe BahadırMarmara Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Ümit Karalar’ın “Türkiye’de her gün şiddete maruz kalan üç kadın hayatını kaybediyor! Duyarsız Kalmayın!” sloganıyla yola çıktığı ‘Kadın ve Şiddet’ konulu fotoğraf sergisi, işte tam bu noktada kadınların sesi olmayı amaçlıyor. Doğa Rutkay, Zeynep Beşerler, Deniz Çakır, Rojda Demirer, Zeynep Mansur gibi 50’ye yakın ünlü kadının destek verdiği ‘Shedeath’, ‘O ölüm’ anlamına gelen ironik ismiyle de dikkat çekici. Karalar, ünlü kadınlara uygulanan plastik makyajla şiddet gören kadının yaşadığı duygusal çöküntüyü ve çaresizliği topluma aktarmayı hedefliyor.
Soldan sağa: Bigem Karavuş, Zeynep BeşerlerMakyajlar abartılı değil ancak rahatsız edici. Sergide yer alan ‘ünlü’ yüzlerde ve bedenlerde morluklar, sigara izleri, derin yaralar göze çarpıyor. Toplumda isimsiz, sıfatsız bırakılan kadının yamalı hayatından izler, sergide yer alan 50 kadının üzerinde geziniyor. Tüm bu kadınların yüzlerindeki mimiklerse fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmelerine yol açan, kadının temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan derin toplumsal yaraya parmak basıyor, şüphesiz. Buruk, iç parçalayıcı, hüzünlü, yarım, yitik ve kasvetli... Kısaca kadın olmanın karşılığı. Bugün başlayan ve 23 Ocak’a kadar Nişantaşı City’s’te devam edecek olan sergiye kayıtsız kalmak zor. Mutlaka gidin ve kadınlığın dramıyla yüzleşin, GÜÇLENİN! |