24 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Yaşam önceki sayfaya geri dön

Canım İstanbul’um…

İstanbul, dünyanın en güzel şehirleri arasında anılır, bilinir. Boğazımız, balıkçılarımız, sahil şeridindeki bin bir güzellikte evler, geçmişin kokuları, yapıtları, müzeleri, camileri...Saymakla bitmez İstanbul’un güzellikleri. Ne kitaplara sığar ne de akıllar, o kadar tarih, o kadar yaşanmışlık.
Tabi şimdi burada bütün bu güzellikleri bir kenara bırakma gafletinde bulunup, biraz da kendi gözümden anlatacağım İstanbul’umuzu…Fakat bu sefer ters tarafından bakacağız. Hep saymakla, övmekle bitiremediğimiz İstanbul’umuzun bir de o sevemediğim taraflarına yolculuk yapacağız. Her yaşayan şeyin olduğu gibi İstanbul’umuzun da farklı, kendine has renkleri var. O renkler hepinize tanıdıktır eminim. Hayat koşturmacasında çok fazla önemseyemediğimiz, üzerinde çok fazla düsünmediğimiz renkler bunlar. Ben sizler için 10 tane sevmediğim rengi seçtim. Bu konuda kimsenin pek sesinin cıkmadığını da farkettim ve kendimi birazcık da uzaylı gibi hissettiğim de oldu . Ben bu 10 harika sevilemezlikle sizleri başbaşa bırakıyorum. Kendimce sevilemez tabii, sizleri bilemem.

Kokusuyla, trafiğiyle, aşkları ve dramalarıyla ele alıcaz Istanbul’umuzu ve içinde yaşayan renk renk insanlarımızı. Canım İstanbul’um çok da severim seni. İstanbul değil, benim sevmediklerim içinde yaşayan renkli, değişik simalar ve onların anlam veremediğim hareketler ve davranışlar topluluğu. Bunlar da olmasa zaten gülecek neyimiz kalırdı ki demeden de edemiyorum.
 
1.İstanbul’umun kokusu…. 
İstanbul’umuzun kokusu başkadır. Deniz kenarına iyot kokusu almak için veya ciğerlerinizi açmak için gidiyorsanız çok yanlış yoldasınız demektir. İstanbul’umuzda genelde sahillerde mangal, soğan, lağım kokuları almak daha alışagelmiş bir durumdur.
 
2.Yerli Dizileri… 
Sizler kaç tane 3 saatlik film izlediniz bilemem fakat bizim yerli diziler genelde özet bölümleriyle beraber 3 saattir. Zaten yönetmenlerimiz duygu vermek için en az 5 dakikalık bakışmalar kullanırlar, sağ olsun Yeşilçam!

3.Trafigi… 
Ah o arkadaşlarımızla buluşmak için ne kadar düşünürüz. Yolda sarf edeceğimiz enerji ve zaman kaybı, otobüs ve minibüslerin yol açabileceği ölüm tehlikeleri, bir de bir yere ne zaman varacağınızın hep bir soru işareti olması. Dünyanın neresine giderseniz gidin trafik saatleri bellidir. Bizde ise köprüden geçtiğiniz her seferde hiçbir zaman kaç saatlik bir yola gideceğinizi bilemezsiniz.
 
4.En ünlüleri… 
Dünyanın her köşesinde özellikle Hollywood’da bir çok mütevazı ünlü görmeniz, izlemeniz mümkündür.Bizde ise hiçbir yerden tanıyamayacağınız bir çok insan en birşey olduğunu savunur ve buna inanır. Sürekli birilerinden daha üstün olduklarını kanıtlamaya çalışan sanatçılarımız da bunlara dahildir.

 5.Dramatik Aşkları… 
Aşkı içli köfte kıvamında yaşayan yegane şehirdir İstanbul. Kıskançlık krizleri, kavga ederken öpüşen sevgililer, Kabataş Setüstü’nde 3 saatten fazla hiç konuşmadan birbirlerine sarılan gençler… Kimse aşkı bizler kadar ağlak yaşamamıştır.
 6.Panik atakları… 
Kimse İstanbul’lu birinin eline sinir krizinde su dökemez. Her bir köşede ayılan bayılan, titreyen, kendini sağa sola atan insan mevcuttur. Hatta “Panik atak” bir yalı hastalığı haline gelmiştir. Bir gün için de kaç tane eline burnuna kolonya dökülen insanla karşılaşırsınız bir düşünün.
 
7.Yolda laf atma…
İstanbul erkeklerinin beyefendiliği bu dönemlerde 5 paralık oldu. Dışarıda yürürken bile kaç kişi arkama bakar endişelenirim hep. Bakmalarını yine geçtim, erkektir olur derim de “yavrum, bebeğim, gelsene, baksana” nedir? Bir de korna çalıp da sana “gelsene” demezler mi? Giden birileri var herhalde diye düşünmeden edemiyor insan.

8.Kuru Gurultusu…
Ne de susmayı biliriz biz. Birşey anlattığımızda çok yoktur ama hep konuşmak isteriz. Konuşamıyorsak, korna çalarız, telefon açarız, mesaj atarız, kimse yokmuşçasına anırarak güleriz. Sonra asker uğurlarız, gelin geçer, maç biter, ambulans bir günde 10 kere evin önünden geçer. Sirk havası….

9.Selam sabah mı?Aman!
Hiç bu kadar kibirli insanlar olabilir mi? Ben şahsen tanımadığım insanlara bile gülümseyen biriyim. Siz gidin bir de tanımadığınız bir erkeğe gülümseyin acaba ne anlar. İşte orada anlayın birbirimize ne kadar yabancılaştığımızı.

10.İstanbul’lu kadın tarzı….
İstanbul’lunun tarzı yoktur. Tek tarzsız insan topluluğu. Hepsi dergilerde gördüklerini giyer. Saçları hep aynı sarıdır, tırnaklara her sezon o ara ne modaysa sadece o sürülür, saç kesimleri aynıdır, kıyafetleri aynıdır. Artık suratları, burunları, silikonlu dudakları, yeni göğüsleriyle fiziksel özellikleri de aynı. İyi ki duruşları ve karakterleri farklı yoksa birbirmizi nasıl ayırt ederdik!

Zeynep Çavuşoğlu
zeynep@womenist.net

Giriş Tarihi: 20 Kasım 2009, Cuma

Etiketler:
İstanbul
sevilemezlik
koku
renkli
değişik




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Bir enstrüman çalmak isteyen var mı?

Sanat ve tasarım bu yılbaşı hediyelerinde

Icebar İstanbul By Icehotel ve Gezi İstanbul Maslak aynı çatı altında!

Billionaire’e bu hafta ‘Doğunun Gizemi’ geliyor!

Haremlique'den İstanbul Türk Kahvesi markası 'Selamlique Istanbul'

Efsanevi vodka Stoli ile İbiza ruhu İstanbul’da!
  Yaşam- Diğer makaleler Bütün makaleler
perabulvari.com’dan Jason Graham transferi
  perabulvari.com, ABD’li tasarımcı Jason Graham ile işbirliği yaparak ünlü tasarımcıyı ekibine kattı. Jason Graham Haziran ayı itibariyle perabulvari.com’un tasarım ve ürün geliştirme...
   
TOG Bazar bu sene de çok renkli geçti!
  Bu yıl altıncısı 22 Mayıs Salı günü Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşen TOG Bazar’dan elde edilen gelir, Toplum Gönüllüsü Gençlerin Türkiye’nin dört bir yanında hayata geçirdikleri...
   
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetler Asitane’de
  Asitane Restaurant, İstanbul Fethi’nin 558. Yıl dönümünü Fatih Sultan Mehmet dönemine ait lezzetlerle kutluyor. Siz de Osmanlı Saray Mutfağının bu en özel lezzetlerini tadmak isterseniz...
   
Çocukluk travmalarınız hayatınızı etkilemesin!
  Travmatik bir çocukluk dönemi geçirmiş olsanız da olmasanız da, başınıza gelen bazı olaylar bugünkü hayatınızda karşılaştığınız problemlerin nedeni olabilir
   
Eski İstanbul’u arayanlar burada buluşuyor
  Aktaş Boğaziçi Evleri, ahşap köşkleri, mor sümbüllü bahçeleri, lezzetli balıkçıları ve deniz kokan havası ve sahile 15 dakika yürüme mesafesi ile sizi keyifli bir yaşama davet ediyor
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin