Gençlerin dünyasında uyuşturucu madde - womenist.net 

Gençlerin dünyasında uyuşturucu madde

Bazı gerçekler kulağa hiç de hoş gelmez. Fakat gerçek gerçektir. Önlemek için nedenlerine inmek gerekir. Gençlerin yaşantılarında madde bağımlılığı ciddi boyutlarda.

None Hayatımda bırakın sigara içmeyi, alkolü bile nadir tüketen biriyim ama bu ot vs. içme alışkanlığı olan kişilerle karşılaşmadığım anlamına gelmiyor. Hatta bu tür alışkanlıkları olmayan bir kişiye göre fazlasıyla hikaye duydum. Üstelik liseden bir arkadaşımı eroin yüzünden kaybettim. Bu tür alışkanlıklar edinmediğim için bu beni yeterinde akıllı bir insan yapmadığı gibi bağımlıları da aptal biri yapmaz. Madde bağımlılığına ‘’aptallık’’ demek görmezden gelmekten başka bir şey değil.

Yaşadığım, soluduğum çevrede birçok kişinin buna eğilimi var. Bazısı gerçekten de bağımlı. Bana sorarsanız bu gerçek bir ihtiyaç değil. Tabi ki değil! Sadece gençlerin ne kadar yalnız olduğuna dair bir kanıt. Gerçekten mutlu olmayı başarmış insanların bu tip eğilimlere yöneleceğini düşünmüyorum. Madde kullanımının sebebi belki geçici sanılan bir deneyim kazanmak, rahatlatma duygusu, bir anlık haz. Ne olursa olsun yan etkilerini düşünerek hareket eden gençlerle karşılaşmadım. Üstelik ölüm kadar ciddi bir gerçeğe yolculuk bu!

None Sigara en hafifi gibi dursa bile aslında en ağırı. Yasal yolların kapısı sonuna kadar açık. Vücudu nikotine bağımlı hale getiriyor. Karşılaştığım kimse sigara içtiği için kendinden hoşnut değil. “Keşke bırakabilsem” sözünü çevreden fazlasıyla duyduğumu düşünüyorum.

Sigara içen biri, kanser olmayı, hayatının en güzel zamanlarını planlarken damar tıkanıklığı yaşayıp kolunun veya bacağının kesilmesini göze alıyor demektir. Yavaş yavaş ölümü tercih ediyor demektir. En korkuncu, ailesini derin bir üzüntüye boğmayı göze alıyor demektir. Demek bir sigara tüm bunlara değer. (!)

Bir sene bile geçmedi üzerinden bir arkadaşımın babası sigara yüzünden kanserden öldü. Bu hepimizin başına gelebilecek bir gerçek. Çok yakından yaşandığında ve gözlemlendiğinde madalyonun diğer yüzü hiç de iç açıcı değil. Hastanede yatan o adamın “Keşke içmeseydim” feryatlarını işittim ve şu an çocuklarının sigaradan ne kadar çok nefret ettiğini gayet yakından biliyorum.

Yasaklara gelirsek: Uyuşturucu maddenin Türkiye’de yasal koşullarda satılması ve kullanması serbest değil. Fakat istenildiği an rahatlıkla ulaşılıyor! Sigara kullanmayan gençler ot kullanmaz diye bir gerçek de yok. Ot bağımlılığı, sigara bağımlılığı ile bir benzerlik taşımıyor.

None Otun en çok kullanıldığı zamanlar arkadaş toplantıları. Torbacı lakaplı kişilerden alınan bir avuç ot, çeşitli şekillerde kullanılabiliyor. Şaşal, sudan filtre, bazuka sarma... Anlık rahatlama hissi, kişinin güzel anlar yaşamasını sağlıyor. Uyuşturucu maddeyle kişi, gerçek dünyadan uzaklaşıyor. Fakat hepsi bu kadar! Ne gerçekler ne de sıkıntılar değişmiyor. Yani kocaman bir hiç için insan kendine zarar vermeyi göze alıyor. Bu tür arkadaş grupları arasında görüşme bahaneleri ot kullanmak üzerine dönüyor. Sohbetlerin ne kadar gerçekçi olduğu düşündürücü. Saatin ilerlemesiyle zaten konuşacak bir konu da kalmıyor. Kafalar duman! Herkes kendi aleminde. Üstelik beyin hücrelerinin bir kısmı, ot kullanılarak kaybedildi bile. 3 miligramlık ot için ortalama 50 TL ödeniyor. Evde hatta balkonlarda ot yetiştiren pek çok genç var.

None Sigara, ot bir nebze olsun hayatın içinde görmeye alıştığımız manzaralar. Bunların yanında alkol kullanımı pek masum kalıyor doğrusu! Kendini daha fazla boşlukta hisseden gençler ise eroin ve esrar müptelası. Bu yolun dönüşü kesinlikle profesyonel yardımdan geçiyor ki profesyonel yardım verilen hastaneler bile ne kadar güvenli? Piyasada bu işten para kazanan o kadar çok kişi var ki bir gecede milyonlarca ve yılda milyarlarca liranın dolaştığını söylemek hiçte zor değil. Kokain çok pahalı fakat İstanbul'da esrar, bir paket sigaradan daha ucuza satılıyor. Peki neden? Bence herkesin bu soruya verecek birçok cevabı var.

Amsterdam’da coffeshop’larda ot satışları serbest. Hatta son yıllara kadar mantar satışları da serbestti. Mantar kullanımı halüsinasyon görmeye neden oluyor. Hatta çoğu kullanıcı uçabileceğini bile düşünüp damlardan atlıyor. Sonuç; ölüm. Amsterdam’a gittiğimde gazeteler mantarın zararlarını anlatan haberler yayınlıyordu. Arkadaşım beni uyarmıştı: “Burada her şeyi deneyebilirsin ama mantardan uzak dur” diye. Amsterdam’da coffeshop’ların açık olmasının nedeni belediye başkanı Van Der Laan’a göre satış mekanlarını kontrol altında tutabilmek.  Şehirde yabancılar Hollandalılara göre daha çok coffeeshop’lara uğruyor. Sokakta uyuşturucu satışı ise neredeyse hiç yok.  Amsterdam’da altı çizilir bir disiplin var. 18 yaşının altında satış kesinlikle yasak. Bunun kontrolü de düzgün işliyor. İstanbul’daki durum ise o kadar vahim ki okulların içinde bile satış yapılıyor. Yasalara göre 18 yaşının altındakilere sigara satılamaz ama bu uygulama ne kadar kontrol altında, orası tartışılır!

None Bunun kontrolü de düzgün işliyor. İstanbul’daki durum ise o kadar vahim ki okulların içinde bile satış yapılıyor. Gençlerin eğitim alıp kendilerini geliştirmek için gittikleri kurumlardan bahsediyoruz! Yasalarımıza göre 18 yaşının altında olan gençlere sigara satılamaz ama madde kullanımı 13-15 yaş aralığından itibaren başlamış oluyor bile. Çoğu genç, yaşadıkları sendromdan mı bilinmez ölüm vuruşunu kendi seçiyor. Yaşamanın ne kadar değerli olduğundan habersizce!

Bir arkadaşım Milano çevresinde yaşadığı bir olayı anlatmıştı. Sadece filmlerde olur dediğim karakterler aynı ortam içinde bir araya gelmişti. Bir ev partisine iki kız arkadaş gidiyorlar. Gittikleri ev bir arkadaşlarının evi. Çocuğun torbacılık yaptığından da haberdarlar. Çok zengin İngiliz bir ailenin oğlu. Ot kullanıp sattığı için aile bunu evlatlıktan reddediyor ve çocuk sokaklarda uyumaya başlıyor. Derken arkadaşlarımın gittiği evdeki kişilerle tanışıyor. Arkadaşım bana partide bulunan diğer kişileri anlatırken korkmalı mıyım bilemedim. Yemekten ve havuz partisinden sonra arkadaşım neyse ki evine geri dönebilmiş. Bence büyük bir şans! Düşünüyorum da, ya dönemeselerdi! Ailesi Türkiye’de, o İtalya’da kaybolsaydı!

Sadece madde kullanımının getirdiği sağlık problemleri değil, madde kullanımının getirdiği yaşam tarzı bile korkutucu. Sonu bilinmez bir yolda yürümek, gerçeklerle yüzleşmekten daha kolay olamaz. Üstelik o yolda yürüyor değil, yürütülüyor da olabilirsiniz!

None Madde bağımlılığından kurtulma yolları:
Ülkemizde en güvenilir ve kapsamlı kurum olarak bilinen AMATEM yalnızca madde bağımlılığı tedavi hizmeti veriyor. Bunun yanı sıra tedavi masrafları sosyal güvenliği olan kişiler için SGK tarafından karşılanıyor. Öncelikli olarak hastaların kabul edilmesi, tedaviyi istiyor olmalarına bağlı. Yani eğer hasta tedaviyi kabul etmiyorsa kimse ona yardım edemiyor.

AMATEM’den sonra Balıklı Rum Hastanesi de güvenilir adreslerden bir diğeri. Madde bağımlığı tedavisinde, rehabilitasyon, grup terapi, yataklı tedavi yöntemleri uygulanıyor. Hastanın verilen randevulara düzenli gelmesi tedavinin en önemli adımı.

Balıklı Rum Hastanesi:
Tel: 0212 547 16 00
Lütfü Kırdar cad. No: 5 / Zeytinburnu
AMATEM:
Bakirköy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi – AMATEM
Tel: 0 212 543 65 65 / 588 veya 660 00 26
Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi:
Alo 185 Sabim

Ailelerin rolü önemli
Ailelere düşen görev çocuklarına eleştirel bir biçimde yaklaşmadan, açık ve destekleyici ilişki kurmaları. Birçok genç kendini anlaşılmaz hissettiği için bu yola sapıyor. Eğer çocuğunuz uyumsuz haller içindeyse, tuvalette çok zaman geçiriyorsa, sizden uzak bir iletişimi varsa, ani ruh değişikliklerine sahipse onunla daha yakın bir bağ kurmalısınız.  Eğer ona yaklaşamıyorsanız, sizden daha yakın kim olabilir! Ancak çok sevdiğiniz birine, onun yanında olup bu tedavide yardımcı olmak isteğinizi belirterek yararlı olabilirsiniz.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!