Yeni yılda bunları yapalım - womenist.net 

Yeni yılda bunları yapalım

Yeni bir yıla girmemize sayılı günler kaldı. Tüm koşturmalar, yetiştirilmesi gereken işler, yapılması, görülmesi gerekenler arasında günlerin ayların hızla akıp gittiği hayatımıza bakıp da “kendime yeterince vakit ayıramıyorum” dediğimiz zamanlar çok ise o zaman bu yeni yılı biraz daha çok kendi keyfinize ve mutluluğunuza ayırmaya ne dersiniz? Aşağıda birkaç öneri var, sizi en çok neyin mutlu edeceğini en iyi kendiniz bilirsiniz, bu sene en büyük hediyeyi kendinize verin!

None Masaj yaptıralım Sanda Spa’da, “Bamboo Miracle” masajı denilen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan bir masaj başladı... Sıcak bambu çubukları ve özel yağlar kullanılarak yapılan bu masaj, ayak parmaklarının ucundan başlayıp saç diplerine kadar devam ediyor, hem ruhsal hem fiziksel yenilenme sağlıyor. Önce yağlar kullanılarak tüm vücuda masaj yapılıyor, ardından da sıcak bambu çubuklarıyla dokunuluyor. Bambu çubukları vücutta rahatlama sağlıyor, yorgun kaslar gevşiyor, sırt ve bel ağrılarına iyi geliyor. 
 Uyum ve huzuru simgeleyen, Güney Pasifik’te negatif enerji, ruhları uzaklaştırdığına, şans getirdiğine inanılan bambu çubukları, vücudu rahatlatıp tenin ipeksi bir yumuşaklığa kavuşmasını sağlıyor.
 İki kişilik odalarda çiftlere de uygulanabilen bu masaj, oldukça hoş bir yeni yıl armağanı.
 İlgilenenler için : www.sandaspa.com Cildimize iyi bakalım Cildimizi hem içten hem dıştan besleyelim… Cilt temizliğini, nemlendirici kremleri, güneş koruyucu kremleri ihmal etmeyelim. Cilt dostu yiyeceklerin cildi güzelleştirici gücünden faydalanalım; nar, elma, portakal, kivi, kavun, turp, brokoli, domates, ıspanak, balık gibi yiyecekler tüketmeye, günlük menümüze ceviz, fındık, badem ve ayçiçeği gibi yemişler ilave etmeye özen gösterelim. Özellikle koyu renkli sebze ve meyvelerde, cildimizi serbest radikallerin hasarlarına karşı koruyan antioksidanlar bulunuyor. Siyah üzüm, kiraz, portakal, havuç, çilek, yeşil biberde bol miktarda antioksidan mevcut. Siyah çay ve yeşil çay ile taze sıkılmış portakal, nar suyu, üzüm suyu da bir antioksidan deposu. Üzümü çekirdeğiyle tüketip içindeki antioksidanlardan faydalanalım.
 Cildimizi sadece dışarıdan uyguladığımız bakım kremleriyle beslemek yeterli değil, yediklerimizle de beslemek gerekiyor. Yediklerimize içtiklerimize gösterdiğimiz özenin parlak bir cilt olarak karşılığını alacağımıza şüphe yok! Ayrıca güzel duyguların da bizi güzelleştirdiğini biliyoruz artık. Yani bu yıl iyi düşünelim iyi görünelim! 
Su içelim Günde 1,5 - 2 litre su içmenin gerekli olduğunu bilmeyenimiz yok. Gelin görün ki o kadar su içmek herkes için kolay değil. Çoğumuz su içmektense susuzluğumuzu kahve, çay, kola gibi içeceklerle geçiştirmeyi tercih ediyoruz. Oysa içtiğimiz her bardak çay ya da kahve vücuda su eklemek şöyle dursun tam tersi su kaybına yol açıyor. Çay içtikten sonra daha fazla idrara çıkmamızın sebebi bu.
 Hastalık Kontrol Merkezi, Su Kalitesi Derneği, Amerikan Kanser Topluluğu, Amerikan Diyetetik Derneği, Amerikan Kalp Vakfı’nın yaptığı araştırmalara göre; su, böbreklerden toksik maddelerin atılmasını sağlıyor, hücrelere besin ve oksijen sağlıyor, sıcak havalarda vücudu serin tutuyor, ihtiyacımız olan mineralleri sağlıyor, egzersiz esnasında yakılan kalori miktarını artırıyor. Beyin ve kaslar  %75 sudan oluşuyor.
 “Hasta Değil Susuzsunuz” isimli bir kitap okudum. Yazar Dr. F.Batmanghelidj, su içmek için susuzluk hissetmeyi beklediğimizde aslında vücudun ihtiyacı olan suyun sadece yarısını aldığını söylüyor. Yani her susuzluk hissettiğimizde vücudumuz aslında 2-3 bardak suya ihtiyaç duyuyor, biz 1 bardak içiyoruz. Ayrıca uyuduğumuz süre zarfında vücut susuz kalıyor dolayısıyla sabah uyanınca ve gece yatmadan evvel de su içmek gerekiyor. Sağlıklı bir cilt için vücudun kaybettiği suyun yerine koyulması gerekiyor. Soluk, cansız görünen bir cilt susuz olduğunu söylüyor bize, aynı şekilde erken yaşta oluşan kırışıklılar da susuzluğun göstergesi. Dr. Batmanghelidj, kronik yorgunluk, depresyon, obezite, gut hastalığı, alerjiler astım, migren gibi birçok hastalığın temelinde susuzluk yattığını söylüyor. Özellikle büyüme çağındaki çocukların hücrelerinin gelişmesi için suya ihtiyacı var . Açlık ve susuzluk beynin aynı kısmında uyarı veriyor, dolayısıyla biz aslında susuz iken kendimizi aç zannedebiliriz, kitapta ancak düzenli olarak su tüketirseniz gerçek susuzluk ile açlığın farkına varırsınız diyor. Kitabın orijinal ismi “Your Body’s Many Cries For Water” ; vücudumuz isyan ediyor su diye ama biz duymuyoruz!

None Nefes alalım
Sürekli dünde ya da yarında ya da 6 ay öncesinde ya da yarım saat sonrasında dolaşan zihnimizi yaşadığımız şu saniyede tutmanın tek yolu nefes alışımıza odaklanmak. Gözlerinizi kapatıp nefesinize odaklanarak nefes alın verin, bunun sakinleştirici etkisinden yararlanın. Günde 5-10 dakikamızı bile buna ayırmak bize çok iyi gelecek.
Temizlik yapalım Kullanılmayan eşyalardan kurtulmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayın. Bu ister giymediğiniz kıyafetler ister size hüzün veren bir resim olsun hiç fark etmez. Sevmediğiniz, işe yaramayıp yer tutan şeyleri evinizden çıkarın, rahatlayın! Hatta daha da ileri gidip sürekli negatif enerji aldığınızı hissettiğiniz, haz etmediğiniz insanları da hayatınızdan çıkartın. Bu yılı, yanında mutlu hissettiğiniz, keyif aldığınız insanlarla geçirin.  

Kendimizle biraz baş başa kalalım Kimileri için bilgisayar oyunları  kimi için dalış yapmak kimi içinse meditasyon… Sizin yolunuz her ne ise onun peşinden gidin, rahatlatın kendinizi. Hayattan çalın 1 gün, kapatın telefonları, sadece canınızın istediği ne ise onu yapın. 

Spor yapalım Yağ oranını düşürüp kas oranımızı arttıralım. Kulağa güzel geliyor deyip geçmeyin! Spor hem vücuda zindelik kazandırıp bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor hem de vücut, spor esnasında mutluluk hormonu salgılıyor dolayısıyla strese, gerginliğe iyi geliyor. Sporu hayatın içine sokun, inanın öyle bir alışkanlığa dönüşüyor ki kolay kolay terk edemiyorsunuz. 

Çiğ sebze tüketelim Pişirilen sebzelerin besin değerini büyük ölçüde kaybettiği, taze tüketilen sebzelerde ise bol miktarda antioksidan bulunduğunu bilmeyenimiz yok.

Eğer bir gün denemek isterseniz, aşağıda, benim yapıp da lezzetine bayıldığım, pişirilmeden çiğ olarak tüketilen, Nevşah Fidan’ın “Canlı – Yaşayan Gıdalarla Gelen Sağlık” kitabından birkaç yemek tarifi var.  Yaprak Sarma 20 dakika20 adet sarma yaprağı1 adet karnabahar, rendelenmiş2 adet kıyılmış taze soğan1 adet kıyılmış yeşil biber1 avuç şam fıstığı1 avuç kuş üzümü1 çay kaşığı karabiber1 çay kaşığı yenibahar1 çay kaşığı deniz tuzu1 bardak zeytinyağıMalzemeleri karıştırıp sarmanın içini hazırlayın. Zeytinyağlı sarma yapar gibi sarın.  Esmer pirinç  salatası – 15 dakika1,5 bardak 3-5 gün suda bekletilmiş esmer pirinç½ bardak ince doğranmış kırmızı tatlı biber¼ bardak mısır1 havuç, ince şeritler halinde dilimlenmiş2 sap kereviz, ince doğranmış¼  kırmızı soğan, ince doğranmış2 çorba kaşığı maydanoz, ince doğranmış1 domates, küp doğranmış4 çorba kaşığı soğuk sızma zeytinyağı2 çorba kaşığı limon suyu½ çay kaşığı Celtic deniz tuzuBütün malzemeleri karıştırma kabında iyice karıştırın 

RavyoliBüyük bir kase içinde;10 adet domates, ince kıyılmış½ su bardağı zeytinyağı3 diş ezilmiş sarımsak½ çay kaşığı deniz tuzu15 dakika bekletin Blender içine;Fındık peyniri (suda bekletilmiş  ve öğütülmüş fındık, deniz tuzu, sarımsak karışımı)1 su bardağı dolma fıstığı½ su bardağı ayçiçeği tohumu½ çay kaşığı tuz1/4 su bardağı taze fesleğen2 diş sarımsak½ su bardağı suSüzgeçin altına, damlayan suyu almak için, bir kağıt veya havlu yerleştirin. Bir domates dilimini süzgeçe yerleştirin. 1 kaşık dolusu fındık peynirini domates diliminin üzerine koyun, onun üzerine de bir dilim domates daha ekleyin. Domates dilimleri bitene kadar bu şekilde düzenleyin. 8-9 saat 40 derecenin altında ısıtılmış fırında kurutun. 

Marine Mantar8 çorba kaşığı “virgin” zeytinyağı2 bardak soya sosu350 gr.”mantar8 diş sarımsak, ezilmişMantar ve sarımsakları geniş bir kaseye koyun, üzerine zeytinyağı ve soya sosunu ekleyin. Buzdolabında 8-12 saat beklettikten sonra mantarları süzüp servis yapın. Ekmek çubuklarıBlender içine;1 su bardağı suda şişirilmiş  arpa1 su bardağı keten tohumu1 su bardağı havuç özü1 çay kaşığı sarımsak tozu2 çay kaşığı zeytinyağı1 çay kaşığı tuz¾ su bardağı suMalzemeleri iyice karıştırıp 30 dakika bekletin. Hamuru 10 x 2,5 cm kalınlığında çubuk şeklinde yuvarlayın.Yağlı kağıt üzerinde 40 derecenin altında ısıtılmış fırında 6 saat beklettikten sonra ters çevirerek başka bir tepside 6 saat daha bekletin. İsterseniz üzerine susam koyarak servis yapabilirsiniz. 

Badem Sütü2 bardak çiğ badem, fındık veya ayçiçeği veya bunların karışımı, en az 6 saat bekletilmiş4 hurma, çekirdekleri çıkarılmış Bütün malzemeleri blenderda 1 ve ¼ bardak su ile çekin.Mümkün olduğu kadar uzun süre çekin ki içinde tane kalmasın.Karışımı süzgece koyun. Taneleri tekrar blenderda 1 ve ¼ bardak su ile çekin, süzün. Sütü buzdolabında saklayın ve 2 gün içersinde tüketin. Eğer içinde sulu kısımlar oluşursa sallayıp kullanın. Öneri: Badem sütünü blenderda meyve ile karıştırıp doyurucu bir içecek hazırlayabilirsiniz.

None RESTOREX ŞAMPUAN VE SERUMLAR ARTIK GENÇLERDE BİLE GÖRÜLMEYE BAŞLANAN SAÇ  DÖKÜLMESİNE KARŞI ETKİLİ  ..Gerek ders, sınav stresi, gerekse genetik faktörler sonucu gençlerde saç dökülme yaşı 18’e kadar indi. “Restorex” şampuan, içeriğindeki Anti-Aging Hexapetide-11 ile dökülen saçların yerine kalın ve güçlü saçlar çıkmasını sağlıyor, Mineral-Peptide Complex sayesinde de saç hücrelerinin zamanından önce yaşlanmasını önlüyor. Geç uzayan ya da uzamayan saçlara, saç derisinde görülen kızarıklık, kaşıntı, tahrişe karşı etkili sonuçlar sunuyor.Eczanelerde satılan Restorex şampuanların yoğun dökülme problemi yaşayanlar için serumları da mevcut.

None Masaj yaptıralım Sanda Spa’da, “Bamboo Miracle” masajı denilen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan bir masaj başladı... Sıcak bambu çubukları ve özel yağlar kullanılarak yapılan bu masaj, ayak parmaklarının ucundan başlayıp saç diplerine kadar devam ediyor, hem ruhsal hem fiziksel yenilenme sağlıyor. Önce yağlar kullanılarak tüm vücuda masaj yapılıyor, ardından da sıcak bambu çubuklarıyla dokunuluyor. Bambu çubukları vücutta rahatlama sağlıyor, yorgun kaslar gevşiyor, sırt ve bel ağrılarına iyi geliyor. 
 Uyum ve huzuru simgeleyen, Güney Pasifik’te negatif enerji, ruhları uzaklaştırdığına, şans getirdiğine inanılan bambu çubukları, vücudu rahatlatıp tenin ipeksi bir yumuşaklığa kavuşmasını sağlıyor.
 İki kişilik odalarda çiftlere de uygulanabilen bu masaj, oldukça hoş bir yeni yıl armağanı.
 İlgilenenler için : www.sandaspa.com Cildimize iyi bakalım Cildimizi hem içten hem dıştan besleyelim… Cilt temizliğini, nemlendirici kremleri, güneş koruyucu kremleri ihmal etmeyelim. Cilt dostu yiyeceklerin cildi güzelleştirici gücünden faydalanalım; nar, elma, portakal, kivi, kavun, turp, brokoli, domates, ıspanak, balık gibi yiyecekler tüketmeye, günlük menümüze ceviz, fındık, badem ve ayçiçeği gibi yemişler ilave etmeye özen gösterelim. Özellikle koyu renkli sebze ve meyvelerde, cildimizi serbest radikallerin hasarlarına karşı koruyan antioksidanlar bulunuyor. Siyah üzüm, kiraz, portakal, havuç, çilek, yeşil biberde bol miktarda antioksidan mevcut. Siyah çay ve yeşil çay ile taze sıkılmış portakal, nar suyu, üzüm suyu da bir antioksidan deposu. Üzümü çekirdeğiyle tüketip içindeki antioksidanlardan faydalanalım.
 Cildimizi sadece dışarıdan uyguladığımız bakım kremleriyle beslemek yeterli değil, yediklerimizle de beslemek gerekiyor. Yediklerimize içtiklerimize gösterdiğimiz özenin parlak bir cilt olarak karşılığını alacağımıza şüphe yok! Ayrıca güzel duyguların da bizi güzelleştirdiğini biliyoruz artık. Yani bu yıl iyi düşünelim iyi görünelim! 
Su içelim Günde 1,5 - 2 litre su içmenin gerekli olduğunu bilmeyenimiz yok. Gelin görün ki o kadar su içmek herkes için kolay değil. Çoğumuz su içmektense susuzluğumuzu kahve, çay, kola gibi içeceklerle geçiştirmeyi tercih ediyoruz. Oysa içtiğimiz her bardak çay ya da kahve vücuda su eklemek şöyle dursun tam tersi su kaybına yol açıyor. Çay içtikten sonra daha fazla idrara çıkmamızın sebebi bu.
 Hastalık Kontrol Merkezi, Su Kalitesi Derneği, Amerikan Kanser Topluluğu, Amerikan Diyetetik Derneği, Amerikan Kalp Vakfı’nın yaptığı araştırmalara göre; su, böbreklerden toksik maddelerin atılmasını sağlıyor, hücrelere besin ve oksijen sağlıyor, sıcak havalarda vücudu serin tutuyor, ihtiyacımız olan mineralleri sağlıyor, egzersiz esnasında yakılan kalori miktarını artırıyor. Beyin ve kaslar  %75 sudan oluşuyor.
 “Hasta Değil Susuzsunuz” isimli bir kitap okudum. Yazar Dr. F.Batmanghelidj, su içmek için susuzluk hissetmeyi beklediğimizde aslında vücudun ihtiyacı olan suyun sadece yarısını aldığını söylüyor. Yani her susuzluk hissettiğimizde vücudumuz aslında 2-3 bardak suya ihtiyaç duyuyor, biz 1 bardak içiyoruz. Ayrıca uyuduğumuz süre zarfında vücut susuz kalıyor dolayısıyla sabah uyanınca ve gece yatmadan evvel de su içmek gerekiyor. Sağlıklı bir cilt için vücudun kaybettiği suyun yerine koyulması gerekiyor. Soluk, cansız görünen bir cilt susuz olduğunu söylüyor bize, aynı şekilde erken yaşta oluşan kırışıklılar da susuzluğun göstergesi. Dr. Batmanghelidj, kronik yorgunluk, depresyon, obezite, gut hastalığı, alerjiler astım, migren gibi birçok hastalığın temelinde susuzluk yattığını söylüyor. Özellikle büyüme çağındaki çocukların hücrelerinin gelişmesi için suya ihtiyacı var . Açlık ve susuzluk beynin aynı kısmında uyarı veriyor, dolayısıyla biz aslında susuz iken kendimizi aç zannedebiliriz, kitapta ancak düzenli olarak su tüketirseniz gerçek susuzluk ile açlığın farkına varırsınız diyor. Kitabın orijinal ismi “Your Body’s Many Cries For Water” ; vücudumuz isyan ediyor su diye ama biz duymuyoruz!

None Nefes alalım
Sürekli dünde ya da yarında ya da 6 ay öncesinde ya da yarım saat sonrasında dolaşan zihnimizi yaşadığımız şu saniyede tutmanın tek yolu nefes alışımıza odaklanmak. Gözlerinizi kapatıp nefesinize odaklanarak nefes alın verin, bunun sakinleştirici etkisinden yararlanın. Günde 5-10 dakikamızı bile buna ayırmak bize çok iyi gelecek.
Temizlik yapalım Kullanılmayan eşyalardan kurtulmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayın. Bu ister giymediğiniz kıyafetler ister size hüzün veren bir resim olsun hiç fark etmez. Sevmediğiniz, işe yaramayıp yer tutan şeyleri evinizden çıkarın, rahatlayın! Hatta daha da ileri gidip sürekli negatif enerji aldığınızı hissettiğiniz, haz etmediğiniz insanları da hayatınızdan çıkartın. Bu yılı, yanında mutlu hissettiğiniz, keyif aldığınız insanlarla geçirin.  

Kendimizle biraz baş başa kalalım Kimileri için bilgisayar oyunları  kimi için dalış yapmak kimi içinse meditasyon… Sizin yolunuz her ne ise onun peşinden gidin, rahatlatın kendinizi. Hayattan çalın 1 gün, kapatın telefonları, sadece canınızın istediği ne ise onu yapın. 

Spor yapalım Yağ oranını düşürüp kas oranımızı arttıralım. Kulağa güzel geliyor deyip geçmeyin! Spor hem vücuda zindelik kazandırıp bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor hem de vücut, spor esnasında mutluluk hormonu salgılıyor dolayısıyla strese, gerginliğe iyi geliyor. Sporu hayatın içine sokun, inanın öyle bir alışkanlığa dönüşüyor ki kolay kolay terk edemiyorsunuz. 

Çiğ sebze tüketelim Pişirilen sebzelerin besin değerini büyük ölçüde kaybettiği, taze tüketilen sebzelerde ise bol miktarda antioksidan bulunduğunu bilmeyenimiz yok.

Eğer bir gün denemek isterseniz, aşağıda, benim yapıp da lezzetine bayıldığım, pişirilmeden çiğ olarak tüketilen, Nevşah Fidan’ın “Canlı – Yaşayan Gıdalarla Gelen Sağlık” kitabından birkaç yemek tarifi var.  Yaprak Sarma 20 dakika20 adet sarma yaprağı1 adet karnabahar, rendelenmiş2 adet kıyılmış taze soğan1 adet kıyılmış yeşil biber1 avuç şam fıstığı1 avuç kuş üzümü1 çay kaşığı karabiber1 çay kaşığı yenibahar1 çay kaşığı deniz tuzu1 bardak zeytinyağıMalzemeleri karıştırıp sarmanın içini hazırlayın. Zeytinyağlı sarma yapar gibi sarın.  Esmer pirinç  salatası – 15 dakika1,5 bardak 3-5 gün suda bekletilmiş esmer pirinç½ bardak ince doğranmış kırmızı tatlı biber¼ bardak mısır1 havuç, ince şeritler halinde dilimlenmiş2 sap kereviz, ince doğranmış¼  kırmızı soğan, ince doğranmış2 çorba kaşığı maydanoz, ince doğranmış1 domates, küp doğranmış4 çorba kaşığı soğuk sızma zeytinyağı2 çorba kaşığı limon suyu½ çay kaşığı Celtic deniz tuzuBütün malzemeleri karıştırma kabında iyice karıştırın 

RavyoliBüyük bir kase içinde;10 adet domates, ince kıyılmış½ su bardağı zeytinyağı3 diş ezilmiş sarımsak½ çay kaşığı deniz tuzu15 dakika bekletin Blender içine;Fındık peyniri (suda bekletilmiş  ve öğütülmüş fındık, deniz tuzu, sarımsak karışımı)1 su bardağı dolma fıstığı½ su bardağı ayçiçeği tohumu½ çay kaşığı tuz1/4 su bardağı taze fesleğen2 diş sarımsak½ su bardağı suSüzgeçin altına, damlayan suyu almak için, bir kağıt veya havlu yerleştirin. Bir domates dilimini süzgeçe yerleştirin. 1 kaşık dolusu fındık peynirini domates diliminin üzerine koyun, onun üzerine de bir dilim domates daha ekleyin. Domates dilimleri bitene kadar bu şekilde düzenleyin. 8-9 saat 40 derecenin altında ısıtılmış fırında kurutun. 

Marine Mantar8 çorba kaşığı “virgin” zeytinyağı2 bardak soya sosu350 gr.”mantar8 diş sarımsak, ezilmişMantar ve sarımsakları geniş bir kaseye koyun, üzerine zeytinyağı ve soya sosunu ekleyin. Buzdolabında 8-12 saat beklettikten sonra mantarları süzüp servis yapın. Ekmek çubuklarıBlender içine;1 su bardağı suda şişirilmiş  arpa1 su bardağı keten tohumu1 su bardağı havuç özü1 çay kaşığı sarımsak tozu2 çay kaşığı zeytinyağı1 çay kaşığı tuz¾ su bardağı suMalzemeleri iyice karıştırıp 30 dakika bekletin. Hamuru 10 x 2,5 cm kalınlığında çubuk şeklinde yuvarlayın.Yağlı kağıt üzerinde 40 derecenin altında ısıtılmış fırında 6 saat beklettikten sonra ters çevirerek başka bir tepside 6 saat daha bekletin. İsterseniz üzerine susam koyarak servis yapabilirsiniz. 

Badem Sütü2 bardak çiğ badem, fındık veya ayçiçeği veya bunların karışımı, en az 6 saat bekletilmiş4 hurma, çekirdekleri çıkarılmış Bütün malzemeleri blenderda 1 ve ¼ bardak su ile çekin.Mümkün olduğu kadar uzun süre çekin ki içinde tane kalmasın.Karışımı süzgece koyun. Taneleri tekrar blenderda 1 ve ¼ bardak su ile çekin, süzün. Sütü buzdolabında saklayın ve 2 gün içersinde tüketin. Eğer içinde sulu kısımlar oluşursa sallayıp kullanın. Öneri: Badem sütünü blenderda meyve ile karıştırıp doyurucu bir içecek hazırlayabilirsiniz.

None JOHN FRIEDA İLE İSTEDİĞİNİZ HACİMLİ SAÇLARA KAVUŞUN
Benim gibi ince telli saçları olanlar bilir, saçlarımıza şekil vermek ya da verilen şekli  korumak hiç de kolay değildir. Oysa “John Frieda” ile hacimli ve dolgun saçlara sahip olmak artık hiç de zor değil. Saçlara hacim kazandıran şampuan, saç kremi ve sprey ile Luxurious Volume Serisi yetkili eczaneler ile Sevil ve Boyner mağazalarında…

None RESTOREX ŞAMPUAN VE SERUMLAR ARTIK GENÇLERDE BİLE GÖRÜLMEYE BAŞLANAN SAÇ  DÖKÜLMESİNE KARŞI ETKİLİ  ..Gerek ders, sınav stresi, gerekse genetik faktörler sonucu gençlerde saç dökülme yaşı 18’e kadar indi. “Restorex” şampuan, içeriğindeki Anti-Aging Hexapetide-11 ile dökülen saçların yerine kalın ve güçlü saçlar çıkmasını sağlıyor, Mineral-Peptide Complex sayesinde de saç hücrelerinin zamanından önce yaşlanmasını önlüyor. Geç uzayan ya da uzamayan saçlara, saç derisinde görülen kızarıklık, kaşıntı, tahrişe karşı etkili sonuçlar sunuyor.Eczanelerde satılan Restorex şampuanların yoğun dökülme problemi yaşayanlar için serumları da mevcut.

Erkekleri Baştan Çıkaracak Parfümler!

Bu afrodizyak etkili parfümlerle sevdiğiniz adamı baştan çıkarabilirsiniz!

Erkekleri Baştan Çıkaracak Parfümler!

Prada Candy

Prada'nın bu tatlı ve bağımlılık yaratan kokusunu daha önce denemiş miydiniz? Dört farklı çeşidi bulunmasına rağmen en iyisinin ...

Erkekleri Baştan Çıkaracak Parfümler! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!