Antienflamatuar (iltihap önleyici) diyet! - womenist.net 

Antienflamatuar (iltihap önleyici) diyet!

Kalp rahatsızlığı, kanser ve Alzheimer gibi pek çok ciddi ve önemli hastalığın varlığında önemli bir rol oynayan etkenlerden biri de kronik enflamasyon yani iltihaplanma.

None İltihaplanma, ağrı, şişlik ve ateş veya belli bir organ ya da dokudaki kızarıkları içeren bir belirtiler kümesidir. Bu, vücudun bağışıklık sisteminin enfeksiyon ya da yaralanmalara karşı bir cevap verme biçimidir. Yetersiz ve yanlış beslenme sonucu verimsiz çalışan bağışıklık sistemi vücudun farklı bölge ve sistemlerinde kronik iltihaplanmalara neden olabilir. Ayrıca, iltihaplanma nedenleri arasında stresi, egzersiz ve spordan yoksun bir yaşamı, genetik faktörleri de sayabiliriz. İnflamasyon, diğer adıyla iltihaplanmaya karşı geliştirilen özel bir diyet sayesinde vücudun uzun dönemde bu durumdan negatif anlamda etkilenmemesi sağlanabilir. Yalnız diğer diyetlerden farklı olarak, her ne kadar uygulandığında kilo verme şansı olsa da antienflamatuar diyetin, kilo kaybetmeye yönelik bir diyet olmadığı unutulmamalıdır.

Tipik bir antienflamatuar diyeti, prostaglandin denilen, işlevi vücuttaki enflamatuar (iltihaplanma) sürecini düzenlemek olan hormonlar üzerine odaklıdır. Bizler, bu hormonları yediğimiz yemeklerdeki yağlardan üretiyoruz. Tükettiğimiz farklı yağlar için bu hormonun farklı tiplerini üretiyoruz. Etkili bir antienflamatuar diyeti için ‘iyi’ yağ tüketmek, ‘kötü’ yağdan uzak durmak gerekiyor. Bu yüzden iyi ve kötü yağı ayırdetmek de yarar var.

None Tüketilmesi tavsiye edilen, ‘iyi’ yağlar
Omega-3 yağ asitleri ağırlıklı olarak, uskumru, somon, sardalye, hamsi ve ringa balığı gibi soğuk su balıklarında bulunuyor. Çiftlik balıkçılığı veya kültür balıkçılığı gibi yöntemlerle üretilen balıklarda doğal yollarla avlanan balıklara göre daha az Omega-3 bulunuyor. Omega-3’ün diğer kaynakları; fındık, kabak ve ayçiçek çekirdeği, ceviz, badem.

Sakınılması gereken, ‘kötü’ yağlar
Çoklu doymamış ve hidrojene yağlar prostaglandinlerin sentezini kötü anlamda etkiler ve uygulanan diyette yeri olmaması gereken yağ cinslerini oluştururlar. İşlenmiş gıdaların çoğunda bulunduklarından, bu yağlardan sakınmak son derece zor. Özellikle trans yağlardan uzak durmak çok önemli. Margarin ve benzer yağlar yerine daha çok zeytinyağı tüketmek gerekiyor. Zeytinyağı, Omega-3 yağ asidi ile uyum halinde çalışan ve vücuda olan yararlarını artıran Omega-9 yağ asidini içerir.

Tüketilmesi faydalı diğer yiyecekler
Bu diyetin birer parçası olması gereken bazı yiyeceklerin ortak özellikleri, yüksek oranda A, C ve E vitamini içeriyor olmaları. ‘Böğürtlen, çilek, ahududu, kivi, şeftali, mango, kavun, karpuz, elma, havuç, kabak, tatlı patates, ıspanak, brokoli, lahana ve Brüksel lahanası’ antienflamatuar diyetine uygun sebze ve meyvelerden. Mercimek, nohut, kahverengi pirinç ve buğday tohumu da yine tüketilebilecek tahıllardan. Etkili bir antienflamatuar diyetinin diğer iki önemli bileşeni, eski çağlardan beri bilinen ‘zencefil’ ve ‘zerdeçal’.

None Bu diyetin yararını hissedin
Enflamasyon ile bağlantılı olan çeşitli semptomlara maruz kalmış kişiler, antienflamatuar diyetinin faydalarını fazlasıyla görüyorlar. Bu diyet sayesinde yaşayabileceğiniz bazı olumlu değişiklikler arasında,
Artrite bağlı eklem ağrılarında azalma,
Daha rahat bir sindirim
Düşük kan kolestrolü ve trigliserid düzeyleri
Depresyona bağlı semptomların ortadan kalkması

Antienflamatuar diyeti, sağlıksız yağ alımını azaltıp meyve, sebze ve yararlı tahıl tüketimini artırarak beraberinde iyi ve sağlıklı beslenmeyi de getiriyor. Herhangi açık bir iltihabınız yoksa bile, uygulayacağınız bu diyet, üzerine düşen vazifeyi fazlasıyla yapıp sağlığınızı koruma altına alacak.

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!