Hpv'nin 100'ü aşkın tipi var - womenist.net 

Hpv'nin 100'ü aşkın tipi var

HPV virüsünün 100'ün üzerinde tipi var, ancak bu HPV tiplerinde 40'ı genital bölgede çeşitli oluşumlara, rahatsızlıklara neden olurken, 15'i de yüksek riskli tip olarak adlandırılıyor.

None Yüksek riskli HPV tipleri rahim ağzı kanserinde görülebilen, kansere yol açan tipler. Rahim ağzı kanserlerine ilişkin çalışmalarda tümör dokularının araştırılması sonucunda hepsinde yüksek riskli HPV bulunduğunu belirten Doç. Dr. Serkan Erkanlı, HPV virüsünü bulaşan herkeste kanser gelişmediğini, başka birtakım faktörlere de ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Sigara kullanımı, hastanın genetik yapısı, bağışıklık sisteminin durumu, beslenme alışkanlıkları, cinsel partner sayısının fazlalığı gibi risk faktörlerinin, HPV virüsünü kapanlarda kansere giden yolu açabildiğine değinen Doç. Dr. Serkan Erkanlı, “En önemli risk faktörü, kalıcı enfeksiyon haline gelmesi. Genelde bu geçici bir enfeksiyon oluyor. Vücut iki yılda yüzde 90’ını bağışıklık sistemi yardımıyla uzaklaştırıyor, yüzde 10’luk grupta ise HPV kalıcı hale geliyor” diyor.

Smear testi, erken uyarı sistemine benziyor
Kanser oluşunca hücreler kontrolden çıktığı için bulunduğu bölgede çoğalıyor, tümör haline geliyor, yeni damarlar ortaya çıkıyor, tümör kendine ortam hazırlıyor, sıçrama potansiyeli oluşuyor. Bulunduğu yerden yakın ve uzak bölgelere sıçrayabiliyor; beyin, karaciğer, karın içinde de yayılabiliyor. HPV; CIN 1, CIN2, CIN3 adı verilen kanser öncesi lezyonlar oluşturuyor. HPV’nin CIN3 aşamasına geldikten sonra yüzde 12-50 oranında kansere dönüştüğünü belirten Doç. Dr. Erkanlı, şunları söylüyor:

“Kanser öncesi belirtileri kadınlar kendi kendilerine anlayamaz, bu yüzden servikal kanser tarama programlarının uygulanması gerekiyor. 21 yaşından itibaren ya da ilk cinsel ilişkiden sonraki üçüncü yılda rahim ağzı kanser testlerinin başlaması lazım. Smear testleri sayesinde kanser öncesi lezyonlar tespit edilebiliyor. Kanser lezyonlarının tespit edilip biyopsi alınması sayesinde tanıyı tam anlamıyla koymak mümkün olabiliyor. Smear ile sadece hücreleri değerlendiriliyor. Smear kesin tanı vermiyor, bir nevi erken uyarı sistemi gibi çalışıyor.”

None Kanser öncesi oluşumların tanısı için kullanılan bir başka yöntem ise kolposkopi.  Rahim ağzından her an dökülen hücreler var. Rahim ağzını 30 kat büyütüp, hücreler özel boyalarla boyanıyor ve rahim ağzı damarları, lezyonları görünür hale getirilip şüphe alanlarından örnekler alınması mümkün oluyor. Her smear anormalliğinde kanser çıkacak diye bir kural olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Serkan Erkanlı, “Daha detaylı araştırma yapıldığında tanısını biyopsi ile koyabiliyoruz. Biyopsi ile koyduktan sonra çıkan sonuca göre doku anormalliğini ortaya çıkarmış oluyoruz. Yüzde iki oranında kanser de çıkabiliyor. Daha ileri lezyonlarda ara kanamalar, ilişkiye bağlı lekelenme tarzı kanamalar, durup dururken kanamalar olabiliyor. İlerleyince ağrı görülebiliyor. Ağrının akıntı ve enfeksiyonlar gibi başka nedenleri de var. Aynı şekilde bacağa vuran ağrılar da olabilir ancak bu rahim ağzı kanserinin mutlak belirtisidir diyemeyiz. Anormal kanama varsa, ağrı varsa muayene olmak lazım” diyor.  

Aşıların 4 yıllık sonuçları çıktı
HPV’ye karşı dünyada kullanılan iki aşı türü var. Biri dörtlü aşı, diğeri ikili aşı olarak biliniyor. Dörtlü aşı HPV’nin 6, 11, 16 ve 18 tiplerine karşı etkili, diğeri ise tip 16 ve 18’e karşı etkili. Aşılarla ilgili çalışmaların klinik sonuçları dört yılı kapsıyor. Doç. Dr. Serkan Erkanlı, aşılarla ilgili son gelişmeler hakkında şu bilgileri veriyor:

None Dörtlü aşıyla ilgili  4 yıllık tecrübe var. Yaklaşık 18-20 bin kişilik çalışmalar 2008 ve 2010’da yayınlandı.
Bu çalışmalar bize gösterdi ki, aşı doğru grupta yapılınca etkinliği çok yüksek, ama bu doğru grubu seçmek lazım. HPV ile daha önce ve o anda enfekte olmayanlar en iyi grup.
Bunun içinde aşılar cinsel ilişkide bulunmayanlarda daha çok etkili oluyor.
Bunu da yanlış anlamamak lazım, aşı 11-12 yaşlarında öneriliyor. Bu yaştaki insanlarda aşı yapılınca koruyucu antikorlar daha fazla ortaya çıkıyor.
Erken yaşta yapmak bu ideal grubu gösteriyor. Aşı çalışmalarına bakınca 16-26 yaşlarında yapılmış çalışmalar var. Başlangıçta aşının içinde bulunan tiplerin hiçbiriyle enfekte olmamışlar ve en güzel cevaplar alınmış.
Kişiye aşı yapılıyor ama kişi unutuyor, kartını kaybediyor, sorduğumuzda aşı tipini bilmiyor, o zaman herhangi biri yapılsa da sorun çıkmıyor. Ama ideali hangi aşıyla başladıysa onunla devam etmesidir.
HPV aşısı 122 ülkede kabul edilmiş durumda. Türkiye’de de aşıya lisans alınmış.
Avrupa’da en son çalışmalar 15-44 yaş arasındaki kadınlarda yapıldı. Yetişkin kişilerde de aşının HPV virüsüyle enfekte olmayanlarda daha etkili olduğu saptandı.
Erkeklerle ilgili çalışmalar var, 15-26 yaş grubunda aşı yapıldığında yüzde 75 civarında koruyuculuk sağlıyor. Siğillere karşı yüzde 100 etkinlik olduğu gösterilmiş. Erkeklerde de izin veriliyor ama rutin olarak önerilmiyor, kadınlarda bu hastalığın yükü çok daha fazla, erkeklerde rutin yapılması gerekiyor demek mümkün değil. Erkek çocuklarına 11-12 yaşında yapılabilir deniliyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Doç. Dr. Serkan Erkanlı

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!