Mart ayı kitapları... - womenist.net 

Mart ayı kitapları...

Mart ayında da bu kitaplar en yakın arkadaşınız olmaya aday...

None Naylon Aşkı Öldürür!
Naylon, bir virüs gibi… Kadınların çorabından ped’ine, erkeklerin tişörtünden pantolonuna, çocukların okul formasından beslenme çantasına, bebeklerin alt bezinden biberonuna kadar her yanımıza sızmış durumda. Ve her tehlikeli virüs gibi hızla yayılıyor. Çağa ayak uyduruyor, yakalanmak istemeyen bir katil gibi sürekli kılık değiştiriyor!Kimi zaman plastik su damacanası kılığına girerek zehirliyor bizi, kimi zaman naylon poşet olup deniz kuşlarını öldürüyor, balıkların cinsiyetiyle oynuyor! Bazen Bisphenol A (BPA) formunda kanseri azdırıyor, bazen de çatal, bıçak, tabak, bardak şeklinde kanımıza karışıveriyor. Hatta gecenin ilerleyen saatlerinde prezervatif kostümüne bile girebiliyor. Evet, naylon, aşkı öldürüyor. Duyarsız insanların naylon aşkı da, tüm canlıları öldürüyor! Bu kitap bu seri cinayetlere dur demek için yazıldı! “Kullan at”çılara bir ültimatom olarak, tahta kaşıkların, pamuk fanilaların, bakır kazanların, cam bardakların, bez filelerin aşkına yazıldı! Prof. Dr. Hamdi Temel’in kaleminden...

None Astromatching
Bu kitabı okuduğunuzda, tüm zamanlar boyunca çok az kişinin bildiği bir bilgiye sahip olacaksınız. Bu bilgiye benim verdiğim isim "Astromatching". Astromatching sayesinde yaşadığımız ya da yaşayacağımız tüm ilişkilerin nedenlerini ve sonuçlarını öğrenebilirsiniz.
Ve o kadar şanslısınız ki, bu zamana kadar okuduğunuz, dinlediğiniz, deneyimlediğiniz tüm bilgilerden daha kesin bir sonucu, çok basit bir şekilde ve hemen elde edeceksiniz. Ama unutmayın, bu basit gibi görünen formülün arkasında binlerce yıllık bir bilgi birikimi var.
“Astromatcing, sizin şu ana kadar yaşadığınız ve halen yaşamakta olduğunuz tüm ilişkilerinizi (anneniz, babanız, eşiniz, çocuklarınız, sevgiliniz, kardeşleriniz, arkadaşlarınız ve diğer tüm insanlarla) anlamanızı ve yeni birisi ile tanıştığınızda onunla nasıl bir ilişki yaşayabileceğinizi önceden öğrenmenizi sağlayacak.” diyor Musa Yeşiltaş kitabında.

None Akşam Yıldızı
Kaderin zalim bir cilvesi Simon Blackwell'in hayatını onarılmaz biçimde değiştirdi. Yoğun tutkuların adamı, bozkırın vahşi doğasını kendine sığınak edip bütün dünyayla bağlantısını keserek, duygu ve arzularını sonsuza kadar yadsımaya kararlıydı. Ama insanın aklını başından alacak kadar güzel bir yabancı, adamın karşı durmaya yemin ettiği cinsel güdülerini harekete geçirdi. Simon Blackwell hiçbir kadının onu cezbedebileceğine inanmıyordu. Annabel McBride dışında hiçbir kadın... Bir erkek her şeyi kaybedeceğini bile bile bütün kalbini vererek yeniden sevebilir mi? Samantha James’den heyecan dolu bir roman...

None Elfiya
Sabırsızlıkla bitirmeye çalıştığı yazıyı tamamlayınca, derin bir nefes alarak arkasına yaslandı. Şimdi en önemlisi, yazdıklarının ona ulaşmasıydı. Bütün gücünü, düşüncesini buna yoğunlaştırmalıydı. Bu olmalıydı, inanıyordu mutlaka olacaktı. Yüreğindeki hiç bitmeyen inancın taştığını hissetti. Yazdığı sürece defalarca okuduğu satırları tekrar okudu: “Sensizlikte yok olmamak için, içimdeki sana sarılıyorum. İşte bu yüzden, ben her sabah umuda uyanmayı sende öğrendim. Yağmurun cama vuran her damlasından, rüzgarın ürperten uğultusundan, sabahın güneşe, gecenin aya kavuşmasından medet umar oldum. Beklemek daha hangi sözcüğe sığar ki? ‘Bir gelse..’ diyordum, ‘Bir gelse…’ İşte o an olacaktı inanmam mucizelere. Gözlerini kapattı. ‘Sensizlik öyle canımı acıtıyor ki.’ dedi. İşte bu yüzden son olmalıydı. Ona kavuşma umudunun heyecanı, beklediği her ana anlam yüklüyordu. Belgin Karabulut’tan sürükleyici bir kitap…

None Terapi (Kültürel Bir Eleştiri)
İnsanın insanı pek az dinler hale geldiği bir dünyada, psikoterapi, eşsiz bir insani karşılaşma imkânı sunar. Terapi odası, zamanımızda, pek çok kişinin gerçekten işitildiği tek yer haline gelmiştir. Peki, terapi odası değer-bağımsız bir alan mıdır, yoksa bütün kuramlar gibi modern terapi kuramlarının da berisinde bir kültür ve ideoloji saklamakta mıdır? “Terapi: Kültürel Bir Eleştiri” adlı bu kitabında Prof. Dr. Kemal Sayar, bir şifa yönteminin kültürel çözümlemesini yapıyor. Zamanımız 'psikolojik insan'ın yükselişine ve 'terapi kültürü'nün yaygınlaşmasına tanıklık ediyor. İnsanlar kendilerini, modern çağda giderek daha fazla terapi diliyle ifade ediyor. Modern terapiler, bireyselleşme ve özgürlüğe vurgu yaparken, insanı toplumsal ve kültürel bağlamından uzaklaştırıyor mu? Modern terapiler eliyle yalnızlaşma, katı bireycilik, yabancılaşma veya narsisizm gibi modernliğe mahsus bazı 'hastalıklar' çoğaltılıyor mu? Terapi, kimi zaman çözümünü hedeflediği sorunları, kendi eliyle üretebilir mi? Elinizde tuttuğunuz kitap, hem bir modern çağ eleştirisi sunuyor, hem de bu sorulara cevap arıyor.
“Terapi:  Kültürel Bir Eleştiri”, psikoterapinin kendi içinden yükselen bir ses, bir eleştiri. Bireyi iyileştirmeye çalışırken, kendi içindeki açmazlara bakmayı başaramayan terapi yöntemlerine içeriden bir bakış. Prof. Dr. Kemal Sayar, insanın “kendisini tavaf eden hacı” olduğu bir zamanda, mesleki birikimini bir ayna misali psikoterapi kuramlarının üzerine tutuyor. İnsanın ilişki arayan bir varlık olduğunu söyleyerek, psikoterapi kuramlarındaki esaslı paradigma değişimine dikkatimizi çekiyor. Gündelik hayatı ve politikayı terapi odasının dışında bırakmayan, kültürel ve sosyal bağlama dikkat kesilen, ötekinin yüzünü bir çağrı olarak önemseyen, şiirsel ilhamlara açık bir psikoterapi öneriyor. 'Çağın terapi odası'nda kafası karışmış herkes için, yeni sorular sorduracak, insanı farklı ve derinlikli bir bakış açısıyla kavramamızı sağlayacak bir kitap. Şifa niyetine.

None Uçur Diye Ey Aşk... (Türk ve Dünya Edebiyatından Tematik Aşk Şiirleri Seçkisi)
Sezişler-Ürperişler-Buluşmalar-Sevişmeler-Ayrılışlar-Yitirişler-Özleyişler-Anımsayışlar…
Ataol Behramoğlu’nun kaleminden, yaşanmışlıkların dizeleri...

None Kadın İstediğinde Seks Erkek İstediğinde Evlilik Olur
İlişkiler, ilişkiler, ilişkiler... Aşk, evlilik, sadakat, seks ve nihayetinde aldatma... Erkekler ne ister, kadınlar ne bekler? Murat Ünalan ilk romanı ‘Kadın İstediğinde Seks Erkek İstediğinde Evlilik Olur'da bir dizi renkli çiftin ilişkilerini sanık iskemlesine oturtuyor, cesurca ve acımasızca sorguluyor. Sekse kadın, evliliğe erkek mi karar verir? Erkek bir kadını sevse bile, başka güzel bir kadının cazibesinden kendini koruyabilir mi? Kadın, evlenmek ümidi uğruna, sevgilisinin sevgililerini görmezden gelebilir mi? Ve artık erkekler de kadının elinin kiri mi? İlişki ahlakı üzerine okuyabileceğiniz en ironik romanlardan biri karşınızda.

None Söyleyemem Sevdiğimi
Büyük bir sır aşka hem bir engel hem de bir davet olabilir mi? Dul Cole Düşesi Laura, bir daha evlenmemeye yemin etmiştir. Ancak yıllar önce birlikte tutku dolu yasak bir gece geçirmiş olduğu Dexter Anstruther'ın dönüşü, planlarını ve kalbini altüst edecektir. Laura, Dexter'dan sakladığı sırrın, birlikte bir gelecekleri olması ihtimalini mahvedeceğini bildiğinden, ondan uzak durmaktadır. Fakat Dexter aralarındaki ateşi tekrar alevlendirmek için böylesine kararlıyken, Laura sırrını saklayıp onu kendinden uzak tutabilecek midir? Nicola Cornick’in kaleminden...

None Nil’in Kelebekleri
Kadınlar çok seyrek olarak söylediklerini kastederler. Asıl demek istediklerini bulmak için, sakın 'ne demek istiyorsun' diye sormayın. Bu soru sizi, kastedilmeyecek başka bir cümleye yönlendirir ve aslolandan gitgide uzaklaşmanıza sebep olur. Bu sebeple sonuç ilişkisi kurulmaz. Mesela sık kullanılan bir cümleyi ele alalım: 'Yalnız kalmak istiyorum.'
Cümlenin öznesi 'ben', burada 'sen' manasında kullanılmış. 'İstiyorum' olumlu gibi dursa da olumsuz, yani asıl kökü 'istemiyorum'. Buraya kadar cümlemiz 'Sen yalnız kalmak istemiyorum.' Böyle bir cümleye pek rastlanmadığından, yuvarlamamız gerekir. Yuvarlarsak aslolan cümleye varırız: 'Sen yalnız kalmamı isteme!' Bu cümleyi canlandırabilecek erkek yok denecek kadar azdır. Kadın yalnız kalmak istemiyor, bu kesin. Fakat bu yeterli değil. Onun yalnız kalmasını istememelisiniz. Ayrıca kadını bu raddeye getirmeyin. Kadınlar yalnız kalmayı asla istemez. Şayet kendilerini yalnız hissederlerse, pıt diye doğuruverirler. Elde var iki olurlar. Bir suyla şaka olmaz, bir de kadınlarla..." Nil Karaibrahimgil’den...

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!