Blogunda öğrencilerini yazdı, mahkemelik oldu! - womenist.net 

Blogunda öğrencilerini yazdı, mahkemelik oldu!

Bir öğretmen, öğrencileriyle ilgili blog yazarsa bu suç mu olur yoksa dürüstlük mü? Natalie Munroe isimli kadın, öğrencilerini anlattığı blogla ABD’yi karıştırdı.

None Blog işinin popülerliğini ilan ettiği 2000’lerde modadan sanata herkesin kendine ait bir sanal adresi ve payesi oldu, bir de istediği şeyi yazabilme özgürlüğü; kendi sınırlarında her şeye ve herkese laf etme, laf atma özgürlüğü!.. Geçtiğimiz hafta bloguyla ülkesi Amerika’da olay yaratan ve işinden kovulmakla karşı karşıya getirilen Natalie Munroe öğretmen, işte bunun son örneği!

ABD’nin Philadelphia eyaletindeki Central Bucks East High School’da İngilizce öğretmenliği yapan 30 yaşındaki Munroe, öğrencilerini kaleme aldığı blogla gündemde. Profesyonel iş hayatını kaleme aldığı ve öğrencilerinden sıklıkla bahsettiği blog kılıflı günlükte Monroe, açık ve samimi itiraflarıyla ortalığı karıştırdı.

Natalie M ismiyle yer aldığı blogunda okulunun ve sınıfının ismini vermeden yazılar yazan kadın, öğrencilerine birbirinden ilginç yakıştırmalarda bulunmuş. Bunlar arasında en göze çarpanların başında ‘fare suratlı’, ‘serseri giyimli’, ‘rahatsız edici’, ‘korkunç aptal’ gibi sıfatlar geliyor. Çocukların kontrolden çıktığını ve boş boş gezindiğini de ifade eden Munroe, velilerin şikayetleri üzerine işten çıkarılmakla karşı karşıya.  Öğretmene ateş püsküren ve haddini bildirmeye kararlı veliler, bu defa da soluğu mahkemede alıp okul  hakkında olumsuz bir tablo çizdiği gerekçesiyle kadını dava etmişler.

Sekiz aylık hamile olan Natalie Munroe, mahkeme kararının sonuçlanmasını beklediği şu günlerde, kariyerini de geri kazanma mücadelesi veriyor. Yazdıklarının arkasında duruyor ve yanlış bir şey yapmadığını söylüyor. Ona göre ortada suç diye bir şey yok.

Munroe’nun işine mal olan blogunda profesyonel kariyeriyle ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşmasını anlamak pek kolay değil. Eğer modası geçmiş ve online olmayan bir dergiye böyle şeyler karalamış olsaydı, ‘eğitim skandalı’ manşetlerini hak etmezdi kuşkusuz. Gülünüp geçilirdi belki de. Ancak o, bloggerlığın tavan yaptığı bir dönemde, iğnelerini blogunda batırdı ve bazılarının canı pek yandı! Klavyenin de ‘kemiği yok’!

Aynanın bir diğer yüzü; Natalie Munroe, yazmak yerine konuşsaydı, bu kadar tepki alır mıydı, veliler şoke olur muydu? Peki iş, mahkemelere kadar varır mıydı? Öğretmen-veli görüşmelerinde ‘fare surat’lıyı dışında tutarak bunlara benzer bir dolu ifade bulmak mümkün. Yüz yüze yapılan bir konuşmada veliler, öğretmenin eleştirilerinin haksız olduğunu asla düşünmez. Hepsi çocuklarının gerçekte ‘ne’ olduğunu zaten iyi bilir. İnternet, herkesin her şeyi görebileceği uçsuz bucaksız bir alan olduğu için de ‘can yakar’. O yüzden  iki kişilik bir görüşme, milyonların görmesinden çok daha sağlıklı ve ‘gizli kapaklıdır’.

İngilizce öğretmeni Natalie Munroe, pek çoklarının ticarete dönüştürdüğü bloggerlıkta ‘haksız’ bir kötü şöhrete kavuştu. Dürüstlüğünün ve samimiyetinin kurbanı oldu.

Her ne kadar Munroe, gerçekçi eleştirilerde bulunmuş olsa da, bir öğretmen, en önemlisi bir eğitmen olarak daha derin bir bakış açısına sahip olmalıydı. Öğrencilerini olumsuz sıfatlarla değerlendirmek yerine, daha iyi nasıl olmaları gerektiğini kendine sorun edip buna yapıcı çözümler getirmeliydi. Yazdıkları da belki bu yönde olsaydı, iş çığırından çıkmayacak, dışlanmayacaktı. Ama o, farklı bir yol seçti. Yazdı, çizdi, isim vermeden bile olsa ‘başka’larını zan altında bıraktı.

Yine de Natalie Munroe’nun yaşadıkları, Amerikan usulü bir ‘Vurun Kahpeye’ edebiyatından başka bir şey değil, sanki.Bu kadar taşlamak, acımasızlık değil de ne?

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!