Londra aşığı bir New York’lu Olivia Palermo İstanbul’da! - womenist.net 

Londra aşığı bir New York’lu Olivia Palermo İstanbul’da!

Dünyanın önemli modelleri arasında yer alan New York’lu Olivia Palermo Mango için Türkiye’de! Şıklığı ve asaletiyle göz dolduran Palermo, Womenist.net’e özel bir röportaj verdi.

MTV’deki ‘The City’ de rol almış olan, Amerikalı aktris - model Olivia Palermo, Londra Moda Haftası’nın ardından şimdi de Mango için ilk kez Türkiye’de. Kariyerine emin adımlarla devam ettiğini, isteklerini gerçekleştirmek için acelesi olmadığını söyleyen Palermo ile Çırağan Sarayı’nın büyülü atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Womenist.net’e özel röportaj ile gelin, kendisini biraz daha yakından tanıyalım.

None Dün ( 28 Şubat ) doğumgününüzdü ve 25 yaşına bastınız. 25 yaşında olmak nasıl bir duygu? Kendinizi hala genç bir kız olarak görüyor musunuz?
Artık yepyeni bir gün ve yaş. Her geçen gün daha çok şey öğreniyor daha fazla tecrübe sahibi oluyorum. Bu da benim için şu sıralar çok önemli. Dürüst olmak gerekirse kendimi bir ’genç kız’ gibi hissettiğim zamanlarım pek olmadı. Etrafımda  genellikle kendimden yaşca büyük kişiler oldu. Onları hep daha farklı bulurdum. Ayrıca yaşca daha tecrübeli olduklarından onlarla vakit geçirmek bana daha fazla keyif veriyordu.    
Kendi stilinizi nasıl tarif edersiniz?
Klasik çizgilerde kalmaya aynı zamanda modern eklemeler yapmaya özen gösteriyorum. Günlük hayatta da pahalı ve pahalı olmayan kıyafetlerden  kendime özel bir stil yaratıyorum. Benim için kişinin kendi olabilmesi önemli.
Favori tasarımcılarınız kimler? Kendi kıyafetlerinizi tasarlamayı düşünür müsünüz?
Şu an aklıma ilk gelenler Valentino, Diane Von Furstenberg, Richard Roy. Beğendiğim birçok tasarımcı var. Kendi kıyafetlerimi de tasarlamayı çok istiyorum ama bunun için biraz zamana ihtiyacım var. Bu aralar özellikle modellik ile ilgili yoğun mesai harcıyorum. Zaman içerisinde, tecrübe kazandıkça tasarım kısmına da geçebilirim. Ama ağır ve emin adımlarla ilerlemek gerekiyor.
Bize bir güzellik sırrınızı verebilir misiniz?
Bol bol su içmenizi tavsiye edebilirim. Ben kahve içmeyi pek tercih etmeyenlerdenim. Siz de kahve yerine farklı çaylardan deneyebilirsiniz. Ayrıca daha iyi bir cilde sahip olmak için yağ ihtiva etmeyen ürünlerden kullanıyorum. Klasik tercihlerden her zaman hoşlanan biri olduğumdan bebek pudrası da kullanıyorum.

None A.B.D dışında en çok nereyi beğeniyorsunuz?
Maldivler. Fakat sürekli seyahat halinde olduğumdan yeni yerler görmeyi de seviyorum. Şu an için dünyada en sevdiğim yer Maldivler diyebilirim.
Geçtiğimiz hafta Londra Moda Haftası’ndaydınız. İngiliz ve Amerikan tarzlarını karşılaştırmanız gerekse?
Bence ikisi de oldukça farklı. Ben genelde İngiliz tarzını tercih ediyorum. Yeni çıkan ve oldukça iddialı genç tasarımcılar var. Erdem bence genç tasarımcılara iyi bir örnek. Alman asıllı, Londra’da yaşayan Marcus Lupfer ve Antonio Berardi de gayet başarılıar. Tabii New York’un da en iyi tarafı, bir mağazaya girdiğinizde dünyanın farklı yerlerinden tasarımlara ulaşabilmeniz.
Duyduğum kadarıyla çeşitli yardım kuruluşlarına desteğiniz oluyormuş. İnsanlara bu tarz hayır kuruluşlarına daha fazla ilgi göstermeleri için neler söylerdiniz?
Bence herkes ufak da olsa bir kuruluşa yardımda bulunmalı. İhtiyacı olanlara yardımcı olmak gerçekten önemli. Hayatım boyunca yardımseverliği hep ön planda tutmaya çalıştım. Son zamanlarda çocuklar ile ilgili hayır kuruluşlarına destek olmaya gayret ediyorum.
Böyle ‘fit’ kalmayı nasıl becerebiliyorsunuz?
Anne ve babamın genleri sayesinde. Sanırım bu konuda biraz şanslıyım.

None Önümüzdeki yaz nasıl geçecek? Bol güneş, masmavi deniz? Ya da bolca çalışmak mı?
Muhtemelen çalışıyor olacağım. Ama bir dengeye sokarım herhalde. Yazın keyfini fırsat buldukça çıkartmaya çalışacağım. Ne de olsa Blackberry’im yanımda.  
Mango’yu nasıl buluyorsunuz?
Trendleri her zaman takip eden, renkli ve oldukça başarılı bir marka. Özellikle son zamanlarda yakaladığı grafik New York ve tüm dünyada büyük ilgi uyandırıyor.
Küçüklüğünüzde ‘kahramanınız’ kimdi?
Açıkçası ufakken belli bir kahramanım yoktu. Ama eski Hollywood filmleri beni daima cezbetmiştir. O filmlerden kendime bir sürü kahraman edinmişimdir. Ama isim veremem herhalde.
İstanbul’a ilk defa mı geliyorsunuz? Herhangi bir Türkçe kelime öğrendiniz mi?
Evet, bu ilk gelişim. İstanbul gerçekten farklı bir yer. İlk öğrendiğim ve tek bildiğim Türkçe kelime ‘merhaba’.

Gökhan Erciş

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

Erkekler nasıl giyinmeli ve artık neleri giymekten vazgeçmeliler?

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

10 - Hasta edici darlıkta takım elbiseler!
Dapdar pantolonlara sahip, kısa paçalı takım elbiseler, takım elbise değildir arkadaşlar. Kadınların takım ...

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!