Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olmasın! - womenist.net 

Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olmasın!

Dünya Kadınlar Günü’nün kutlandığı bu 8 Mart’ta da değişen pek bir şey yok; ölen, öldürülen kadınların isimlerinden başka... Hepsi bu!

None Keşke ne yazacağımızı bu kadar çok düşünmeseydik de sadece kadın olduğumuz için gururlandığımızı haykırabilseydik. Her şey bu kadar yalın, bu kadar kadın olsaydı keşke! Ama değil işte... Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü! Her 10 kadından 4’ünün şiddete maruz kaldığı, her güne 5 kadın cinayeti düştüğü, kadın ölümlerinin yüzde bin dört yüz arttığı ülkemizin kadınlar gününü kutlamak içimizden gelmiyor! Başımız eğik, önümüzden sessiz bir çığlık gibi geçip gidiyor çünkü ölü kadınlar, kadınlarımız... Güldünya, Pippa Bacca, Münevver Karabulut, Şehri Filiz, Arzu Odabaşı, Tuğba Dilek, Hatice Fırat, Nilgün Usta, Ayşe Paşalı ve diğerleri. Hepsi eşinin, eski eşinin veya birlikte olduğu erkeklerin kurbanı. Dayaktan, bıçaktan, tabancanın kör kurşunundan ölen kadınlar. Bu kadar çok ismi peşpeşe sıralamaktan utanırken Dünya Kadınlar Günü’nde canımız acıyor, yüreğimiz ağrıyor. Kutlamak mı, neyi, kimi, nasıl, neden?

None Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün (KSGM) ‘Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’ Türkiye genelinde öldürülen kadın oranının %41 olduğunu bildiriyor. Gelen diğer istatistikler de hiç iç açıcı değil. Şiddet gören kadınların %92’si hiçbir yere yardım almak için başvurmamış. Eğitim düzeyleri ise düşük, %55.7’sinin eğitimi bile yok.

Bu ülkede kadınlar kadın oldukları için öldürülüyorlar. Kocalarını aldattıkları, metrodaki adama gülümsedikleri, eve geç geldikleri, çalıştıkları, çalışmak istedikleri için, bir de töreler için... Namusunu temizlemek isteyen adam, karısını, kız arkadaşını, ‘bacı’sını temizliyor. Şiddet, elinin kiri; onun adı var: ERKEK, kim bir şey diyebilir ki?

Kadınların haklarını savunmak için konuşmaya bile cesaret edemediği bir toplumda “Adım kadın” demek sadece şarkılara yazılmış bir söz olmaktan öteye geçemedi, maalesef. Hani dedik ya keşke çok düşünmeseydik ne yazacağız diye, keşke haykırabilseydik kadınız diye... Kalemimizden şiddet damlıyor.

Womenist ekibi olarak kadına şiddetin adeta sıradanlıştığı ülkemizde bunun ardındaki gerçeği Ota Tıp Merkezi’nden Psikiyatrist Dr. Ayşe Zuhal Dolayı’nın açıklamalarından öğrendik. Şiddeti yok edebilmek için biraz umutlanmak istedik,  çözüm aradık.

None Şiddete uğrayan ve şiddet uygulayanın psikolojisi nedir? Nasıl bir ruh hali şiddete sebep olur, şiddet uygulayan kişi şiddetin ardından neler düşünür?
Şiddet uygulayan kişinin psikolojisinde genelde yetersizlik duygusu hakimdir, ancak şiddet uygulayarak kişiliğini ortaya koyabilecektir. Komplekslidir, ancak bu kişilik özelliği değişmeyeceğinden şiddet uygulamaya devam edecektir. Genellikle pişman olmalar, özür dilemeler inandırıcı olmamalıdır. Şiddete uğrayan kişide ise özgüven kaybı oluşur ve gitgide kendini koruma adına eyleme geçme cesareti de kalmaz.

Kadına yönelik şiddetin sinyallerini nasıl anlayabiliriz?
Şiddete eğilimli kişiler kadına değil herkese karşı tepkilidir ve bunu gizleyemezler.  Genellikle aşırı kontrolcü yapıda, kuşkucu, tahammülsüz, basit olaylarda bile sert tepkiler gösteren, acımasızlıkları dikkat çeken, hatta bununla övünen kişilerdir.

Kadına yönelik şiddete erkekler ne gerekçe gösteriyor ve bu şiddet nasıl başlıyor?
Bilindiği gibi kıskançlık ve reddedilme, toplumda kabul görmediğini düşünme en sık rastlanan nedenler. Bunu dile getirmeyenler çok basit nedenlerle şiddet uygularlar.

None Şiddetin yaşanmayacağı aileler ve okullar oluşturmak için kadınlara nasıl bir rol düşüyor?
Şiddetin önlemesinde tabii ki aileye düşen rol çok önemli. Anne babalar erkek çocuklarını toplumda erkeklere biçilen klasik role göre değil eşitlikçi bir eğitim biçimi geliştirmeli. Psikologlar ve sosyologlar annelerin eğitiminde rol oynayabilirler.

Şiddete eğimli bir çocuğu nasıl normalleştirebiliriz?
Çocuklarda şiddet eğilimini azaltabilmemiz için onların kişisel özelliklerini tanımalı, farklı beklentiler içine girmemeli, ilgi ve ihtiyaçlarının farkında olmalıyız. Disiplin anlayışımızda asla şiddete yer vermemeliyiz.Sokaklarda büyüyen, yetiştirme yurtlarında kalan, çalışan çocuklara sevgiyle yardım eli uzatmalıyız. Unutmayın ki sakin, barışçıl bir ortamda sevgiyle yetişen, şiddeti görmeyen bir çocuk şiddet göstermez.

None Kadınların iş hayatına ve sosyal hayatına katılması şiddetin niteliğinde ve niceliğinde bir fark yaratıyor mu?
Kadınların iş hayatına daha fazla katılması, ekonomik özgürlük kazanmasının erkeğin yüzyıllardır toplumda kendine biçilen rolde karmaşa yarattığı bilinen bir gerçek. Ekonomik olarak ya da kariyer olarak eskisinden daha güçlü durumda olan kadın, yetersizlik duyguları zaten var olan bir erkek tipi için şiddete yönelme nedeni oluyor. Burada yalnızca fiziksel şiddetten değil sözel, psikolojik şiddetten de söz ediyoruz. Eğitimli ve biraz daha kontrollü erkek daha çok psikolojik şiddet uyguluyor. Toplum içinde küçük düşürme, giyim ya da saç modeliyle ilgili eleştiriler, çok kilolu olduğu gerekçesiyle eleştirilip başka kadınlarla kıyaslamalar, ev sorumluluklarının yerine getirilmeme eleştirileri, kadının işi gereği katılmak zorunda olduğu mesai dışı toplantı ya da yemekler konusunda engellemeler en sık rastlanan nedenler oluyor.

Kadının üretim sürecine giderek daha fazla katılımı ve eşit bireyler olarak yer almasını istiyorsak bu konuda erkeklerin de geleneksel konumlarından ve akıl yürütmelerinden sıyrılması, kendini dönüştürmesi, işine gelince kadının çalışıp kazandığı parayı kabul edip işine gelmeyince ev işlerini paylaşmayıp ayrımcılık yapmaması gerek.

Şiddette eğitim, kırsal/kentsel bölge farkından söz edebilir miyiz?
Aslında en fazla şiddet, kırsal kesimde, köylerde değil, köy ve kasabasından kente göçmüş ama bu modern hayata kadın kadar adapte olamamış erkeklerden geliyor. Kırsal kesimde kadın geleneksel yapının dışına çıkamadığından haksızlığa uğrasa tepkilerini gösteremiyor. Bu gibi çevrelerde aileden ve toplumdan dışlanma korkusu da erkeği şiddetten alıkoyuyor. Psikolojik ya da fiziki şiddeti dillendirmek kırsalda ayıp değildir, kentte eğitimli çalışan bir kadın kolay kolay şiddet gördüğünü açıklamaz, kendine yakıştıramaz, ailesinden ve arkadaşlarından gizler. Bu sebeple erkeklere iyice cesaret gelir ve medyaya da sonuçları yansıyan okumuş yazmış modern görünüşlü adamların kıskançlık ya da eski eşinin reddetmesi cinayetlerine şaşırırız.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!