Yaşayan üstad Burhan Doğançay… - womenist.net 

Yaşayan üstad Burhan Doğançay…

Türkiye’nin sanatla barıştığı dönemlere girdik. Değerlerimize yavaş yavaş sahip cıkmayı, kendi sanatımızı keşfetmeye başladığımız zamanlara girmek heyecan verici! Bu dönemin en usta sanatçılarından biri ise günümüze damgasını vuran Burhan Doğançay…

None Burhan Doğançay 1929 İstanbul doğumlu. 1950 - 53 yılları arasında Hukuk diploması alıp 1952 - 53 yıllarında ise “La Grande Chaumiere’de” sanat kurslarına katılmıştır. 

Sanatçı dünyaya 1965 yılında “New York Guggenheim’ a” satılan ilk eseriyle açılıp, 1969 yılında Litografi çalışmalarına Los Angeles’ta başlamıştır. Uzun süre dünya fotoğraf projesi için yurtdışında kalmıştır. Bu kadar bilgi, görü ve emeği birleştirip bizlere seyrettiren sanatçımızın eserleri ilham verici. Onun Türkiye’de bir ilke imza atması ise onur verici.

Bir harita subayı olan Burhan Doğançay’ın babası da kendisi gibi ressamdı. 1950’ lerde Türk ressamının da Batı’ya olan ilgisi artmaya başladığı sıralarda Doğançay da bu akıma katılan ilk sanatçılardan olmuştur.

Sanatçı bize dünyayı hiç görmediğimiz açılarından anlatarak yola çıkıyor. Doğançay’ın en şanslı tarafı ise küçüklüğünde babasının teşvikiyle resime başlamasıydı. Resime doğadan etkilenerek başlayan Doğançay, sanatı bir adım daha ileri taşıyarak şehrin doğasını sanatının içine almıştır. Sanatçının doğuştan oluşmuş  alt yapısıyla, Paris’ te hukuk okurken geçirdiği sürede gittiği sergiler, onun dünya görüşünün oluşumuna büyük katkıda bulunmuştur.

Doğançay, Batı ve Doğu arasındaki köprüyü hayat görüşüyle birleştirince hayata ve resime çok farklı bakış açıları ortaya çıkmıştır. 1961’de “22. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’ne” beş resmi kabul edilen Burhan Doğançay’ın en etkili resimleri ise 1962 yılında New York’a gittiği sırada gerçekleşir. Sanatçı burada New York sokaklarından etkilenip “Duvarlar”  serisini oluşturmuştur. Bu seri Doğançay’ın birikimlerini sadece kendi diliyle anlatmasıyla, farklı ve rastlanmamış bir sanat görüşü oluşturmuştur.

Şehrin yaşayan efsanesinin duvarlarında gizli olduğunu keşfeden sanatçı, görüntülemiş olduğu toplumun duygularını, istek ve arzularını bizlerin hiç  bakmadığı  bir pencereden yansıtmıştır.

Dönemsel olarak yapılan bu proje aynı zamanda bir zaman tüneli ifadesi uyandırır. Duvar yüzeyine yazılmış yazılar, New York’un renkli graffitileri, bin bir çeşit insan tarafından yapılmış çizimler ve bunların içiçe geçen görünümleri,

Doğançay'ın sanatının görsel, estetik ve düşünsel çıkış noktasıdır. Bu çalışmaları, farklı teknik ve malzemeyle harmanlayan sanatçı, değişik dönemlerde gerçekleştirdiği resim dizileriyle dikkat çekmektedir.

None 1975 yılında “duvarlar” serisinden yola çıkan sanatçı, 113 ülkeyi kapsayacak olan  “Dünya Duvarları’’ fotoğraf projesine başladı. Bu projede Burhan Doğançay’ın farklı kültürleri çok farklı sanat teknikleriyle anlatışına tanık olabiliriz.

Bir sürü şehrin sokak kültürünü, tadını, fikirlerini bizlere taşıyan sanatçının anlatış şekli nefes kesici… 1982’de bu projenin ürünlerini, Paris’te Georges Pompidou da ‘’Fısıldayan Duvarlar’’ adı altında ilk kez sergilemiştir. Fısıldayan duvarlar çok güçlü bir anlatımdan yola çıkıp çok basit bir tarzda sergilenmiştir. Sanatçı bizleri hayal dünyamıza bırakır ve herkes kendi hikayesini yaşayıp çıkar eserlerinden.

1983’te Fransa’nın ünlü halı merkezi Aubusson’dan sanatçının tasarımları duvar halısı olarak dokunmaya başlanmıştır. 1986’da ise büyük bir onarım geçiren Brooklyn Köprüsü’nün 19 adet büyük boy fotoğrafı New York kentinin 100. yıl kutlamalarında (1998) JFK Uluslararası Havaalanı’nda iki yıla yakın bir süre sergilendi. Daha sonra bu fotoğraflar “Walls of the World” adı altında kitap olarak yayınlanmıştır.

“Walls of the World” her sanat severin edinmesi gereken bir Doğançay ürünüdür. Bu kadar basitlikle bir yoğunluğu anlatan sanatçının en etkilendiğim eserleridir. Her bir tablonun kocaman hayatlar kadar anlatımı var. Sanatçının derinliğini bizlere yansıtan bu tabloları Türkiye’de daha çok insana ulaşmasını diliyoruz. 1990’ ların başlarında ise ikili realizm adlı serisinde nesneleri tuvale yapıştırarak gölgelerini boyamakla, görünen nesne ile Burhan Doğançay’ın gözünden nesne, çok ikilemli bir gerçeklik sergilemiştir. 

En sonunda, 2001 yılında Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı desteği ile ilk Retrospektif Sergisi’ni İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirmiştir. 2003 Haziran ayında sanatçının, “Hat Sanatına Saygı”’ isimli çalışması Brüksel’deki yeni Avrupa Parlamentosu binasına asıldığında sanatçı artık dünyaya açılmıştır.

None Burhan Doğançay, usta bir sanatçı olmasının yanında hem bir gezgin hem de bizlere çok farklı bir dünya objektifi olmuştur. Hayatın çeşitliliğini, farklı ülkelerin hislerini, kendi yaşadığımız şehrin sokaklarını, olduğu gibi yaşatan ve bizlere de yaşattıran bir sanatçı…

Bu kadar sanat bilgisi, deneyimi ve dünya görüşü olan Burhan Doğançay’ ı tüm Türkiye 16/11/09 da"Mavi Senfoni" isimli eseri, 1 milyon TL'lik açılış bedeli ile çıkarıldığı müzayedede 2 milyon 200 bin TL'ye satılınca duymuş oldu.

Osmanlı dönemini yansıtan bu eserini sanatçı 1987 yılında bir koleksiyonere sattığında şimdiki değerinin çok daha azına verdiğini söylemiştir.

Sanatçının değerini önceden gören bu koleksiyonerlerin Türkiye’de de artmasını sağlayacak olan “Mavi Senfoni” bir çok başka eserin de öne çıkmasını ve Türkiye’deki sanatçılarımızın da dünyada ilgi görmesini sağlayacaktır.

Bir sanat sever olarak sizler de Burhan Doğançay’ın eserlerinde modern sanatın çizgisine bir pencere açmış olursunuz.

Zeynep Çavuşoğlu
zeynep@womenist.net

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!