Dünyayı değiştiren kadınlardır onlar - womenist.net 

Dünyayı değiştiren kadınlardır onlar

Kadınlar, bizim kadınlarımız. Milletleri farklı, ülküleri bir. Sadece kendi hayatlarını değil, binlerin, milyonların hayatına ışık tutan, aydınlık kadınlarımız...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde onları anmamak mümkün değil. Dünya tarihine katkıları kuşkusuz çok büyük. Kendilerini insanlığın yararına adayan bu kadınlar, dünyanın değişmesinde büyük rol oynadılar. Kimi kanunlara karşı mücade edip kadınların ‘insan’ sayılmasını sağladı, kimi hastalara umut oldu, kimi soyu tükenmekte olan hayvanları kurtarmaya kendini adadı. Somalili o sıska çocuğu bağrına basan da, cüzzamlılar için Türkiye’de ilk derneği kuran da, yıkılmasın diye bir başkasının evinin önünde kendini siper edip buldozerin dişleri arasında kalan da kadındı. Hepsi, yaşadığımız gezegeni kadın duyarlılıklarıyla korumaya kollamaya çalıştı. Aralarında pek çoğu artık yaşamıyor. Saygıyla onları anıyoruz...

None Florence Nightingale: Trajikomik olan, bazıları onu hâlâ sadece bir hastane ismi olarak biliyor. Daha çocuk yaşta hastanelerdeki hastalara iyi bakılmadığını düşünen bu yüzden hasta bakıcı olmak isteyen o ince ruhlu kız, Kırım Savaşı sırasında yaralı askerleri tedavi etmek için gece gündüz uğraştı ve günümüzdeki modern hemşireliği kurdu.

Emily Murphy: 1916 yılında Kanada’nın ilk kadın yargıcı olan Murphy, ülkede kadınların insan olarak sayılmadığı hükmünü içeren kanunun değiştirilmesini sağladı. Feminizmin en önemli isimleri arasında gösterilir.

Eleanor Roosevelt: ABD’de Başkan Truman döneminde Birleşmiş Milletler temsilciliği yapan first lady, Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’ni Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna sunan ve kabul edilmesini sağlayan dünyanın ilk first lady’si olarak tarihe geçmiştir.

Dorothy Crowfoot Hodgkin: Penisilin ve insulin üretiminin geliştirilmesini sağlayan bilim adamı Hodgkin, daha sonra kendini nükleeer silahsızlanmaya adadı.1964 Nobel Kimya Ödülü’nü aldı. Sosyal eşitsizlik ve barış konusunda oldukça tutkulu bir insandı.

None Rahibe Teresa: Hayatını güçsüz ve bakıma muhtaçlara adadı ve Kalküta´da bin kişinin hayatını kurtardı. Aynı zamanda Hayırsever Misyonerler Cemaati'nin kurucusu olan rahibe, 1979 yılında Nobel Barış Ödülü’nü de kazandı.

Audrey Hepburn: “UNICEF'in çocuklar için ne demek olduğunu çok iyi bilirim, çünkü II. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında yiyecek ve ilâç yardımından yararlanan çocuklardan biri de bendim. Yaptıkları için UNICEF'e sonsuz bir şükran borcu ve güven duyuyorum.” Bu sözlerin sahibi 1989 yılında UNICEF’in iyi niyet elçisi olan Audrey Hepburn. Aktris, kuraklık ve iç savaş nedeniyle korkunç bir kıtlık içindeki Etiyopya'ya görevli gitti. Türkiye'deki 'çocuk felci aşı projesi', Venezuela'daki 'kadınlar için düzenlenen eğitim programları', Ekvador'da 'sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar' Hepburn’ün yakından takip ettiği projeler arasındaydı.

Dian Fossey: Yaşam hikayesinden ilham alınarak çekilen, başrolünü Sigourney Weaver’ın oynadığı ‘Sisteki Goriller’ filmiyle de hatırlanabilecek olan Fossey, soyu tükenmekte olan birçok hayvanın korunması için çalıştı. Hayatının çoğunu Afrika’da vahşi gorillerle yaşayarak geçirdi.

Prenses Diana: Ölümüyle tüm dünyayı yasa boğan Diana, bir prensesten çok iyilik meleği olarak hafızalara kazındı.  Çünkü o, AIDS’li hastanın elini hiç çekinmeden tutacak kadar yüce gönüllüydü. Evsizlere, mayın kurbanlarına, cüzzamlılara yardım elini uzattı, yüzden fazla derneğin kuruculuğunu üstlendi.

None Zainab Salbi: ‘Women for Women International’ organizasyonunun kurucu ve CEO’su, savaş kurbanı pek çok kadının hayatını yeniden kazanabilmesi için 1993 yılından bu yana emek veriyor. Organizasyon, şimdiye kadar 299 bin kadına destek oldu, ekonomik olanaklar sağladı. 1993’te Bosna Hersek’teki çalışmalarından dolayı dönemin ABD Başkanı Bill Clinton tarafından onurlandırıldı.

Rachel Corrie: Henüz 22 yaşındayken Gazze Şeridi'nde Filistinlilerin evlerini yıkmak üzere harekete geçen bir İsrail buldozerinin ağzında can veren Corrie, Uluslararası Dayanışma Hareketi üyesiydi. ABD'nin Irak'ı işgal etmesi üzerine Gazze'ye uluslararası gözlemci olarak gitmişti. 16 Mart 2003’te hayatını kaybeden Corrie hakkında daha fazla bilgi almak için Setenay Yener’in başrolünü oynadığı ‘Benim Adım Rachel Corrie’ isimli oyun, 20 ve 22 Mart'ta Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi'nde izlenebilir.

Duygu Asena: ‘Paramparça’, ‘Kahramanlar Hep Erkek’, ‘Aslında Özgürsün’ kitaplarından sadece birkaçı... Yazıları ve kitaplarında ‘dokundurduğu’ konular nedeniyle Türkiye’nin akla gelen ilk feminist yazarı. İlk kitabı ‘Kadının Adı Yok’, dönemi içinde müstehcen bulunup yasaklanmış, yıllar sonra da filme çekilmişti. Kadına özgürlük veren bir Türkiye hayali kuran yazarın düşü ne acı ki hâlâ gerçekleşemedi.

Türkan Saylan: Çok genç yaşta toplumun dışladığı cüzzamlıları hayata kazandırmak için mücadele veren Türkan Saylan, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurdu. 1986’da Hindistan’da ‘Uluslararası Gandhi Ödülü’nü aldı. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yaptı. Ölümüne kadar gönüllü kuruluş olarak ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı sürdürdü.

None Mediha Eldem: 30’lular kuşağının en önemli temsilcilerinden Doktor Eldem, Türkiye’nin ilk kadın hükümet tabiplerindne birisi olarak kabul edilir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak yaptığı doktorluğun yanı sıra sosyal hayata katkılarının da rolü büyüktür. Mustafa Kemal Atatürk'ün isteği ile kurulan Türkiye Yardım Sevenler Derneği kurucularından olup, uzun yıllar genel başkanlığını da yapmıştır. 1970 yılında Kadınlar Birliği tarafında ‘Yılın Kadını’ seçildi.

Nebahat Akkoç: Onun başarı hikayesi acı bir deneyimle başladı. 1993’te kocası öldürüldükten sonra tutuklanıp hapiste işkence gören Akkoç, kadın hakları için mücadele vermeye karar verdi. Kadına yönelik şiddeti ele alarak kadınları kurtarmak için KA-MER’i (Kadınlar Merkezi) 1997 yılında kurdu. Akkoç, ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kadınların daha iyi şartlarda yaşam sürebilmesi için pek çok çalışmaya imza atıyor.

Şengül Akçar: O, kadınların ekonomik gelişimine destek veren bir isim. 1986’da dar gelirli kadınların yaşam kalitelerini ve ekonomik durumlarını iyileştirmelerine destek olmak ve yerel kalkınmada liderliklerini güçlendirmek  için Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nı (KEDV) kurdu. Bugüne kadar 12 ilde yaklaşık 20 bin kadına istihdam sağlayan vakıf, kadınların önemli adımlar atmasını sağlıyor.

Ayşen Özyeğin: Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) kurucu üyelerinden Ayşen Özyeğin, çocuk ve aile konusunda yaptığı çalışmalarıyla Türkiye’nin önemli bir eksiğini doldurmak için çaba göstermektedir.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!