Hayat... - womenist.net 

Hayat...

Size hiç her istediğinizin gerçekleştiği bir hayat bahşedildi mi?

None Hayat mucizelerden ve tesadüflerden ibarettir ve ruhlarımıza can veren, yaşadığımız ufak hayat kareleridir.

Kişiliğimizin el yazması, anılarımızdan, pişmanlıklar ve hatalar, düşünülmemesi gereken yaşanmışlıklar bütünüdür. İşte geriye dönüp sadece bu bütüne takılı  kaldığımızda, yaşamı şansızlıklar silsilesi olarak nitelendirmek, kolay olduğu için biz insan şekline bürünmüş ruhların en çok yaptığı şeydir. Size umutsuzluk veren tüm olguları dışlayın, kabul etmeyin. Her gün çeşitli korkularla sarmalanıyoruz; virüsler, hastalıklar, para, savaşlar, genetiğimizle oynanması ihtimali... Sarmaşık haline gelmiş içiçe geçmiş bu korkulardan arınmak belki zor ama kendimize bir şans vermeliyiz. Belki de hayatı sadece yaşamalıyız titrine kulak asmadan…

Anın ve vermeye hazır olduğu şu anki şansın derinliklerine inin. Belki de o derinlikler, geçmişin ve o zamanda yaşanılanın size kattığı güzelliklerle doludur. Size hiç her istediğinizin gerçekleştiği bir hayat bahşedildi mi? Bana edildi… Bu hayattaki tek büyük korkum “elimdeki sarı civcivin abisi kılığına bürünmüş siyah civcivin beni kovalamasıydı”. Tüm korkuları ve umutsuzlukları kendi kendimize hatırlatırız.

None Yaşamda bir başlangıç noktası çizin kendinize. En masum, en renkli, en eğenceli korkunuz en kötü anınız olsun gerisini unutmayı seçin... Hayattan istedikleriniz gerçekleşmeye başladığı an bu çizginin ötesine geçtiğiniz an olacaktır. Neden çocukken her istediğimiz olurdu hiç düşündünüz mü? Ağladığımızda sütümüz sıcacık akardı içimize daha göz yaşımız kurumadan, ya da umarsızca renkli bir plastik için upuzun bir caddede tepinerek ağlayabilirdik. Çünkü kalıpların önemsizliğinin farkındaydık. Geçmişte kalan ve bizi şekillere sokmaya çalışan bir anı yoktu. Sadece istiyorduk…

Sonucuyla nedeniyle ilgilenmeden, yanlış olacak bile olsa beklenen, olası getirilerinden korkumuz yoktu. Yapmamız gereken belki de o üryan, bembeyaz çocukluğa dönmektir  ve belki de hayat istediklerimizi vereceği o derinliğinde bizi ilk halimizdeki gibi bekliyordur...

Bugün güneşin ufak da olsa sızdığı bir köşeye çekin hayatınızı ve çayınızı yudumlarken düşünmeyin içindeki bitkinin genetiğini ve size çayınızda arkadaşlık edene sıkıca sarılın, gripten, virusten korkmadan… Düşünmeyin faturaları, parayı. Problemlerinizi bir odaya, sessizce, onlar terk edildiklerini fark etmeden, kapayın.
Doya doya, korkusuzca anı  yaşamayı seçin, hayatın ne kadar güzel bir bağımlılık olduğunu farkedeceksiniz...

Ayşenur Ilgaz

None Hayat mucizelerden ve tesadüflerden ibarettir ve ruhlarımıza can veren, yaşadığımız ufak hayat kareleridir.

Kişiliğimizin el yazması, anılarımızdan, pişmanlıklar ve hatalar, düşünülmemesi gereken yaşanmışlıklar bütünüdür. İşte geriye dönüp sadece bu bütüne takılı  kaldığımızda, yaşamı şansızlıklar silsilesi olarak nitelendirmek, kolay olduğu için biz insan şekline bürünmüş ruhların en çok yaptığı şeydir. Size umutsuzluk veren tüm olguları dışlayın, kabul etmeyin. Her gün çeşitli korkularla sarmalanıyoruz; virüsler, hastalıklar, para, savaşlar, genetiğimizle oynanması ihtimali... Sarmaşık haline gelmiş içiçe geçmiş bu korkulardan arınmak belki zor ama kendimize bir şans vermeliyiz. Belki de hayatı sadece yaşamalıyız titrine kulak asmadan…

Anın ve vermeye hazır olduğu şu anki şansın derinliklerine inin. Belki de o derinlikler, geçmişin ve o zamanda yaşanılanın size kattığı güzelliklerle doludur. Size hiç her istediğinizin gerçekleştiği bir hayat bahşedildi mi? Bana edildi… Bu hayattaki tek büyük korkum “elimdeki sarı civcivin abisi kılığına bürünmüş siyah civcivin beni kovalamasıydı”. Tüm korkuları ve umutsuzlukları kendi kendimize hatırlatırız.

None Yaşamda bir başlangıç noktası çizin kendinize. En masum, en renkli, en eğenceli korkunuz en kötü anınız olsun gerisini unutmayı seçin... Hayattan istedikleriniz gerçekleşmeye başladığı an bu çizginin ötesine geçtiğiniz an olacaktır. Neden çocukken her istediğimiz olurdu hiç düşündünüz mü? Ağladığımızda sütümüz sıcacık akardı içimize daha göz yaşımız kurumadan, ya da umarsızca renkli bir plastik için upuzun bir caddede tepinerek ağlayabilirdik. Çünkü kalıpların önemsizliğinin farkındaydık. Geçmişte kalan ve bizi şekillere sokmaya çalışan bir anı yoktu. Sadece istiyorduk…

Sonucuyla nedeniyle ilgilenmeden, yanlış olacak bile olsa beklenen, olası getirilerinden korkumuz yoktu. Yapmamız gereken belki de o üryan, bembeyaz çocukluğa dönmektir  ve belki de hayat istediklerimizi vereceği o derinliğinde bizi ilk halimizdeki gibi bekliyordur...

Bugün güneşin ufak da olsa sızdığı bir köşeye çekin hayatınızı ve çayınızı yudumlarken düşünmeyin içindeki bitkinin genetiğini ve size çayınızda arkadaşlık edene sıkıca sarılın, gripten, virusten korkmadan… Düşünmeyin faturaları, parayı. Problemlerinizi bir odaya, sessizce, onlar terk edildiklerini fark etmeden, kapayın.
Doya doya, korkusuzca anı  yaşamayı seçin, hayatın ne kadar güzel bir bağımlılık olduğunu farkedeceksiniz...

Ayşenur Ilgaz

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!