Erkekler nasıl elde tutulur? - womenist.net 

Erkekler nasıl elde tutulur?

Evet, tanıştık, tavladık peki ya nasıl elde tutacağız? Tabii ki evlenmeden her şeye evet diyerek değil!

Yavaş yavaş sindire sindire birlikteliği oturtmanız lazım. Acele karar almak iyice incelemeden hemen 3, 4, 5. kategorilere çıkmak, onu kaçırmamak için çok fazla emir kulu olmak veya seks objesi gibi algılanmamak gerektir. İngiliz bir yazar bile “ilk geceden ileriye giden kızlara yapmayın!” diyor. Korkmayın, “beni istemezse, aramazsa, bunu yapacaklara giderse” diye endişelenmeyin. Bence, sizi bu yüzden aranmayacaksa, bırakın aramasın. Zira onun aradığı kategoride bir kız zaten değilsiniz. İnsan tanıdıkça, içinde sevgi saygı varsa yakınlaşmalıdır. Yoksa seks objesi ve prensinizin bir gecelik cariyesi olursunuz. Bence dengeli, sıcak, derin bir ilişki, zaten sonunda iki vücudu birleştirir. Ama zamanı gelince!

Sevgilimizin zayıf yönlerini ve kişisel özelliklerini asla eleştirmeyelim. Onu olduğu gibi kabul edin. Yaptığı şeylere değer verin, onu takdir edin, övün, güzel taraflarını ortaya koyun, şımartın. Vücut dilini gözlemleyin. Her zaman dikkatle dinleyin, en mühimi empati yapın (Eğer yapabiliyorsanız çok şanslı bir erkek arkadaşınız var).

Hep ilgi alaka beklemeyin. Siz de verin. Ne verirseniz onu alırsınız. Eğer o da size karşılık yapmıyorsa hafifçe muzipçe tatlı tatlı yönlendirin. Biliyorum kadınlar güçlü, karizmatik ama aynı zamanda tüm isteklerini yerine getiren erkeklerle olmak isterler. Ama bunun için ne istiyorsanız, önce siz vereceksiniz onun da size aynen geri gelmesini sağlayacaksınız. Zor iş değil mi? Erkekler “bukalemun” gibidir. Size inanıyorsa, sizi seviyorsa; sizin renginizi, tarzınızı alırlar; örnek olun.

Net mesajlar verin, lafı dolandırmadan anlamasını, akıl etmesini beklemeden, arzu ettiğimiz şeyleri, iyi formüle ederek, ona sunun. Dayatmayın, ısrar etmeyin sadece “şöyle olsa nasıl olur?” veya “ben bunu doğru buluyorum, ne dersin?” şeklinde. Bağırıp çağırmak yerine, ortayı bulun. Erkekler bir uçtan öbürüne uçarlar. Ortayı siz gösterin. Hatta iddiaya girin, bazı şeyleri yaptırmak için, onunla çocuk gibi yarışın. Unutmayın işve, cilve ile onu çekip çeviren kişi olun.

Hiç evlenmemiş kızlar ve çocuklu veya çocuksuz, boşanmış yahut eşini kaybetmiş kişiler, öncelikle hiç evlenmemiş hanımlara bakalım. Niye evlenmemiş veya evlenememiş? Çirkin mi, şişman mı, sinirli mi, itici mi, çok kısa veya çok uzun mu olduğu düşünülür de bazen tam tersi hem güzel hem hanım kız hem lisan bilen hem de iyi yuva kurabilecek kişiler de evlenemez! Bu sefer de çok zeki, kültürlü, güzel, cazibeli diye erkek milleti korkar, kaçar, evliliğe yanaşmaz. Kendisinden daha üstün kişilerden erkekler korkar çünkü o kişinin kendisini beğenmeyeceğini sanırlar. Bazen de bu parlak hanım kendisine hiç kimseyi yakıştıramaz! Adayları, yakışıklı değil, şişman, kel, kısa boylu, parası az, işi yok diye reddeder. Kimisine; ırk, dil, din, yöre, adet vs tutmaz, “olmaz” der.

Peki, şimdi ne yapacağız? Bu kadar mükemmel olan kişiyi nerede bulacağız? En iyisi artı ve eksileri yaymak, ona göre karar vermektir. Her şeye sahip bir kişiye rastlasak bile belki de o bizi beğenmeyecektir. Belki babamız, annemiz, kardeşimiz bize muhtaçtır. Onu bırakamadığınızdan ya da birlikte yaşamaya, karşı taraf razı gelmediği için, evlenememiş de olabilir. Belki de bir kere sevmiş olmamış, herkese küsüp reddetmişizdir… Babasına âşık bir genç kız da herkesi babası ile kıyaslayıp evlenememiştir.

Sebepler ne olursa olsun, bir zaman sonra şahıslar artık evlenmeyi isteyebilirler. Ya artık talip çıkmaz ya da biz tazeliğimizi kaybetmişizdir. Seyahatler, gurup gezileri, aynı kulüp veya cemiyetin üyesi olup, etrafı görmek ve görülmek de mümkündür. Ancak bu saatten sonra, artık “ne çıkarsa bahtıma” misali bulduklarımızla yetinmemiz gerekecektir. Seçim şansımız kısıtlıdır. Birçok evlendirme kulüpleri, televizyondaki (bana göre) çok saçma olan evlilik zıvanaları belki size göre olmayabilir. Birçoğuna göre, aradığı kişiyi arayıp da bulamayınca bu tip merkezler veya televizyonla güvenilir kişilerle tanışıp, kaynaşma yerleri olarak görülebilir. Aynı kültürel ve ekonomik sınıftaki kişilerle tanışıp, gezilere, seminerlere, yemeklere katılıp güzel vakit geçirmek için bu tip merkezler faydalı olabilir. Tabii güvenilir yerler olmalı. Başka gayeler taşımamalı!

Arkadaşlarla ikili veya grup olarak da bir sürü yerlere gidilebilir, iyi vakit geçirebilirsiniz. Evde oturmak, depresyona girmek, sinirli, kıskanç, kompleksli olmamak gerekir. Bir sürü sosyal kulüp, aynı hobileri paylaşanların gurupları, dernekleri bizi pekâlâ oyalayabilir. Eğer mümkünse, evde oturmayıp çalışmak, vakti değerlendirmek gerekir. Hayata küsmek, esmek, gürlemek, menfi, karamsar, kötümser ve kıskanç olmak bize bir şey kazandırmaz. Bilakis aile efradımız dâhil istenmeyen, acınan, kaçılan birisi oluruz.

Hayat yalnız evlenince yaşanmıyor. Tek olarak da çok güzel bir şekilde yaşanabilir. Bir sürü evli ama mutsuz insan var. Ayrıca sizi kısıtlayan, üzen, acıtan birisi ile evli olacağınıza, kendi kendinizin efendisi olun daha iyi. Mutluluk içinizdedir. Sosyal hayatta, evli olmak, muhakkak ki size statü, itibar, güvende olmak ve tabii ki çocuk zevki, seks, bir evi olmak gibi bir sürü avantaj sağlar. Birisi tarafından beğenilmek, korunmak, gözetilmek, sahip olunmak güzel hislerdir. Sizi anlıyorum.

Büyük şehirlerde artık evlenmek diye bir sorun kalmadı. Her halükarda herkes evlenmese de evliliğin bütün nimetlerinden yararlanabiliyor. Hatta evlilik dışı çocuk sahibi bile olabiliyor. Artık ne yapmanız gerektiğine kendiniz karar verin.

Bütün bunlara ilaveten dulluk yani eşini kaybetmiş veya ayrılmış hanımlara da diyeceklerim var. Dul olanlara Allah sabır versin. Eşinden ayrılmış ve hele çocuğu olanların durumları daha değişik. İster ayrı eve çıksın, ister baba ocağına dönsün, ayrılmak çok zordur. Hele çocuğu ile yalnız olmaya alışmak, her şeyi yüklenmek, maddi manevi zorluklarla başa çıkmak çok çok zordur. Çalışıyorsanız, yalnız kadına “şaşı bakış” sizi çok yoracaktır. Baba evinde iseniz, aileniz genç kız olarak çıktığınız aile gibi değildir. Her şeyleri size batar, baskı gibi gelir, alınırsınız. Çocuğunuza söylenen her çift söz, sizi derinden yaralar. Kendinizi, sığıntı gibi görürsünüz. Her aile böyle olmayabilir ama yine de siz kendinizi misafir gibi hissedersiniz. Yine büyük şehirlerde istediğiniz gibi yaşar, dilediğinizle arkadaşlık edebilirsiniz. Eğer ayrı eve çıkmışsanız tabii. Ama ayaklarınız yere basıyor mu, yalnız, tek başına veya çocukla evde yaşamaktan korkuyor musunuz? O halde ya aile ile ya da bir çalışanınızla yaşayacaksınız. Her durumda babasız çocuk büyütmek hem anne hem baba olmak zor iştir. Arkadaşlarınız bile sizinle, kocalarını bir arada istemezler. Evliyken görüştüğünüz ahbaplarınız ya taraf tutmuşlardır ya da sizinle eskisi gibi olamazlar. Hatta o ahbabınızın kocası bile, ya size karşı saygısız davranır ya da yakınlaşmaya çalışır. Her halükarda çok sıkıcı bir durum!

Çocuğunuzun başkalarının babalarına imrenmesi yahut gördüğü erkeklere, yakınlık duyması sizi kalpten yaralar. İleriki yaşlarda, gençlik problemleri, sizi saymayan, bencil çocuklarla uğraşmalarınızı da hesaba katarsanız, cidden, niye “ayrılmayın kocanızdan” diye çırpındığımı anlarsınız. Ayrılmayı, sadece bir şekilde, doğru bulabilirim; eğer, eşiniz manyak, psikopat, size karşı fiziksel olarak saldıran (evlilik terapisine gitmiş bile olsanız) sizi ölümle tehdit eden bir kişiyse, devam ettirmek anlamsız olabilir. Bunun haricinde ayrılmamak ve evlilik terapisi almayı öneririm.

Evlenip ayrılmak çok zordur. Ama yeniden, bu sefer daha dikkatli olarak, seçim yapabilir ve tekrar evlenebilirsiniz. Evlenmeden önce, ilişki terapisine gitmek, çok yeni bir konu. Büyük şehirlerde bile pek yok. Bir ilişki terapisti olarak, evlenmeden önce gelenlerin daha sağlam adımlar attığını gördüm. Bu arada “aman ayırır filan!” diye asla düşünmeyin. Sadece sizin göremediğiniz, görmek istemediğiniz, her konuya el atıp, yol gösteriyorum. Ayrıca nişanlı çiftlere de aralarında, bir türlü halledemedikleri problemlerin çözümünde yardımcı oluyorum.

Selin Özkök Karacehennem

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Erkeklerin sizden istedikleri bazı şeyler var ama asla ne olduklarını söylemeyecekler!

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Hayranlık!

Evet, bizler iltifat duymaya bayılıyoruz çünkü onları sonuna kadar hak ediyoruz. Ama her ne kadar dile getiremeseler de erkekler ...

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!