Asıl ismi İsabelle Geffroy ama biz onu Zaz diye tanıdık. Henüz 30 yaşında olmasına rağmen, albümü şimdiden 500 000 satmış. Ayrıca Fransa’nın 2011 Müzik Ödülleri Yarışması'nda “En İyi Şarkı” ve “En İyi Şarkıcı” ödüllerine layık görülmüş olmasına rağmen, şan şöhrete kapılmayıp nereden geldiğini unutmayan nadir insanlardan birtanesi o.
Paris’e yolunuz düştüğünde, asıl keşfedildiği yer, Montmartre sokaklarında bir gitar ve bir kontrbas eşliğinde şarkı söylerken ona rastlayabilirsiniz. 1980 Fransa Doğumlu İsabelle, müzik hayatına 2001 yılında, Fifty Fingers adlı blues grubunda solist olarak başlamış, aynı zamanda Bordeaux’da müzik eğitimi almış. Daha sonra, Don Diego isimli latino-rock grubuna katılan İsabelle, Zaz lakabını grup üyelerinin onu sürekli bu şekilde çağırmalarından dolayı kullanmaya başlamış. Zaz’ın anlamı ise, A’dan Z’ye, Z’den A’ya dünyadaki bütün müzik türlerini yorumlayabilmesi ve en önemlisi seslendirebilmesinden geliyormuş. Bu grupla beraber, Fransa’nın önemli müzik festivallerinden Festival des musiques métisses d’Angoulême’e katılıp, Yuri Buenaventura ve Bernard Lavilliers gibi büyük müzisyenlerin ön grubu olarak sahneye çıkmışlar.
2006 yılında Paris’e giden Zaz, değişik kabare ve piyano barlarda bu kez tek başına şarkı söylemeye başlamış. Fakat boş zamanlarında, Don Diego grubuyla Paris’in ünlü, hatta sanatçıların semti olarak bilinen Montmartre sokaklarında şarkı söylemeye uzun bir süre de devam etmiş.
Genelde saatte 20 ile 30 Euro arasında değişen bir para kazandıklarını ifade eden Zaz, bir keresinde 450 Euro’ya kadar kazandıklarını da dile getirmiş. Edith Piaf’ın ve Fréhel’in seslerini andıran hafif dumanlı, boğuk ve doğal sesi sayesinde, Fransa’nın ünlü prodüktörü Kerredine Soltani tarafından 2007 yılında keşfedilen Zaz, 3 yıllık bir çalışma ardından da, 2010 senesinde piyasaya sürülen albümünün Je Veux isimli çıkış parçasıyla büyük bir başarı yakalamıştır.
Bu başarısını hem sesi, hem de kendine has gypsy jazz, soul, latin ve afro müzik tarzına borçlu olan Zaz, Vivaldi, Ella Fitzgerald, Enrico Macias, Bobby McFerrin, Richard Bona gibi isimlerden ilham aldığını söylüyor.
|